“Geri Bildirim” Veren Değil “İleriyi Tartışan” Yöneticiler Lazım Bize!

Teknolojik gelişimin tetiklediği bu kadar çok sayıda ve bu kadar hızlı değişimlerin yaşandığı bir dünyada, “geri bildirimin” çalışanlarınızı geliştirmek için en iyi yöntem olduğunu düşünüyorsanız, kusura bakmayın ama BÜYÜK yanılıyorsunuz.

Geri bildirim -adı üzerinde- “geriye” yönelik bir “bildirim” süreci. Yani bireyin ileride ortaya çıkacak şartlara göre değil, geride kalmış şartlara göre değerlendirildiği ve kendisine neler yapması gerektiğinin bildirildiği bir süreç.

Geri bildirim süreci ile ilgili ilk sorunum geriye dönük olması.

Mesela süreçte kullanılan kriterleri ele alalım.

Bunlar yöneticinin -büyük bir olasılıkla- bir hayli geride kalmış olan iş ve dünya görüşüne dayanır çoğu zaman. Geçmişte elde edilen başarılardan ve başarısızlıklardan çıkarılan derslerin dayandırdığı bir iş ve dünya görüşüne yani. 

Oysa yeni dünyada bu kriterler tamamen geçersiz olabilir, öyle değil mi?

Read more

En İyi Çalışanlarınızı Daha Fazla İşle Ödüllendirmeyin! (2 Dakikalık Okuma)

Danışmanlık hizmeti verdiğim şirketlerde sık sık karşılaştığım bir fenomen var: Joker Eleman.

Joker elemanlar şirketin bütün önemli, kritik ve yenilikçi projelerinde yer alıyorlar. Şirketin her türlü yeni girişiminin altında onların imzası oluyor.

Ama yanlış anlamayın, onlar sadece projeci değiller, aynı zamanda günlük işlerinde de çok başarılı  birer profesyoneller. Projelere ise mesai saatlerinin dışında zaman ayırıyor, mesai bitince herkes evinin yolunu tutarken onlar çalışmaya devam ediyorlar.

Ve yöneticiler işte bu arkadaşlara daha fazla iş yüklemeye bayılıyorlar.

Nerede zor, netametli bir iş var hemen bu arkadaşlar geliyorlar yöneticilerin aklına. Çünkü onlar kendilerine verilen her görevin altından başarıyla kalkabilen, çalışkan, azimli, planlı ve iş aşkıyla dolu insanlar.

Ta ki yöneticileri bir gün onları bıktırana kadar.

Bir insan ne kadar başarılı ve çalışkan olursa olsun sonuçta bir kapasitesi var. Her gece fazla mesaiye kalmak, her hafta sonu ofise gitmek bir süre sonra bünyelere ağır geldiği gibi çalışanın sosyal hayatını da olumsuz etkilemeye başlıyor.

Ve sonunda ne mi oluyor?

O en başarılı, on en çalışkan joker elemanlar bir gün aniden işten ayrıveriyorlar.

Ve inanın bana onlar en kolay iş bulabilecek nadir cevherler olduklarından sizin sunduğunuzdan çok daha iyi şartlarla yeni işlere jet hızıyla geçiyorlar.

Bugünün zor şartlarında şirketlerini ileriye götürebilecek bu insanlarınızı asla kaybetmemelisiniz.

Aklınıza her gelen işi onlara yüklemek yerine, sadece misyon kritik işlere tüm güçleri ile odaklanmalarını sağlarsanız hem daha iyi sonuçlar alırsınız, hem de onların başarıya açlığını gidererek motivasyonlarını sağlarsanız.

Ayrıca bu insanlara kendilerini geliştirmeleri, dinlenmeleri, hayal kurmaları için de vakit tanımalısınız.

Onları sadece birer iş makinası olarak görmekten vazgeçip, kurumunuzun gelişiminde kritik rol oynayacak liderler olarak görürseniz karşılıklı olarak çok daha iyi sonuçlar alacağına garanti verebilirim.

Ne dersiniz, var mı yukarıda anlattıklarıma dair ilginç bir tecrübesi olan?

Video: Alibaba’nın Süper Teknolojik Süpermarketi: Hema (Süre: 2.43 Dakika)

Alibaba tıpkı Amerika’lı rakibi Amazon gibi fiziksel gıda süpermarketi sektörüne hızlı bir giriş yaptı.

Hema markası altında hizmet veren yeni süpermarketler bir yandan teknolojinin son imkanlarından yararlanıyorlar, bir yandan da müşterilerin 5 duyusuna hitap eden müthiş bir deneyim ortamı sunuyorlar.

2.43 dakikalık bu kısa videoda Alibaba’nın Hema ile gıda perakendeciliğinde oyunu nasıl değiştirdiğini anlatıyorum.

Eğer videoyu beğenirseniz onu paylaşmanızı rica ediyor, daha iyi videolar hazırlamak için de geribildirimlerinizi bekliyorum. Bir de youtube kanalıma abone olursanız şahane olur tabii:)

Sevgiler.

Şirketinizde Kararlar HIPPO Esaslıysa Yandınız (1 Dakikalık Okuma)

2006 yılında Intuit ve Microsoft’ta çalışmakta olan veri analizi uzmanları Avinash Kaushik ve Ronny Kohavi bir çok şirketteki hakim karar verme şeklini HIPPO kısaltmasıyla özetlemişler.

“Highest paid person’s opinion”, yani “en yüksek ücreti alan kişinin fikri” kelimelerinin kısaltması olan HIPPO, sanırım ülkemizde çoğu şirketin değil, neredeyse tüm şirketlerin karar alma mekanizmalarını tanımlayabilecek bir sıfat.

Yaratıcılılığın ve inovasyonun bugünkü kadar kritik meseleler olmadığı günlerde HIPPO’nun oldukça geçerli bir karar mekanizması olduğuna şüphem yok.

Read more