Siyasi Partiler İçin Girişimcilik Rehberi Bölüm 1 : Seçmen İhtiyaçlarını Belirlemek

Siyasi Partiler İçin Girişimcilik Rehberi

Cuma günü yayınladığım yazı da neden böyle bir rehber sunmaya gerek duyduğumu açıklamıştım (http://www.boraozkent.com/2013/06/siyasi-partiler-icin-girisimcilik.html). Şimdi rehberin ilk bölümü olan “Seçmen İhtiyaçlarını Belirlemek” ile başlayalım.

Seçmenleri bir müşteri gibi ele alırsak onların ihtiyaçlarının zaman içerisinde önemli değişimler geçirdiğini görebiliriz.

Dün seçmen tarafından çok önemli görülen bazı konular bugün gündemden tamamen düşerken, daha önce hiç dile getirilmemiş yepyeni ihtiyaçlar ortaya çıkabiliyorlar.

Üstelik seçmen ihtiyaçlarının büyük bir bölümü siyasilerin hep üzerinde durduğu sahalarla ilgili de olmayabiliyor. Örneğin Türkiye siyasetinin gündemini çok meşgul eden kürt sorunu, kamu dairelerinde türban, Suriye ile ilişkiler, Avrupa Birliği gibi pek çok “major” konu aslında seçmen kitlenin ajandasında yer almayabiliyor. Seçmenler doğrudan günlük hayatlarını etkileyen trafik, eğitim, sağlık, güvenlik, yeşil alan gibi “minor” meselelere çok daha odaklı olabiliyorlar.

Seçmenlerin hem majör hem minor gündem maddelerine oldukça lokal bir seviyede baktıklarını da eklemekte fayda var. Pek çoğumuz kendi şehrimizi, hatta semtimizi ilgilendiren konulara daha büyük ilgi gösterebiliyoruz.

Gezi Parkı olaylarına reklam ajanslarının güçlü destek vermesini ben Başbakan gibi bir takım komplolara bağlamıyorum örneğin. Reklam ajanslarının pek çoğunun Taksim’e yakın semtlerde konumlanmış olması, onların olaylara ilgini arttıran esas faktördü bana kalırsa. Parktakilerle komşuluk ilişkileri ve semt bilinci esas belirleyiciler oldular.

Ak Parti hükümetinin ve belediyelerinin seçmenin minor ihtiyaçlarını anlamak ve bunlara çözümler üretmek konusunda cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir hız, verimlilik ve etkinlikle çalıştığını teslim etmek gerekir. Mesela sağlık sektöründe yapılanları seçmenin fazlası ile takdir ettiği kesin.  Aynı şekilde belediyecilik hizmetlerinde de halkın minor sorunlarına oldukça başarılı çözümler getirdiler bugüne kadar. Ayrıca Ak Parti teşkilatlarının kendi sorumlu oldukları alanlarda seçmenlerle yakın temas kurmak ve onların geribildirim almak konusunda açık ara önde olduğunu da rahatça söyleyebilirim.

Ama son dönemlerde 10 yıllık iktidarın getirdiği rehavet ve gittikçe merkezileşen uygulamalar, Ak Parti’de de seçmenden kopukluklar yaratmaya başladı. Gezi Parkı olaylarının bu kadar büyümesinde bu kopuklukların büyük bir payı var. Ayrıca Ak Parti aldığı yüksek oylara güvenerek sadece kendi seçmenlerini dinlemeye, diğer seçmenlerin isteklerini ise topyekün red etmeye de başladı. Oysa akıllı girişimciler esas büyük fırsatların henüz müşterileri olmayan kitlelere erişmek olduğunu bilirler.

Meselenin önemini ortaya koyduğuma göre bir kaç madde ile seçmen ihtiyaçlarının anlaşılması konusunda siyasi partilerin ne gibi uygulamalar yapabileceğini ortaya koyalım.

1- Teşkilatları Duyarlı Hale Getirmek:

Pek çok siyasi partinin teşkilatları sadece seçimden seçime çalışan bir yapıdalar. Oysa asıl büyük fırsat, seçim dönemleri dışında kalan dönemlerde sorumlu oldukları bölgenin seçmenleri ile yakın temas kurarak, onların ihtiyaçlarını sürekli olarak dinlemek, analiz etmek parti merkezlerine aktarmak olmalı.

Burada vatandaşların ihtiyaçlarını dinleyecek kadroların, etkin dinleme ve müşteri iç görüsü alma yöntemleri konusunda iyi eğitimli olmaları şart. Bu sayede toplanılan seçmen iç görülerinin gerçek ihtiyaçlara işaret etmesi mümkün hale gelecektir.

2- Çözümleri Yerelleştirmek İçin Teşkilatları Güçlendirmek:

Her siyasi parti kendi imkanları çerçevesinde bu yerel ihtiyaçlara bir takım çözümler getirmek imkanlarına sahiptir. Elbette iktidar partilerinin imkanları daha fazladır ama muhalefet partilerinin bir takım çözümleri üretmeleri mümkündür.

Burada önemli olan yerel teşkilatların böyle çözümleri bulup uygulamak konusunda yetkilendirilmesi, teşvik ve takdir edilmesidir. Genel merkezlerin teşkilatın yerel çözümler üretmek konusunda teşvik etmesi, onlara kaynaklar sunması ve en önemlisi de başarılı uygulamaları takdir etmesi süreci güçlendirecektir. Vatandaşların sorunlarına bu kadar hızlı çözüm getiren partilere sempati besleyeceği kesindir.

3-Genel Merkezin Yerel İhtiyaçlara Duyarlılığını Yükseltmek:

Bütün büyük ve yaygın örgütlerde olduğu gibi siyasi partilerde de genel merkez teşkilatın geri bildirimlerine ve isteklerine duyarlılığını zaman içerisinde kaybedebiliyor. Bu hem teşkilatlarda küskünlük yaratıp motivasyonu azaltıyor, hem de sürekli değişen dinamik seçmen ihtiyaçlarını anlamayı imkansız hale getiriyor.

Tıpkı büyük şirketlerde olduğu gibi düzenli saha dinleme toplantıları, genel merkez çalışanlarının sık saha ziyaretleri ve sahadaki herkesi partinin en üst seviyesindeki kişilere bile ulaşabilmesini sağlayan iletişim kanallarını açmak bu süreçleri kolaylaştıracaktır.

Ayrıca çoğu siyasi parti genel merkezinin karar mekanizmalarına saha teşkilatlarını katmak konusunda çok yol alabileceğini düşünüyorum. Teknoloji böyle bir katılımcı yönetimi çok kolaylaştırmış durumda. Rehberin ilerleyen bölümlerinde teknoloji ile katılımcı yönetimin nasıl güçlendirilebileceğini daha detaylı olarak ele alacağım.

4-Partinin Seçmeni Olmayan Kitleyi de Anlamak:

İnsanlar doğaları itibarı ile kendilerine benzeyen insanları dinlemeye daha meyilliler. Şirketler zaten müşterileri olanları dinlemeye daha yatkınlar mesela. Aynı şekilde siyasi partiler de kendi tabanlarını dinlemek konusunda daha becerikliler ama kendilerine oy vermeyen, hatta kendilerine tamamen karşı olan kitleleri dinlemeyi pek sevmiyorlar. Oysa asıl “oy payı” fırsatları orada yatıyor.

O nedenle siyasi partilerin kendilerine karşı olanları dinlemek konusunda bazı süreçler geliştirmeleri gerekiyor. Benim siyasi parti liderlerine önerim biraz daha ekstrem aslında. Doğrudan kendiniz dinleyin size oy vermeyenleri. Böylece sizi çevreleyen yalaka kitlenin size aktarmadığı gerçekleri öğrenme şansını yakalarsınız.

5-Anketlere Fazla Güvenmeyin, Gerçekler Sokakta:

En başta Ak Parti olmak üzere tüm siyasi partiler de ciddi bir anket merakı var. Gün geçmiyor ki seçmen tercihlerini yansıtan yeni anketler yayınlanmasın.

Bu anketlerin halkın nabzını tutmak açısından oldukça yararlı olduğunu düşünmekle birlikte, gerçek seçmen beklentilerini anlamanın yolunun onlarla birebir görüşmekten, onların içinde yaşamaktan geçtiği kesin. Anketleri yalnızca birer sonuç olarak görün. O sonuçları yaratacak bilgi seçmenlerinizi dinledikçe ve onlarla daha fazla zaman geçirdikçe ortaya çıkacaktır. Bütün parti çalışanlarını sokağa çıkmaya ve seçmenlerle vakit geçirmeye odaklayın. Raporlar sizin ihtiyacınız olan gerçek içgörüleri hiç bir zaman sunmazlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s