Kendi İlhamını Kendin Getir

3239087984_8be6429ce5_zSanırım yaratıcılıkla ilgili en gizemli konulardan birisi şu meşhur “ilham gelmesi” sorunsalıdır.

Nasıl oluyor da bazı insanlar yaratıcı fikirler için gerekli ilhamı kolayca bulabiliyorlar?

Dahilerin “evreka” deyip, yıllarca üzerinde kafa yorulan zorlu problemleri birdenbire çözüvermelerini neyle açıklayabiliriz?

Acaba ilham denen şey hangi gizli diyarlardan “geliyor” insanlara?

Hepimizin yüzüne hayatımızda en az bir kez olsun gülen ilham perisi, geriye kalan zamanlarda nerelere saklanıyordur acaba?

David Eagleman’ın harika kitabı Incognito’da matematikçi-filozof Gottfried Wilhelm Leibniz’e dair anlattıklarına benzeyen hikayeler “ilham” konusunu tamamen içinden çıkılmaz, neredeyse metafizikle açıklanacak bir olguya çeviriyorlar gerçekten de. “Leibniz henüz gençken bir sabah oturup üç yüz heksametrelik bir şiir yazmış, daha sonra kalkülüsü, ikili sayı sistemini bulmuş, birkaç felsefe ekolonü geliştirmiş, siyasi kuramlar ve jeolojik varsayımlar ileri sürmüş, bilgi teknolojilerinin temelini atmış, bir kinetik enerji denklemi geliştirmiş, yazılm ve donanımda ilk ayrıştırma fikirlerinin temelini atmıştı.”

Biliyorum, bu tür dahilerin hikayeleri biz sıradan insanların moralini bozacak nitelikteler. Neredeyse tanrısal bir güçle insanların zihnine göklerden bu tür inanılmaz fikirlerin inmesi, açıklanması bir hayli zor bir fenomen gerçekten de.

Ya da öyle mi gerçekten? Gerçekten de “ilham”, “yaratıcı aydınlanma” gibi konular metafiziğe bırakılması gereken gizemleri mi içeriyorlar? Bazı seçilmiş insanlar doğal olarak bu yeteneklere sahipler ve biz geriye kalan faniler yaratıcılıktan nasibini almamış insancıklar mıyız? Yaratıcılık geliştirilemez mi, doğuştan bahşedilmiş bir ayrıcalık mıdır?

İnovasyon ve yaratıcılık konularında son yıllarda yaptığım çalışmalar ve araştırmalar tam tersini gösteriyor.

Kabul, hepimiz birer Gottfried Wilhelm Leibniz olamayız. Ama pekala bugünkünden daha yaratıcı fikirler bulmamız ve hayata geçirmemiz mümkün. Önümüzdeki bir kaç yazıda bu konuyu ele alacağım. İlham perisini canı istediği zaman ortaya çıkan bir şımarık olmaktan uzaklaştırıp, belirli süreçleri izleyerek ve koşulları oluşturarak ne zaman çağırırsak gelecek bir işçimiz haline getiremenin yöntemlerini paylaşacağım sizlerle.

Bir gün ansızın beliriverecek bir ilham kavramına değil, kendi kendize getirebileceğiniz bir ilham kavramına inandırmaya çalışacağım sizi.

Umarım ilginizi çeker. Ne de olsa biraz yaratıcılık hepimizin işine yarar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s