Benim Olan Senindir: Paylaşım Ekonomisi

Sanırım batı ülkelerinde bir çığ gibi büyüyen ve “paylaşım ekonomisi” diye adlandırılan fenomenin en kısa tanımı bu başlığa sığdırılabilir: 
Benim Olan Senindir…
Bugün 26 Milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşan paylaşım ekonomisi, iş insanlarını olduğu kadar sosyal kaygıları olan bireyleri de heyecanlandırıyor ve aynı zamanda yeni fırsatları ve sorunları önümüze koyuyor.
Paylaşım ekonomisinin temeli, bireylerin kullanmadıkları şeyleri, ki bunlar maddi varlıklar kadar, gitar dersi verebilmek gibi maddi olmayan konuları da içerebilir, sosyal medya benzeri platformlar üzerinden başkaları ile paylaşmak fikrine dayalı. Bu paylaşım kimi zaman bedava, kimi zaman kiralamak suretiyle ücretli, kimi zaman da takas usulü olabiliyor.
Neleri mi paylaşıyor insanlar?.. Hemen hemen herşeyi… İşte bir kaç popüler örnek:
  • Coachsurfing: Şehrinizde misafirim, benimle paylaşacak boş bir kanapeniz var mı?
  • AirBnb: Bana kanape yetmez, bir odanızı ya da evinizin tamamını bir kaç günlüğüne kiralayabilir miyim?
  • Vayable ve CanaryHop: Şehrinizi gezicem, bana rehberlik yapar mısınız?
  • EatWith: Evine yemek yemeye beni davet etmek ister misin?
  • EasyNest: Otel odasını paylaşıp masraflarını düşürmek isteyen var mı?
  • Cloo: Tuvaletinizi benimle paylaşıp 1 Cent kazanmaya ne dersiniz?

Ve daha neler neler…
Paylaşım ekonomisi sitelerinin ulaştığı büyüklükler de inanılmaz boyutlarda bu arada. Örneğin 2008’de kurulan AirBnb bugün 35.000 şehirde size ev bulabiliyor ve 4 milyon kişinin üzerinde bir kayıtlı misafir tabanına sahip.  Coachsurfing üzerinden sadece 2012 yılında yapılan kanape rezervasyonu sayısı 10.4 milyon…
Bu tür paylaşım ekonomisi iş modelleri sadece ekonomik bir anlam da taşımıyorlar bu arada. Sosyalleşmek, kültürler arası etkileşim ve hatta evliliğe varan ilişkilerin kurulması gibi hiç de küçümsenemeyecek sosyolojik etkileri de var.
Tabii paylaşım ekonomisine dayalı iş modellerinin başarısı için kritik bir unsur var: İnsanların birbirine güvenmesi. Güvenmediğiniz bir insanı eviniz almak, onunla otel odanızı ya da tuvaletinizi paylaşmak istemezsiniz, öyle değil mi?
Bu güvenin sağlanmasına en önemli unsur sosyal medya… Daha doğrusu sosyal medyada ki itibarınız. Eğer sosyal medyada ve paylaşım sitelerinde sizing hakkınızda olumlu yorumlar yapılıyorsa, harika. Aksi takdirde sistemden dışlanmanız mümkün. AirBnb’de %80’e varan “tekrar konaklama” oranları bu konuda çok da büyük bir sorun yaşanmadığına işaret.
“What is Mine Is Yours: The Rise of the Colloborative Consumption” kitabının yazarı Rachel Botsman, sosyal medyanın bireylere sağladığı reputasyonun ve insanlar hakkında bilgi edinme kolaylığının, paylaşım ekonomisinin büyümesinde en önemli etken olduğunu iddia ediyor.
Botsman’a kalırsa, internet üzerinde sizing hakkında yazılanalar, sahip olduğunuz para kadar önemli. Ne de olsa paylaşım ekonomisinin bir üyesi olmanız için size güvenilmesi şart.
Peki siz neyinizi paylaşmaya hazırsınız?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s