Martin Scorsese, Hugo, Yaratıcılığa Övgü

69 yaşına merdiven dayayan ünlü yönetmen Martin Scorsese köşesine çekilip, geçmiş muazzam başarılarının anıları ile yetinse, şimdiye kadar edindiğini tahmin ettiğim büyük servetin ve dünyaya yayılmış şöhretinin tadını çıkarsa kim ne diyebilir ki?

Ama, hayır, o yine rahat duramadı ve yepyeni bir film yaptı.

Bundan şaşılacak yok bir şey diyebilirsiniz. Demeyin. Gidin Hugo’yu izleyin.

Taxi Driver, Goodfellas, Cape Fear, The Age of Innocance, Kundun, Gangs of Newyork, The Aviator, Departed ve Shutter Island gibi her biri birer sinema klasiğine dönüşmüş filmlerinde suçu, suç örgütlerini, insanların kötülüğe olan eğilimlerini işlemeyi seven Hugo, bu yaşından sonra, hem öyküsü, hem de kullanılan sinema teknolojisi ile tamamen farklı bir yapıma soyunmuş.

Hugo 3D teknolojisinin sinemadaki hiç şüphesiz en başarılı örneklerinden biri. Filmin Paris’e zoom yapan bir açılış sekansı var ki, 3D’nin sinemada nasıl kullanılması gerektiğine tam bir ders olabilecek, büyüleyici bir gösteri. Bir Paris tren istasyonunda geçen filmin arka planındaki mekanlar, eşyalar, kıyafetler o kadar güzel ki, insan bunları izlemekten hikayeyi takip etmeyi unutuyor neredeyse. İlk robotlar olarak adlandırılabilecek “otonom”larla ilgili öyle güzel sahneler var ki, hakikaten anlatılmaz izlenir.

Filmin ikinci yarısında hikayesini anlatmayı uygun bulduğu, sinema tarihinin en inovatif yapımcılarından Fransız Georges Méliès‘in hayatı ve yaptıkları ise ayrı bir büyülü öykü. Sinemanın ilk dönemlerine getirdiği müthiş yeniliklerle, yaratıcılığın, inovasyonun ve girişimciliğin muhteşem bir hikayesi Georges Méliès. Hugo sadece onun yaratıcı zekasının eserlerini görmek için bile izlemeye değer.

Hugo temelde bir çocuk filmi. Ve bence zaten Martin Scorsese gibi engellenemez yaratıcıların çocuk yönleri de hiç ölmüyor. 69 yaşından sonra bu kadar yenilikçi ve farklı bir denemeye girişen Scorsese için tek isteğim hep çocuk kalmaya devam etmesi.

Not: Martin Scorsese ile Hugo hakkında yapılan ve Fast Company’de yayınlanan röportaja şu linkten ulaşabilirsiniz: http://www.fastcompany.com/magazine/161/martin-scorsese

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s