Ofis Tasarımlarınızı Mimarlara Bırakmayın!

Hayır, mimarlara karşı değilim.

Tam tersine mesleklerine ve yaptıklarına büyük saygı duyuyorum. Keşke Türkiye’de  müteahhitlerin elinden çıkan tek tip apartmanların tasarımına daha fazla karışabilselerdi. Daha güzel binalarımız, daha yaşanabilir şehirlerimiz, daha güzel hayatlarımız ve belki de daha gelişmiş bir toplum yapımız olurdu. Estetik duygusunun ve içinde yaşanılan fiziksel ortamın insani gelişimde önemli payı olduğunu düşünüyorum.

Ama yine de şirketiniz için yeni bir ofis tasarlıyorsanız sakın ha kararları mimarınıza bırakmayın diyorum. Çünkü ofisinizin tasarımı şirketinizin yaratıcılığını doğrudan etkileyen belki de en önemli unsur.

Çoğu yaratıcı fikir temelde birden çok fikrin, unsurun, objenin ya da çözümün bir araya gelip, yepyeni bir kombinasyonun ortaya çıkması ile oluşuyor.  Bu nedenle de yaratıcı fikirlerin ortaya çıkışında insanların nasıl etkileştikleri, nasıl bir iletişim içinde oldukları ve iletişimlerini nasıl bir fiziksel ortamda kurdukları kurumların yaratıcılık performansını belirliyor.

Peki yaratıcılığı destekleyen, cesaretlendiren, mümkün kılan bir ofisin tasarımında nelere dikkat edilmesi gerekiyor o halde?

Yaratıcılıkta metropollerin kasabalardan daha yüksek performans gösterdiği rakamlarla ve araştırmalarla sabit. Özellikle New York, İstanbul, Hong Kong gibi kozmopolit ve büyük limanları olan şehirlerin inovasyon performanslarının iç bölgelerdeki nispeten tutucu bölgelere göre daha yüksek olduğu uzun zamandır biliniyor. Bu tip şehirlerdeki insan çeşitliliği, farklı fikir ve görüşlerin çakışmasını (tabii zaman zaman da çatışmasını) mümkün kılıyor. Bu tip çakışmalar da yeni fikirlerin alevlenmesini sağlıyor.  

Eğer kurumunuz için yaratıcılık önemliyse, ofisinizin tasarımı da canlı bir şehiri örnek almalı.  Kalabalık meydanları, sohbet edilen kafeleri, çalışılan fabrikaları, eğlenilen kulüpleri, keyif çatılan parkları, alıveriş yapılan dükkanları ve kaçamak yapılan dinlence muhitleri olmalı.

Ofisiniz illa bir yere benzeyecekse Beyoğlu’na benzesin. Ana koridorunuz da İstiklal Caddesi gibi olsun.

Unutmayın, inovasyon temelde sosyal bir olaydır. Tam zamanında gelip sessizce kübiğine oturan elemanlarla inovasyon olmaz. Bırakın farklı departmanlardan çalışanlarınız informal ortamlarda bir araya gelip sohbet etsinler, tanışsınlar, fikir paylaşsınlar. Pazarlama yöneticiniz muhasebecinizle kahve makinasının başında sohbet ederken en azından zihinleri pazarlama efsaneleri ile zehirlenmemiş normal insanların neler düşündüğünü anlayacaktır. Bu bile kardır!

Buraya kadar anlattıklarımla sakın açık ofis fikrini desteklediğimi düşünmeyin. Açık ofislerin kapatılması gerektiğine inanıyorum. Bu konuda daha önce yazmıştım zaten: http://www.boraozkent.com/2011/12/ack-ofisleri-kapatalm-hemen.html

İnsanların yaratıcı olmak için sadece başkaları ile iletişim kurmaya ihtiyacı yoktur. Bir proje üzerinde yoğunlaşmak, düşünmek ve hayal kurmak da en azından başka insanlarla iletişim kadar önemlidir. O nedenle çalışanlarınızın yalnız kalabileceği, kendisine ait, sessiz ve soyutlanabileceği alanlara da ihtiyacınız var. Sonuçta bütün gün İstiklal Caddesinde yürümüyoruz, yorulunca gidebileceğimiz, kendimizle başbaşa kalacağımız mekanlara da ihtiyaç var.

Benim önerim denge.

Bir yandan çalışanlarınızın bir araya gelip keyifli, bol sohbetli ve karşılıklı etkileşimli alanlar, bir yandan da sessizce fikirlerine üzerine odaklanabilecekleri mekanlar.

Ofis tasarımı konusuda daha fazla bilimsel araştırma istiyorsanız Gladwell’in New York Times için yazdığı harika bir makaleye şu linkten ulaşabilirsiniz http://www.gladwell.com/2000/2000_12_11_a_working.htm

Hadi iyi tasarımlar size.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s