İnovasyonda Müşterilerinizle Frekans Tutturmak

washer_toilet(1)“Fark Edilmemiş İş Fikirleri” adlı çok beğendiğim kitapta (Yazarlar: Craig Stull, Phil Myers, David Meerman Scott) müşterileri ihtiyaçlarını iyi anlayıp onlarla aynı frekansı tutturan, yani onların ihtiyaçları ile rezone eden inovasyonların başarılı olduğu ortaya konuyor. Kitapta verilen çok sayıda örnek, müşteri ihtiyaçları ile rezonans halinde olmayan fikirlerin ise başarısızlığa mahkum olduklarını gösteriyorlar.

Yeni ürünlerimizi satın alacak ve kullanacak olanlar müşteriler olmasına karşın onların ihtiyaçlarını gözardı eden icatlara yatırım yapmak oldukça aptalca gözüküyor zaten. Bunun aptalca bir davranış olduğunu anlamak için kitaplar okumaya da gerek yok, öyle değil mi? O halde hala piyasaya sürülen çok sayıda yeni ürün ve hizmet fikrinin başarısız olmasının açıklaması nedir?

“Fark Edilmemiş İş Fikirleri” adlı kitabın yazarlarını bu tuhaf durumu bazı kurumsal davranış hastalıkları ile açıklıyorlar. Aşağıda örnekleri verilen kurumsal hastalıkları sizin şirketinizin bünyesinde de yer alıyorsa, müşterilerin hiç ilgisini çekmeyen inovasyonlarla kaynak harcıyor olmanız yüksek olasılık demektir. Önce bu hastalıkları tedavi edip daha sonra yeni inovasyon maceralarına kalkışmanız çok daha akıllıca olacaktır. Aksi takdirde müşteri ihtiyaçları ile rezone eden icatlar yapmanız imkansızdır.

Bana kalırsa Sony son yıllarda müşterilerle rezone etme yeteneğini kaybetmiş markalara bir örnek olarak verilebilir. Son Xperia cep telefonlarının su geçirmezlik özelliğini oldukça matrak buluyorum mesela. Birincisi, malumunuz, insanların su altına konuşması fizyolojik olarak mümkün değil! İkincisi su altında fotoğraf çekmenin pek çoğumuzun favori hobilerinden olmadığını tahmin ediyorum. Ve üçüncüsü, tüketiciler cep telefonlarını çok sık değiştirmeye ve en son cep telefon modasını izlemeye eğilimliler, çok dayanıklı cep telefonları pek de revaçta değiller.

Müşterileri ile frekans tutturamayan her firmayı bekleyen kaçınılmaz son Sony’nin de başına gelir ve bu koca firma batar giderse hiç şaşmamak gerekir. Nitekim son yıllarda sürekli olarak Sony’nin zarar ettiğine dair raporlarla karşılaşıyoruz. Oyun konsolu Play Station dışında tüketiciler arasında heyecan yaratan hiç bir ürünün olmaması da Sony’deki frekans arızasının bir ispatı gibi gözüküyor.

Şimdi lütfen kuruluşunuzu gözönüne alın. Şu soruları nasıl yanıtlardınız?

  • Ürünlerinizi şirkettekilerin neyin doğru olduğuna ilişkin hislerine göre mi yaratıyorsunuz?
  • Reklam kampanyalarını pazarda “gereksinim yaratmak” için mi kullanıyorsunuz?
  • Yeni ürünlerin tasarımında satıştan sorumlu kişilerin dedikleri mi oluyor?
  • Rakiplerinizi izleyip adımlarınızı ona göre mi atıyorsunuz?
  • Sadece çoktan rafta olan ürünlerinizi satıyor veya onları daha iyi hale getirmekle yetiniyorsunuz?
  • En önemli görüş patronun ya da CEO’nun görüşü mü?
  • Önemli kararlar sadece finansal verilere göre mi dayanıyor?
  • Başlıca hedefiniz pazar payı kazanmak mı?

Tahmin edeceğiniz üzere, yukarıdaki sorulara evet yanıtları vermeniz, şirketinizin müşterilerle frekans tutturmakta oldukça zorlandığının ve fazlasıyla içine kapalı, gerçek müşteri ihtiyaçlarından uzak kararlar vermeye eğilimli olduğunu gösterebilir. Olmadık inovasyon fikirlerinin üzerine atlamak yerine önce bu sorunu çözmenin yollarını araştırmanızı tavsiye ederim. İşin ucunda Sony’nin kaderini paylaşmak da var.

Yararlanılan Kaynak: Fark Edilmemiş İş Fikirleri, Kapital Yayınları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s