İnovasyon Fikriniz Tutacak mı?

 
Eğitimlerimde sık sık karşılaştığım bir soru oluyor. “Hocam, sizce şu fikir bir inovasyon mudur?”.Her ne kadar böyle sorular karşısında canım bir inovasyon yargıcı gibi davranıp “Evet evladım bu fikir süper bir inovasyondur!” veya “Hayır çekirge bu inovasyon filan değildir!” gibi hükümlere varmak istiyorsa da, benim görüşümünün hiç önemli olmadığını bildiğimden onlara şu sıkıcı cevabı veriyorum:

“Nereden bileyim ben, önce gidin müşterilere sorun, sonra da çözümünüzü test edin!”

Eh, ne de olsa şu dünyada fikrinizin inovatif bir fikir olup olmadığına karar verecek tek varlık müşterilerinizdir. Eğer müşteriler ortaya attığınız fikrin ürünlerini satın alıyor, kullanıyor ve arkadaşlarına tavsiye ediyorlarsa, fikriniz inovatiftir. Eğer müşteriler ürününüze teveccüh etmiyorlarsa fikrinizi çöpe atabilirsiniz. Sanat için sanat yapılmaz. Nokta!

Öte yandan müşterilere fikriniz hakkındaki yorumlarını sorun derken, müşterilerin her söylediğinin doğru olmayabileceğini de hatırlatmak isterim. İnsanların söyledikleri ile yaptıklarının pek birbirini tutmadığını size uzun uzun anlatmama gerek yoktur herhalde. Asıl öğrenmeniz gereken “ne söylediklerinden” ziyade “gerçekten ne yaptıkları” olmalıdır.

Indiegogo’nun Harika Çocuğu: Pebble

Örneğin fikrinizi anlattığınız bir müşterinin “evet ben bu ürün üretirseniz satın alırım” demesinin pek önemi yoktur.

Ama eğer müşteri daha ürününüz bir prototip aşamasındayken ön ödeme ile satın almaya kalkışıyorsa, o zaman gerçek bir inovasyon yaptığınıza emin olabilirsiniz. Fikri dinleyen müşterinin arkadaşlarına ondan coşkuyla bahsetmesi de iyiye işarettir.

Aslolan eylemdir, söze bakılmaz kısacası.

Son dönemlerde çok popülerleşen Kickstarter, Indiegogo gibi crowfunding (kalabalıkların fonlaması) siteleri potansiyel müşterilerin fikirleriniz hakkındaki gerçek görüşlerini anlamanız konusunda müthiş fırsatlar sunuyorlar bu arada.

Eğer fikrinizi hayata geçirebilmek için bu tür platform kullanıcılarından para toplayabiliyorsanız, ürününüzün gerçek bir başarı şansı var demektir. Bundan daha güçlü bir kanıt nasıl olabilir ki?

Bu tür platformların çalışma mantığı kısaca şöyle: Fikrinizi anlatan bir videoyu ya da yazıyı siteye yüklüyor, sonra da fikrinizi hayata geçirmek için kaç paraya ihtiyacınız olduğunu ilan ediyorsunuz. Dileyen herkes size istediği kadar para yardımında bulunabiliyor. Eğer hedeflediğiniz tutarı toplayabilirseniz para size veriliyor. Eğer hedef tutmazsa, para katılımcılara iade ediliyor.

Kickstarter’da gerçekleşen Pebble vakası bu konuda çok ilginç bir örnek oluşturuyor.

Pebble bir akıllı kol saati projesi. Kol saatinizi android ve ios işletim sistemleri ile uyumlu bir bilişim cihazına dönüştüren Pebble’in yaratıcıları fikirlerini tasarımını tamamladıktan sonra ürünlerini geliştirmek için şu an itibarı ile 68.929 katılımcıdan tam 10.266.845 dolar fon toplamış durumda.

Ayrıca 15.000’in üzerinde insan Plebber hakkında Kickstarter’a yorum da yazmış durumda. Henüz ortada olmayan, sadece bir video tanıtımından ibaret bir cihaz için hiç de fena sayılmaz, öyle değil mi?

Sizce Pebble’in yaratıcıları fikirlerinin inovasyon olup olmadığını bana soracaklar mı? Ben hiç sanmıyorum doğrusu☺ Aşağıda Pebble’in 10 Milyon Dolar değerindeki tanıtım videosunu izleyebilirsiniz.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s