Kariyeri Boş Verin Göçmen Olun – 3

Dün göçmen çalışan olmakla, kurumsal kariyer yolcusu olmanın farklılıklarını uzunca ele aldım.

Hangi yolu tercih edeceğiniz tamamen sizin hayat görüşünüze bağlı. Ama işinizde gerçekten mutsuzsanız ve mesela bu yazıyı yazmakta olduğum güzel pazar gününde “bugün bir kar yağsa da yarın da iş yeri kapansa” hayalleri ile yanıp tutuşuyorsanız, göçmen çalışan olmayı ciddi ciddi düşünmenizde fayda var.

Peki ama ne demek göçmen çalışan olmak?

Göçmen çalışan olmak, (benim sözlüğümde) sabit bir iş yerine, gelire ve kariyer yoluna sahip olmadan, kendi keyif aldığı ve uzmanlaştığı alan(lar)da, kendi istediği tempoda ve kendi istediği şekilde çalışmak, işini bir işkence olmaktan çıkarıp hayatının tamamlayıcı ve güzel bir parçası haline getirmek anlamına geliyor.

Rüya gibi değil mi?

Aslında göçmen çalışanların sayısı her gün artıyor. Göçmen çalışan olmak hiç de rüya değil.

Belirli bir alanda uzmanlaşmış free-lance danışmanlar, proje yöneticileri, moderatörler, eğitmenler, konuşmacılar, koçlar akla ilk gelen göçmen türleri. Evinize en yakın Starbucks’da onlardan pek çoğuna rastlayabilirsiniz. Önlerinde bilgisayarları, kulaklarında cep telefonu kulaklıkları ve rahat giyim tarzları ile kendilerini hemen belli ederler.

Dijitalleşmenin yarattığı yeni ve göçmenlere çok uygun iş alanları da var tabii: Blog yazarları, küçük ölçekli ticari internet girişimleri, sosyal medya yöneticileri, internet içerik üreticileri, dijital hayat koçları gibi çok çeşitli meslekler çıkıyor her gün ortaya.

Bilgi toplumu göçmen çalışanlar için bir sürü yeni fırsat yaratıyor ama daha geleneksel işlerde de göçmen olmak mümkün. Çok iyi bir tesisat tamircisi olup zaman zaman ve güzel projelerde çalışmak ya da belirli çocuk gelişimi alanlarında uzmanlaşıp ailelere bu anlamda part-time yardımcı olmak da benim göçmen çalışan tanımlarıma giriyor.

Bir de rüya göçmen çalışan olma alanları var. Yelken hocalığı, sörf koçluğu, snow-board eğitmenliği, resim atölyeleri yönetmenliği, imaj danışmanlığı gibi… Sanırım bunlar göçmenlerin en mutlu familyasına aitler:))

Türkiye’de yeni yeni örneklerine rastlamaya başladığımız “yaratıcılık uzmanları” benim en favori  göçmen mesleklerimin arasında yer alıyor. Bu kişiler büyük kurumların yaratıcı bir çözüme ihtiyaç duyduğu çeşitli problemlerinde onlara yardımcı oluyor, farklı çözümlerin bulunması için özel teknikler getiriyor, kurum körlüğünün aşılmasına yardımcı oluyorlar.

İşin en ilginç yönü büyük kurumlar da gittikçe göçmenlerden daha fazla yararlanıyorlar. Hem sabit maliyetlerini yükseltmemek, hem belirli bir alanda gerçek uzmanlığa erişmek, hem de kurumun ofis politikalarından etkilenmeyen ve bu nedenle de daha dürüst davranabilen göçmenlerden yardım alan kurumların sayısı her gün artıyor.

Eminim benim burada aklıma gelmeyen daha bir sürü göçmen çalışan olma fırsatı taşıyan alan bulunuyor. Siz yeter ki bu alana yönlenmeye karar verin, fırsatlar bitmez…

Şu anda aklınıza gelmeye başladığını tahmin ettiğim “Bu işlerde para var mı abi?”, “İyi de nasıl çıkacağım ben göç yoluna?” sorularını yarın bu serinin son yazısında ele almaya çalışacağım. Üstelik bir gerçek hayat örneği ile.. Size kendi göç yolculuğumu anlatırken, neler yapılabileceği konusunda yeni ufuklar açmaya çalışacağım.
Bugünlük bu kadar. İyi ve tatlı pazarlar.  

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s