Az Güzeldir

less-is-more-fingersİnsanoğlu ilk günden bu yana “daha çok daha iyidir” paradigması ile hareket etti. Büyük evler, zengin gardıroplar, bol aksesuarlı otomobiller hep bu temel paradigmamızın hastalıklı sonuçları olarak ortaya çıktılar.

Hastalıklı dememin sebebi de gayet açık; “büyük ve daha çok” tutukumuz yüzünden hem dünyanın canına okuyoruz hem de aslında mutlu olmak hiç de ihtiyaç duymayacağımız şeyleri satın alabilmek uğruna deliler gibi borçlanıyor, yeterince para kazanmak için de sevmediğimiz işlerde hayatlarımızı tüketiyoruz.

Bu bağlamda, teknolojinin önümüze açtığı büyüleyici fırsatlardan birisi, “azı” güzelleştiriyor, teşvik ediyor ve kolaylaştırıyor olması. Daha önceki bir yazımda bahsettiğim paylaşım ekonomisi (http://girisimcilerokulu.com/2013/02/16/paylasim-ekonomisinde-girisimcilik-fikirleri/) sosyal medya dayanışması ve akıllı telefonların yardımıyla bir şeye tam ihtiyacımız olduğu anda erişmemizi sağlıyor. Bu sayede “az” ile yetinmek gittikçe kolaylaşıyor.

Ülkemizde de gittikçe gelişen paylaşım ekonomisinin can verdiği iş modelleri sayesinde çok sık ihtiyaç duyduğumuz kritik şeylerin (benim için bilgisayarım mesela) dışındaki hemen herşeyi sadece ihtiyacımız olduğu anda ödünç almak, kiralamak veya geçici hizmet olarak kullanmak gibi bir imkana kavuşacağız ileride. ABD pazarındaki kadar olmasa da Türkiye’de de  ümit verici gelişmeler yaşanıyor paylaşım ekonomisi konusunda.

Yeni konut ve iş yerlerinin çoğunda ortak kullanım alanlarında ve paylaşılan hizmetlerde inanılmaz artış var örneğin. Geçenlerde Kağıthane bölgesinde yaptığım bir araştırmada pek çok ofis projesinde sadece sizin için çok kritik ofis alanını satınalmanız gerektiğini, arşiv, toplantı odası gibi mekanlardan, sekreterya, muhasebe gibi fonksiyonlara kadar pek çok unsurun ise paylaşım ekonomisi modelleriyle çözüldüğünü gördüm örneğin.

Aynı şekilde ABD’li ünlü otomobil paylaşım sitesi ZipCar’ın öncülüğünü yaptığı saatlik araba kiralama modelinin Türkiye versiyonu olan YoYo’nun oldukça başarılı sonuçlar elde ettiğini ve gençler arasında büyük ilgi gördüğünü sevinerek izliyorum. Ayrıca Türkiye’de pek çok evin AirBNB  ve benzeri ev paylaşımı siteleri üzerinden kiralandığı istatistiklere yansımaya başladı bile.

Tabii toplam büyüklüğü 50 milyar dolara dayanan, insanların köpeklerinden, park yerlerine, tuvaletlerinden, çalışma odalarına kadar herşeyi paylaştıkları ABD paylaşım ekonomisi ile kıyasladığımızda henüz bebek adımları attığımız açık.

“Sahip olma” arzumuz henüz çok güçlü. Toplumun büyük bir bölümü henüz vahşi kapitalizmin ilk aşamalarında. Ama eğitimli gençlerin meseleye bakışının ABD’li yaşıtlarından hiç de farklı olmadığını görmek de memnuniyet verici açıkçası.

Öte yandan önümüzdeki yıllarda akıllı telefonlar gibi teknolojileri kullanma oranlarımız arttıkça “az”ın güzelliklerinden daha fazla yararlanmamız daha da  mümkün hale gelecek. İstediğimiz anda, yerde ve şekilde ihtiyacımıza en uygun çözümlere cep telefonları üzerindeki aplikasyonlardan kolayca erişmemiz, hem bizleri sahip olmanın gereksiz yüklerinden kurtaracak hem de daha temiz bir çevre için bize yeni fırsatlar sunacak.

Ben çok ümitliyim.

2 thoughts on “Az Güzeldir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s