“Doku” İçin Deneyim Tasarımı

Daha önceki bir yazımda dokunmanın insanoğlu için öneminden bahsetmiş, kendi hayatımda daha fazla doku ile temas etmek için neler yaptığımı anlatmıştım.

Son zamanlarda okuduklarım ve gözlemlerim “doku” tasarımının markalar için de büyük önem kazandığını, gittikçe daha fazla markanın müşteriler için tasarladıkları ürün ve hizmetlerde “doku” deneyimini göz önüne aldıklarını ortaya koyuyor. Güçlü markalar ürünlerinin tasarımında müşterilerin dokunduğu yüzeylerin onlara zevk vermesini, kendilerini güvende ve iyi hissetmesini sağlamak istiyorlar.

Read more

“Doku”nmadan Olmaz!

Dijitalleşmenin en sevimsiz sonuçlarından birisi dokunduğumuz yüzeyleri ve hissettiğimiz dokuları tek tipleştirmesi bana kalırsa.

Mesela bir araştırma cep telefonlarımıza günde tam 2.617 kez dokunduğumuzu ortaya koyuyor. Başka şeylere dokunmaya vaktimiz kalmıyor desem yalan olmaz. Gerçek, doğal, hikayesi ve kendisine has dokusu olan malzemelere dokunmak yerine, soğuk telefon ekranlarından çözüyoruz her işimizi.

Read more

İnovasyon İçin Deneme Süreçlerinizi Dijitalleştirin

Rakiplerinden daha hızlı ve daha çok deney yapanlar inovasyonda daha başarılı oluyorlar. Çünkü inovasyon sürecinin temelinde “yeni fikir-deneme-yanılma-öğrenme-yeni fikir-yeni deneme” döngüsü yatıyor.

Dijital girişimlerin inovasyonda fiziksel ürünlerle uğraşan şirketlerden daha başarılı olmasının nedeni de bu; yukarıda bahsettiğim döngü dijital ürünlerde çok daha hızlı, düşük riskli ve düşük maliyetli bir şekilde tekrarlanabiliyor.

Read more

İnovasyon “Sunum” İnsanlarının Değil “Duyu” İnsanlarının İşi

2017 yılında büyük kurumlarla çok sayıda inovasyon projesi yönettim, 50’nin üzerinde inovasyon ekibine mentorlük yaptım.

Yılın muhasebesi için üzerinde çalıştığımız onlarca projenin başarı/başarısızlık sebeplerine kafa yordukça karşıma ilginç ve sık tekrarlanan bir desen çıkıyor: “Duyu” insanlarının inovasyon projeleri, “sunum” insanlarının inovasyon projelerinden çok daha başarılı oluyorlar.

Read more