Yaratıcılık Nasıl Arttırılır-2?

Aslında sağ beyin yarım küresinin önemi çok yakın zamanlara kadar hiç anlaşılamamıştır.

Örneğin Nobel Ödüllü sinirbilimci Roger Sperry sağ beyin yarım küresinin sessiz, fonksiyonsuz, disleksik ve ileri bilişsel aktiviteleri yerine getiremeyen gereksiz bir vücut dokusu olduğunu iddia ediyordu.

Buna karşın gene bir bilim adamı olan Beeman, incelediği sağ beyin hasarlı hastaların pek çoğunda önemli bilişsel sorunlara rastladı.  Beeman sağ beyin hasarlı hastaların şakaları ve iğnelemeleri  anlamadığını, metaforları çözemeklerini gözlemledi. Ayrıca haritadan yön bulma ve resimleri anlama gibi pek çok bilişsel aktivitede bu tür hastalar önemli sorunlar yaşamaktaydılar.

Beeman bu garip olguları şöyle yorumladı: Sağ beyin yarım küresi birbirileri ile ilk bakışta alakası olmayan şeyler arasındaki ince bağlantıları kavrıyordu.


Mesela Shakespeare’in ünlü eserinde Romeo’nun neden “Julite güneşin ta kendisidir” dediğini beynimizin sol yarım küresi kesinlikle anlayamaz. Öyle ya, gökyüzünde bulunan devasa bir yıldızla bir genç kız arasında ne gibi bir bağlantı olabilir ki?

Buna karşın sağ beyin yarım küresi güneşle bir genç kız arasındaki ince bağlantıları kolaylıkla çözümleyebilir. Güneş ile parlak, etrafına sıcaklık veren, güzel, aydınlatan gibi sıfatlar arasındaki ilişkileri anlayıp, Romeo’nun Juliet’e iltifat ettiğini bir anda çözümlemek sağ beynin uzmanlaştığı alandır.

Beeman daha sonraları şöyle diyecektir: “Dünya çok karmaşıktır ve beyin onu algılamak için iki ayrı süreci aynı anda işletmektedir. Beyin hem ormanı hem de içindeki ağaçları aynı anda görebilmelidir. Sağ beyin yarım küresi ormanı, sol yarım küre ise ağaçları görmenizi sağlar.”

Beeman’ın bu ilginç içgörüsünün kanıtlarına taa 1940’larda yapılan bir deneyde rastlayabilirsiniz aslında. Bu ilginç deneyde çeşitli beyin hasarlarına sahip deneklere bir ev fotoğrafına bakarak resmini çizmeleri istendi.

Deneyde sağ beyin yarım küresinde hasar olan kişilerin resimlerinde evlerin havada durduğu, orantılarında önemli hataların ve kapıların yerde yatması gibi tuhaf boyut bozukluklarının olduğu gözlemlendi. Buna karşın aynı denekler evin detaylarını (örneğin tuğlaların arasındaki çizgileri ya da bahçedeki çiçek çeşitlerini) büyük bir başarıyla resime çevirmişlerdi.  Sol beyin yarım küresinde hasar olan deneklerde ise evin bir bütün olarak bakıldığında gayet anlamlı şekilde çizildiğini ama evin neredeyse hiç bir detayının resime yansıtılmadığı görüldü.

Daha önceki yazımda sağ beyin yarım küresinin yaratıcılıkla alakasını paylaşmıştım. Bugün sağ beyin yarımküresinin ne yaptığını biraz daha iyi anladık.

Devam edeceğiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s