İnovasyonların İnovasyonu: Fikir Haklarının Korunması

Eğitimlerimde sık sık “günümüze kadar yapılmış en önemli inovasyon sizce nedir?” tartışması çıkar.

Katılımcıların meşrebine göre yanıtlar tekerlek, bilgisayar, uçak, internet, cep telefonları gibi gerçekten de insanlığın gelişimini etkileyen çeşitli icatlar arasında gider gelir.

Bunlardan hangisinin en önemli inovasyon olduğunu seçmek için benim elimde bir kriter listesi yok açıkçası. Hem zaten hepsini de çok önemli buluyorum.

Ama bana kalırsa şimdiye kadar yapılmış en büyük inovasyon, insanların ürettiği fikirlerin değerli olduğunu ve tıpkı diğer değerli şeyler gibi (ev, maden, arazi, vb.) fikir haklarının da korunması gerektiğini ortaya atan kanuni düzenlemelerdir.

Adalet mülkün temelidir ilkesi 1709 tarihinde ilk kez İngiltere’de çıkarılan ve bugünün modern fikir ve sanat eserleri yasal düzenmelerine öncülük eden kanun sayesinde adalet inovasyonun da temelidir şeklinde bir dönüşüme uğramıştır. Bu sayede insanlar fikirler yaratmak için teşvik edilmiş ve fikirleri sayesinde zengin olabileceğini öğrenen çok sayıda genç birer mucit olmaya yönlenmiştir.

Tabii bu kanunun ilk kez İngiltere’de çıkarılmış olması tesadüfi değildir. Endüstri devriminin yarattığı sosyolojik değişiklikler ve ülkeye getirdiği inanılmaz zenginleşme, İngiliz yöneticileri icatlar yapmanın ne kadar önemli olduğu konusunda güçlü bir şekilde ikna etmiştir.

James Watt’ın icat ettiği buhar makinası gibi fikirlerin İngiltere’de verimlilik konusunda ne kadar muazzam değişiklikler yarattığı açıktır. İşte size bazı rakkamlar: Fikir haklarının korunmaya başlamasından sonra inovasyonların yağmur gibi yağdığı İngiltere’de 1700 ile 1850 yılları arasında İngiliz ekonomisi 10 kat büyümüş, iyileşen yaşam standardları sayesinde nüfus 3 kat, ortalama yaşam beklentisi ise 2 kat artmıştır.

Aslında Osmanlı ile batı toplumları arasındaki ekonomik ve sosyal gelişmişlik farklarının büyümesi de bu döneme denk gelir. Batı inovasyonlar sayesinde sadece ekonomik değil, aynı zamanda askeri anlamda da güçlenmiş, özellikle İngilizler Osmanlı’dan kat kat güçlü bir askeri gücü yaratmayı başarmışlardır. Sonrası malum, biraz tarih okumanız yeterli…

Bu kadarcık bir tarih dersi bile sanırım fikir haklarının korunması fikrinin ne kadar önemli bir inovasyon olduğunu gösterir.

Fikir hakların korunması kendisinden sonra doğacak inovasyonların anasıdır.

Fikrin en önemli değer olduğu anlayışı bir topluma yerleşmedikçe, kalıcı zenginleşmeyi sağlamak imkansıdır.

İnsanlar fikirlerinin değerli olduğuna ve yarattıkları bu değer sayesinde zenginleşebileceklerine, saygı göreceklerine inanırlarsa, zenginleşme doğal bir sonuç olacaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s