Biz Futbolu Haketmiyoruz

Ligin sonunda binbir rezilliğe tanık olduğumuz bir derbi ile gelecekten neden hiç ümitlenmemiz gerektiğini bir kez daha gördük.

Sahada berbat, itiş kakıştan ibaret bir futbol oynandı. Avrupa’nın en iyi hakemlerinden birisi memleket havasının negatifliğinden olacak, maçın içine etti. Futbolcular birbirilerini dövdüler. Sahaya şişeler fırlatıldı. İki takımın oyuncuları birbirini tahrik etmek için elinden geleni yaptılar. Şampiyonun alkışlanması polemikleri insanları gerdikçe gerdi.

Ve en nihayetinde gencecik bir taraftar maç çıkışında evine giderken bıçaklanarak öldürüldü. Evet, öldürüdü, çirkinliğin daha ötesi yok…

Memleket futboluna bu güzellikleri katan herkesin ellerine sağlık(!). Allah size nasıl biliyorsa öyle yapsın. Ama benim futbolu haketmiyoruz dememin nedeni artık iyice sıradanlaşan yukarıdaki rezillikler dizisi değil.

Benim derdim açgözlü yapılaşma tutkusu yüzünden spor yapılacak sahanın kalmaması ile ilgili.

Hayır büyük stadyum yatırımlarından bahsetmiyorum. Onların büyük bir bölümünü saçma, populist ve verimsiz yatırımlar olarak görüyorum zaten. Haftada bir bilemediniz iki kez evsahibi takımın 11 futbolcusuna hizmet veren bu milyonlarca dolarlık yatırımların, hem ekonomik, hem de çevresel anlamda birer zırvalık abidesi olduğunu düşünüyorum.

Benim meselem çocukların, gençlerin ve herkesin özgürce spor yapabileceği, hakla açık geniş spor alanlarıyla ilgili. Daha doğrusu böyle alanların olmamasıyla.

İstanbul’da çocukların rahatça top oynayabileceği kaç tane nizami futbol sahası var sizce? Valla size bilmem ama benim günlük hayatımın geçtiği bölgelerden hiç birisinde yok. Ve ben İstanbul’un varoş bölgelerinde yaşamıyorum. Bırakın nizami sahaları, küçücük yeşil alanları bile çok görüyoruz biz çocuklara. Hangi boşluğu bulsak bir bina dikiyoruz.

40 yıl once mahalle aralarında, sokaklarda top oynardık biz en azından. Ya da pek çok dokunulmamış arsa olurdu, oraları mekan edinir, iki taştan kale yapardık kendimize. Şimdi otomobil sayısındaki artıştan dolayı sokakta top oynamak mümkün değil. Mahallede boş arsa derseniz, mümkün mü biz Türk’lerin bir arsayı boş bırakması bu rant curcunasında.

Sonuç itibarı ile futbol çim sahalarda oynanan bir oyun. Saha olmadan futbol oynanamıyor, bu kadar basit.

O hep övündüğümüz “genç nüfusumuza” futbolda başarı için gerekli bu en temel unsuru sunmadığımız sürece futbolda bir başarı beklememiz izansızlıktır en hafifinden.

Her birimiz en iyi yatırım aracı olarak betonerme çirkin binalara para gömmekten vazgeçip, medeni, halka açık, herkes tarafından kolayca erişilen yeşil alanlara yer açmaya başlamadığımız sürece, futbolu haketmiyoruz demektir. Zenginleşmenin göstergesi olarak sahip olunan gayrı menkulleri değil de hayatı güzel yaşamayı ve çocuklarımıza güzel, yaşanabilir bir şehir bırakmayı önceliklerimiz arasına almıyorsak yine futbolu haketmiyoruz demektir.

Bu kadar açık ve net.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s