Salaklık Etmeyin; Mesele Para Değil!

moneyslave_vector_illustrationOkullarımız, ailelerimiz, büyüklerimiz…

Hiç biri bize ne yapmayı sevdiğimizi keşfetmeyi öğretmediler.

Hiç kimse bize neye tutku duyduğumuzu keşfetmek için gerekirse hayatımızın bir kaç yılını feda etmemizi, sağa sola takılmamızı salık vermedi.

İçindeki cevheri, neyi yapmaya delice yetenekli ve arzulu olduğunu bulana kadar maymun iştahı ile bir sürü şeyi denemeye kalkıp da fırça yemeyen oldu mu aranızdan?

Bunların yerine bize “hazır” çözümleri sunmayı tercih ettiler hep.  Mezun olunca kolay iş bulunabilen üniversiteleri o yüzden seçmedik mi mesela? Dünyayı tek başına gezen turistlere özensek de bir an önce evlenip çoluk çocuğa kavuşmak daha rahat bir fikirmiş gibi gelmedi mi bize? Sırf maaşı yüksek diye insan ruhuna tamamen aykırı plaza işlerini tercih etmedik mi çoğumuz? Sevmediğimiz işlerde kariyer yapmak uğruna ömür tüketenlerimiz ne çoklar, öyle değil mi?

Evet, bu seçimlerimiz belki evimize ekmek götürmemize, saygın, ailelerimiz ve sosyal çevremiz tarafından kabul gören hayatlar yaşamamıza yardımcı oldular. “Şükretmek lazım!” dediğinizi duyar gibiyim. Ama hayat da geçiyor be dostlar. Ve sevmediği bir işi yapan bir insanın sevdiği bir hayat sürmesi ne yazık ki mümkün değil.

Üstelik şu da var. Eğer çok sevdiğiniz bir işi yapmıyorsanız, zaten çok da başarılı olamazsınız. Ancak idare eden bir performans gösterebilirsiniz tutku duymadığınız işlerde. Ve dolayısı ile çok para da kazanamazsınız zaten. Bakın Steve Jobs ne diyor bu konuda:

Posted @ QUOTEZ.CO“İşiniz hayatınızın büyük bir bölümünü doldurur ve ondan gerçekten tatmin  olmanın tek yolu harika bir iş yaptığınıza inanmaktır. Harika bir iş yapmanın ise tek yolu sevdiğiniz işi yapmaktır.

Eğer şimdiye kadar ne yapmayı çok sevdiğinizi bulamadıysanız aramaya devam edin. Razı olmayın. Bu bir yürek meselesi olduğundan, sevdiğiniz işi bulduğunuz anda anlayacaksınız.

Ve her mükemmel ilişkide olduğu gibi, sevdiğiniz işinizle ilişkiniz yıldan yıla güçlenecektir.

Bulana kadar aramaya devam edin. Razı olmayın!”

Kendi adıma şanslıyım değerli okurlarım.

Kabul, rüyalarımdaki işi yapmıyorum. Ben esasında gazeteci olmak istiyordum. Ailem sürüneceğimi düşündüğünden beni ODTÜ’de işletme okumaya ikna etti. Öte yandan insan ve şirket yönetmek, satış yapmaya çalışmak gibi hiç sevmediğim işlerden kurtulalı çok oldu. Ders vermeyi ise her zaman sevdim. Dolayısı ile temel geçim kaynağım sevdiğim bir işten.

Ama doğrusu bu ya, yazmayı daha da çok seviyorum. Dedim ya, ben zaten gazeteci olmak istiyordum.

(İlk 5 gününü hasta geçirdiğim) 2014’te daha az, sadece zevk aldığım konularda ve benim de bir şeyler öğrendiğim kişilere ders verme kararını bu nedenle aldım.  Bu kategoriye girmeyen dersleri de vermeyeceğim artık.

Boşa çıkan zamanımı ne mi yapacağım? Daha fazla yazacağım elbette. Blogumla daha çok ilgileneceğim. Aklımda iki kitap projesi var ne zamandır el atamadığım.  Bir de daha fazla seyahat yapacağım. Çok daha fazla seyahat.

Uzun lafın kısası şu; ben 2014 sevdiğim işlere zamanımın neredeyse tamamını ayıracağım. Artık sevmediğim hiç şeyi yapmayacağım, salaklığın alemi yok, ömür çabuk geçiyor.

Mesele sadece para değil dostlar. Sizin ki de olmamalı. Zararın neresinden dönersek kardır. Bana inanmıyorsanız aşağıdaki harika videoyu izleyin. Eğer ben sizi ikna edememişsem belki Alan Watts ikna eder. İyi seyirler ve iyi seçimler:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s