Açık Ofisleri Kapatalım, Hemen!

Bir müşteri ziyaretindeyim. Sık sık olduğu gibi yine denk geliyor, toplantı odalarının hepsi dolu. Sanırım bu toplantı odalarının kullanımı ile ilgili hiyerarşik bir sıralama ölçütü var ve benim görüştüğüm arkadaş müşterimin organizasyonunda en üst sıralarda değil ne yazık ki.

Müşterim çaresiz ve biraz da utanarak beni masasına davet ediyor.

Masası basık tavanlı ama kocaman bir “açık ofis” mekanının tam göbeğinde. Masanın yanındaki bir sandalyeye ilişiyorum ve projemiz hakkında konuşmaya başlıyoruz.

Daha doğrusu konuşmaya başlamaya çalışıyoruz. Ortalıktaki gürültü inanılır gibi değil. Telefonlar çalıyor, insanlar birbirilerine yüksek sesle sesleniyor, bir de masanın yanından geçen herkes selamlaştığı için iki de bir konuşma kesiliyor ve de kahve otomatından çıkan acayip sesler kakafoniyi tamamlıyor.

İşin trajik yönü projemizin tüm şirketin alacağı bir inovasyon eğitimleri serisi ile ilgili olması.

İnovasyon şirketin değerleri arasında yer alıyor (inovasyonun tüm şirketlerin değerleri arasında yer alıp ortalıkta gerçekleşen inovasyon filan olmamasını ayrı bir yazıda tartışırız!) ve bu nedenle de tüm şirketin inovasyon konusunda eğitilmesini istiyorlar. Benim açımdan karlı bir iş ama müşterim açısından ÇOK AMA ÇOK anlamsız bir proje olduğunu düşünmeden edemiyorum.

İnsanlar çocukları okuldaki sınavlarına iyi hazırlansınlar diye onlara sessiz, konforlu odalar hazırlamaya vermeye çalışırlar, öyle değil mi? Amaç çocuklar derslerine konsantre olsun, hiç bir şey düşünmelerine engel olmasın, kafaları karışmasındır.

İş yerlerine gelince durum neden farklı peki?

Hani artık bilgi toplumunu bile aşıp, fikirler toplumuna ulaşmıştık. Hani artık çalışanlarımızın kas gücü değil, düşünme ve yaratıcılık gücü önemliydi? Peki bu kadar gürültülü, havasız ve zevksiz bir ortamda bunlar olur mu? İnsanların beyni çocukken düşünebilmek için sessizlik isterken büyüyünce gürültüye mi ihtiyaç duyuyor, oksijene olan ihtiyaç mı bitiyor?

Müşterime “siz bu projeyi boşverin” demek istiyorum.

Onlara asıl gerekenin çalışanların içinde bulunmaktan zevk alacağı, zaman zaman yalnız kalabileceği (bunun için tuvalete kaçmak zorunda olmadan), birlikte çalışmaları gerektiğinde ise rahat ve belki de eve benzer bir ortamda bir araya gelebilecekleri mekanlar yaratmaları olduğunu anlatmaya niyetleniyorum.

İnovasyon düşünmeyi, hayaller kurmayı, geleceği kurglamayı gerektirir. Bütün bunları açık ofisin boğucu gürültüsünde yapabileceğinizi düşünüyorsanız, ben yavaştan müsadenizi isteyim diye geçiriyorum aklımdan.

Ha sonunda müşterime ne mi söylüyorum?

O da bana kalsın müsade ederseniz:))

One thought on “Açık Ofisleri Kapatalım, Hemen!

  • Bora Bey bu kıyaslama o kadar yerinde olmuş ki; "İnsanların beyni çocukken düşünebilmek için sessizlik isterken büyüyünce gürültüye mi ihtiyaç duyuyor, oksijene olan ihtiyaç mı bitiyor?"… Aslında 5 kişinin bile farklı işleri yapmasına rağmen, aynı ofis içine kapatılması da açık ofisten farklı değildir. Aynı ofisi paylaşabilmek için anlayışlı ve birbirine saygılı bir ekip gerekir.Kim bilir paylaşımınız dışında daha ne sıkıntılar var, onları da yaşayanlardan dinlemek gerekir…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s