Yaratıcılık Nasıl Arttırılır?

Her ne kadar inovasyonun temel girdisi olarak yaratıcılığı görmüyorsam da, yaratıcı iş fikirlerinin ortaya çıkması için bir miktar da olsa yaratıcılığa ihtiyaç olduğunu da kabul etmem gerekiyor.
Bu nedenle yaratıcı bir zihnin nasıl işlediğini, yaratıcılığın nasıl arttırılabileceğini anlamakta büyük fayda var. Önümüzdeki bir kaç yazıyı bu konuya ayırmak istiyorum.
Yaratıcılıkla ilgili biraz araştırma yaparsanız üzerinde uğraşılan problemin yaratıcı çözümünün bir anda mucitlerin zihinlerinde beliriverdiği, bir diğer deyişle, aniden onlara ilham geldiği şaşırtıcı örneklere çok rastlarsınız.
Üstelik bu tür ilham kıvılcımları genellikle konuyla alakasız yer ve anlarda,  hiç de problemle ilgili olmayan işlerle uğraşırken ortaya çıkabilir.
Arşimed’in suyun kaldırma gücünü banyo yaparken keşfetmesi ve ünlü fizikçi Richard Feynman’ın ünlü formüllerini bir striptiz kulübünde önündeki peçetelere karalaması çok bilinen matrak örnekler arasında. Einstein da bir zamanlar bu konuda şöyle ilginç bir yorumda bulunmuş: “Yaratıcılık boşa harcanan zamanın artığıdır.”

Mark Beeman ve John Kounios adlı iki bilim adamı bu tür ani ilham ve yaratıcılık patlamalarında beyinde ne olduğunu ilginç bir deneyle araştırmışlar.

Deneyde deneklerin önüne çözümü yaratıcılık gerektiren problemler konmuş. Başlarına takılan algılayıcılar sayesinde, yaratıcı çözümün oluştuğu parlama alanlarında deneklerin beyinlerinin sağ loblarında yoğun aktivite olduğu gözlemlenmiş. (Yukarıdaki resimde yaratıcı fikrin oluştuğu anda yoğun hareketlilik gösteren beyin bölümü işaretlenmiştir.)
Beynin bu sağ lobunun özellikle başarılı olduğu konu ilk bakışta birbirileri ile alakalı değilmiş gibi gözüken bilgilerin ilişkilendirilmesi ve yeni bir bütüne dönüştürülmesi. Aslında yaratıcılığın özünde de bu var. Daha önce beyninize giren çeşitli bilgilerin kendi aralarında yepyeni bağlantılar kurarak yeni bir bütünlük oluşturması…
Örneğin bugün “Evinizin Her Şeyi” sloganıyla mobilya ve ev aksesuarlarında dünya devi haline gelen IKEA’nın kurucuları muhtemelen indirim marketleri (WallMart, demonte teslimat (Maket Oyuncaklar), hızlı servis (McDonalds) gibi o dönemde zaten var olan çeşitli fikirleri bir araya getirip, bunları mobilya endüstrisine nasıl uyarlayabileceklerini düşünmüşlerdir. Yani mevcut bilgiler arasında yeni bağlantılar kurmuşlardır.

Bu kısa bilgilerden şu çıkarımda bulunabiliriz sanırım. Yaratıcılığımızı yükseltmek istiyorsak beynimizin sağ lobunu çalıştırmak ve birbirileri ile ilgisiz bilgi kırıntıları arasında yeni bağlantılar kurma becerimizi yükseltmemiz gerekiyor. 

Peki ama nasıl?

Bu konuyu önümüzdeki yazılarda ele alacağız. Görüşmek üzere.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s