Etrafınızda Aptalların Arttığını mı Düşünüyorsanız, Haklısınız.

Uzun zamandır şüphelendiğim bir şeydi, meğerse bilimsel gerçekmiş: İnsanoğlu IQ gerilemesi yaşıyor.

20. yüzyıl boyunca her onyılda bir ortlama 3 puan artan IQ seviyemiz, 1970’lerden beri düşüş içindeymiş de bizim haberimiz yokmuş.

Mesela Norveç’te 1970 ile 2009 arasında 730.000 erkeğe askerlik öncesinde yapılan mecburi IQ testlerinde, her nesilde 7 puanlık IQ puanı düşüşü gözlemlenmiş.

Sorun Norveç’e özel de değil.

Araştırmalar aralarında Finlandiya, İngiltere ve Danimarka başka gelişmiş ülkelerinde bulunduğu çok sayıda yerde IQ seviyelerinde benzer sert düşüşler gösteriyor.

Yaşam şartlarının ve eğitim kalitesinin bu kadar yüksek olduğu ülkelerde bile IQ düşüşü trendi varsa, dünyanın gerisi ne haldedir acaba.

Tabii bu rahatsız edici olgunun nedenlerini araştıranlar da var. Ama henüz ortaya konmuş somut bir gerekçe yok.

Zeka gerilemesinin 1970’lerden beri sürüyor olması, çoğumuzun aklına ilk etapta gelen dijitalleşmeyi olağan şüpheli olmaktan çıkarıyor gibi.

Sağlıklı olmayan diyetler, küresel ısınma ve çevresel bozulma, beyin öldüren medya, eğitim kalitesinde gerileme ve tabii ki kitap okuma oranlarındaki düşüş gibi unsurlar da tartışılıyor.

Kim bilir?

Belki de hepsi birdendir.

Ama gidişat hiç iyi değil yani.

 

Yararlandığım Kaynak: https://www.inc.com/jessica-stillman/we-are-all-getting-dumber-new-science-proves-no-one-is-sure-why.html

 

Hayaller “Bilgi Çağı”, Gerçekler “İlgi Arsızlığı”

Yüzyılın başlarında internet hayatlarımıza yeni yeni girerken, uzmanlar “bilgi ekonomisi”ne adım attığımızı müjdeliyorlardı.

Sanal ortamdaki bilginin artışı ve bilgiye erişimin kolaylaşması insanoğlunu bilgi çağına taşıyacak, dolayısı ile bilgi şirketleri ve işçileri yeni çağın kazananları olacaktı.

Bu öngörüye tamamen yanlış çıktı demek doğru değil elbette. Internet her türlü bilgiye kolayca erişilebilecek dev bir kütüphaneye dönüştü gerçekten de. Ve bilgi şirketleri ile işçileri de bu işten kazançlı çıktılar.

Ama bilgi çağı insanları gerçekten daha bilgili yaptı mı, işte orası epey tartışmalı.

Wired dergisi yazarlarından teorik fizikçi Michael Goldhaber ta 1997 yılında yazdığı ünlü “Attention Shoppers” (İlgi Alışverişçileri) makalesinde, aslında içinde yaşadığımız çağın “bilgi ekonomisi” değil de “ilgi ekonomisi” olduğunu iddia eder. Read more

Aldous Huxley geleceği George Orwell’den daha iyi öngördü

Geleceğin neye benzeyeceğine dair karanlık distopya kitapları içinde hiç şüphesiz en dikkate değer ve ölümsüz olan eserler George Orwell’in “1984”ü ile Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünyası”dır.

Bu iki muazzam karamsar yazarın gelecek öngörülerinden hangilerinin doğru çıkacağı her zaman sevilen bir tartışma konusu olmuştur. Ekşi Sözlük’te bu başlık altında yapılan sıkı atışmalara şu linkten ulaşabilirsiniz örneğin: https://eksisozluk.com/george-orwell-vs-aldous-huxley–2166872

Her ikisine de hayran olmama rağmen, etrafımda olan bitenlere bakınca benim kazananım açık ara Huxley ama.

3 başlık altında Huxley’in zaferini açıklayım. Read more

İnovasyon İçin Hataya Tolerans Gösterin, Yeteneksizliği ve Tembelliği Cezalandırın

Aralarında benim de olduğum hangi inovasyon uzmanını dinleseniz size şunu söyleyecektir: Kurumunuzda inovasyon kültürünü güçlendirmek istiyorsanız hata toleransını artırmalısınız.

İnovasyon süreçlerinin bol deneme-yanılma-öğrenmeli aşamalardan oluşması uzmanların hata toleransı aşkının arkasındaki temel sebep. Ben de şu linkten ulaşabileceğiniz bir yazımda bu konudaki görüşümü bildirmiştim daha önce.

Ama hata toleransı konusunda atlanan önemli bir mesele var: Bu toleransı kimlere ve hangi hatalar için göstereceğiniz.

Read more

İş Toplantılarında Beni Çıldırtan 5 Tip

Şu beş tip beni delirtiyorlar iş toplantılarında.

Daimi Geçler: Her toplantıya geç kalırlar. Mutlaka son anda çözülmesi gereken önemli(!) bir işleri vardır, ya da inanılmaz bir trafiğe takılmışlardır. Ya bir kere bari olsun “kusura bakmayın benim hatam” deyin ciğerimi yiyin be!

Laf Ebeleri: 3 cümleyle anlatılacak şeyi bir toplantı boyunca gevelerler. Genellikle neden bahsettiklerini pek de bilmediklerinden uzun cümlelerle bilgisizliklerini gizlemeye çalışırlar. “Toplantı odasında bir ağzın ortasına vurma terliği” olsa diye insana düşündürürler. Read more