Yaratıcılık İçin Eşref Saatinizi Bekleyin

neuroplasticity1Bir önceki yazımda beyin nöroplastisitesi ile yaratıcılık arasındaki bağlantıdan bahsetmiştim.

Peki hangi durumlarda insan beyni öğrenmeye, yeni bağlantılar denemeye ve keşiflerde bulunmaya daha hazırdır? Bir diğer deyişle; beynimizin nöroplastisitesi hangi durumlarda  yüksek olur, daha yaratıcı olduğumuz bir eşref saatimiz var mıdır?

Araştırmalar beyin nöroplastisitesinin -insandan insana değişmekle birlikte- aşağıdaki durumlarda daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Yorgun ve halsiz olduğumuzda: Odağımızın bozulması beynimizin yeni bağlantılar kurması için elverişli bir ortam yaratır. Aşırı odaklı olduğumuz durumlarda beynimiz yeni bağlantı seçeneklerini denemekten kaçınır. Yorgun ve halsiz olduğumuzda ise beynimiz odaklanma zorluğu çeker, ki bu da yeni bağlantıları denemesi için ona harika bir fırsat sunar. 2011’de Thinking&Reasoning adlı bilimsel dergide yayınlanan bir araştırma insanların yorgunken daha yaratıcı olabildiklerini gösteriyor. Tabii kimin hangi saate yorgun olacağı kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir.

Hafif sarhoşken: Geçen yıl İllonis Üniversitesi tarafından yayınlanan bir araştırma insanların sarhoşken yaratıcılık gerektiren problemleri çözmede daha becerikli olduklarını göstermiştir. Ne de olsa sarhoşluk aslında insanın düşünceleri arasında serbestçe dolaştığı ve kalıplardan uzaklaşabildiği bir zaman dilimidir. Tabii aşırı sarhoşluklarda bu durum geçerli değildir, çünkü beyin faaliyetleri topyekün durma noktasına gelirler.

Egsersiz yaparken: Araştırmalar insanların spor yaparken data yaratıcı olabildiklerini göstermiştir. İnsan vücudunu fiziksel olarak zorlarken zihni faaliyetlere odaklanamaz. İşte bu odaksızlık yeni fikirler üretmeyi mümkün kılar. Ayrıca uzun yürüyüşler gibi zorlayıcı olmayan ama rutin faaliyetler de beynin rahatlamasını ve kendisini yeni düşüncelere kaptırmasını sağlayabilir.

Uyurken: 2004 yılında Nature adlı bilimsel dergide yayınlanan araştırma insanların uyurken çok yaratıcı olabileceklerini göstermiştir. Rüyalarımızda hiç olmadık konular arasında bağlantılar kurmamız boşuna değildir. Tek sorun rüyalarımızda aklımıza gelen fikirleri çok çabuk unutma eğiliminde olmamızdır. Başucumuzda bir not kağıdı ile uyumak ve rüyadan uyanır uyanmaz not almak çok yararlı olacaktır.

Zamanınızı ve işlerinizi planlayarak: 2010 yılında Thinking Skills and Creativity dergisinde yayınlanan bir araştırma, insanları yapacakları işleri planlamasının ve kendilerine to-do listeleri hazırlamalarının yaratıcılıklarını arttırdığını gösteriyor. Beyin bir konuyu not aldığınızda onun üzerinde düşünmeye devam ediyor ve bu nedenle hiç beklemedik bir anda yaratıcı fikirler üretebiliyorsunuz

İnsan beyninin yukarıdaki gibi hiç de optimal olmayan durumlarda daha nöroplastik ve yaratıcı olması ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir ama açıklaması aslında son derece basit: Beyin ancak mevcut ve güçlü bağlantılarını kullanmaktan vazgeçerse yeni bağlantılarla ilgilenmeye başlıyor. Yoğun ve çok odaklı çalıştığımız zamanlarda beynimizin yeni bağlantılar denemeye ayıracak zamanı ve enerjisi yok.Öte yandan eğer beyninizi yaratıcı sürece önceden hazırlamamışsanız istediğiniz kadar yukarıdaki durumlarda olun yaratıcılığınız artmaz. Gelecek yazımda beyni yaratıcı aydınlanma anlarına nasıl hazırlamanız gerektiğini anlatacağım.

Beni okumaya devam edin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s