Kurumsal Samimiyetsizlik Hastalığı

Bugün, çok büyük bir uluslararası firmadaki işinden yeni çıkartılan bir arkadaşımla öğlen yemeği yedim. Arkadaşımın o şirkette işe girmesine aracı olduğumdan biraz da mahcuptum açıkçası. Sadece bir yıl önce girdiği işinden küresel bir personel indirim dalgası nedeni ile aniden çıkartılmıştı. Gayet iyi bir pozisyondu görünüşte ama pozisyon bir anda ortadan kaldırılmıştı.

İşten çıkartma görüşmesi sırasında kurumun küresel “rightsizing” (doğru bedenleme diye çevirebilir miyiz?) girişimi çerçevesinde kendisini işten çıkarttıklarını söylemişler! Bunu duyunca mahcubiyetim utanca dönüştü. Değerli arkadaşımı bu kadar kötü yönetilen bir şirkete soktuğum için utançtan yerin dibine girdim.

Yahu bu kadar samimiyetsizlik olur mu?

Ve de bu kadar berbat bir yönetim anlayışı!

Daha bir yıl önce gül gibi işinden koparın, kocaman bir unvan ve görev tanımı verin, çok önemli bir projenin başına atayın…

Ve sadece bir yıl sonra da işten atın. Ve bunu yapan devasa bir uluslararası oyuncu. Öyle yerden yere vurduğumuz yerli patron şirketlerinden değil.

Hele o “rightsizing” kelimesi yok mu? Sormazlar mı adama daha bir ay önce neden işe almıştınız peki diye? “Wrongsizing” (yanlış bedenleme diye çevirebilir miyiz!) amacı ile mi? Bir yıl da neler değişti de beden küçültmeye karar verdiniz?

Eskiden hiç olmazsa adam gibi “downsizing” denirdi. O kadarcık bile samimiyet kalmadı şirketlerde. Sinirlenmemek mümkün değil.

Pek çok araştırma sadece adanmış çalışanlara sahip kurumların kalıcı üstün performans gösterebildiğini gösteriyor.

Şu anda okuduğum Jim Stengel’in Grow isimli kitabı için 50.000 marka üzerinde yaptığı araştırmada şu sonuca varmış: “Doğru şeyler yapan” yani “Toplum ve çalışanları için iyi şeyler yapan” firmaların hisse senetlerinin değerleri son 10 yılda sıradan Standard&Poor’s endeksi firmalarına göre 4 kat daha fazla artmış.

Anlayacağınız, uzun vadeli yüksek performans ancak iyi şeyler yapan bir şirketseniz mümkün.

Neden mi?

Basit.

Çünkü ancak doğru şeyler yapan bir şirket iseniz çalışanlar kendilerini size adarlar. Adanmış bir çalışanın neler yapabileceğini eminim iş hayatınız sırasında gözlemleme fırsatını bulmuşsunuzdur.  Bir düşünsenize bir sürü adanmış çalışanın bir arada bulunduğu bir işletmeyi.

Peki samimiyetsiz bir şirkete kendinizi adar mısınız?

Her işin başı güven ve dürüstlük değil mi?

Mesela yukarıdaki örnekte firma yetkilileri arkadaşıma açık açık şöyle söyleseler daha iyi olmaz mıydı? “Senden çok özür dileriz. Yanlış bir planlama yapmışız. Senin de kariyerinle oynadık. Bunu telafi edeceğiz”.

Tabi arkadaşımı hangi samimiyetsiz proje yüzünden işe aldıklarını da ayrıca tartışmak gerek. Şirketlerde samimiyetsiz projelerden geçilmiyor.

Zaten bu yeni dizisini de bu konuya ayırdım.

Kurumların berbat hastalığına: Samimiyetsizlik Hastalığına.

Yarın görüşürüz.

4 thoughts on “Kurumsal Samimiyetsizlik Hastalığı

  • Bora Bey, yazınızın başlığını gördüğümde kalbim hızla atmaya başladı. Çünkü yıllardır inatla üzerinde durduğum ve savunduğum bir probleme parmak basmışsınız. Bu samimiyetsizlik akıl almaz boyutta maalesef. Yazınızda da açıkça belirttiğiniz gibi "adanmış" çalışana sahip olan şirketler hep önde giderken, samimiyetsizlik tutumlarla çalışanları yabancılaştırmanın nedenini anlayabilmek mümkün değil. Hele ki bu samimiyetsizlik şirketin tümüne sirayet etmiş ise, işte o zaman hayatını zindana çeviren insanların oluşturduğu bir küme ortaya çıkıyor. Bu konu ile ilgili yazılarınızı büyük bir merak ve hevesle takip edeceğim. Konuyu savunmak için sağlam bir kaynak sağlayacağınızdan hiç şüphem yok.

    Beğen

  • Boracim yil 1998. P&G den ismi lazim degil baska bir global firmaya gecis yapiyorum. Pozisyon cok istah acici ve vaadler dolu. Yeni sirketin satis egitim muduru olacagim ki o donem yaklasik 500 kisilik bir ekip var. Ustelik de her turlu planlama ve yapilanma da bana ait. Heyecanliyim.3 aylik yogun bir calisma sonucu guney afrikadan modeller adapte edildi ve butce hazirlandi. Hersey buraya kadar harika. Butceyi sundugumuzda aldigim cevap: bu yil bunu yapamayiz ki boyle bir butcemiz yok. Sen urun muduru olsan onun yerine???Senin hikayenle birlestirirsek en azindan durust idiler. Samimi idiler ama bu plansizlik gunun sonunda yine de bana zarar vermistir. Samimi olalim tabii ama ongorulu ve planli da olalim. Yoneticilik bunu gerektirmez mi? Her zaman hata payi vardir kabul etmek gerek elbette. Sevgiler.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s