Kurtuluş Yok: Herkes Girişimci Olacak

033012_Cookie_Cutter_People_575x270-panoramic_15225Kesinlikle inanıyorum: Herkesin girişimci olması şart. Bu konuda Anna Vital tarafından yazılan ve fundersandfounders.com‘da yayınlanan harika bir makaleyi ve bir o kadar harika bir infografiği sizlerle paylaşıyorum.  İyi okumalar.

“Ben bir girişimciyim. Yalın ve net. günde 16 saat çalışıyorum. İşimi büyütmek için bir kişiyi daha işe alayım dediğimde ise bir sorunla karşılaştım, bir “çalışana” değil de bir “girişimciye” ihtiyacım olduğunu anladım.

Yeni bir çalışanın sigortasını ödeyecek gücümüz yoktu, onu yönetecek zamanı bulamayacaktık ve ona sabit bir maaş da sunamıyorduk. Bizim çelişkimiz şuydu: Yeni bir girişim (startup) çok sayıda belirsizlik içerir, oysa bir “çalışan” zaten belirsizliklerden kaçınmak ister.

Benim içine düştüğüm bu çelişkinin tüm iş piyasasına yayılmaya başladığına inanıyorum; üstelik artık sadece bizim gibi startuplar değil, büyük kurumlar da geleneksel çalışanları istemiyorlar.  Google’da geleneksel çalışanları istemiyor, küçük işletmeler de.

Peki onların yerine kimleri istiyoruz? 

Girişimcileri.

Ve şirketler girişimcleri işe almak için büyük çaba içinde olacaklar bundan sonra. İşte bu köklü eğilimin bazı ipuçları…

Büyük teknoloji şirketlerinin % 30’u startuplara tohum sermaye sağlamak kendi fonlarını kurmuş durumdalar. Yani kendi çalışanlarının inovasyon fikirlerini yeterli bulmuyor, doğrudan startuplarla çalışma imkanlarını arıyorlar.

 irketler çalışanlarının girişimcilik fikirlerine her zamankinden daha açıklar. Kurumsal girişimci anlamına gelen ” intrapreneur” terimi 1992’lere dayanıyor gerçi ama “hackathon”  gibi uygulamalar ya da çalışanların zamanlarının %20’sini kendi seçtikleri yeni fikirler üzerinde çalışmaya teşvik etmek gibi politikalar ancak son yıllarda çok yaygınlaşmaya başladılar.

Kısacası kurumsal girişimciler pek popülerler. O halde geleneksel çalışanları nasıl bir gelecek bekliyor acaba? Herkes bir girişimci olmalı mı hakikaten? Bu sorunun cevabı çok net: robotlar. Sadece kendine söyleneni yapan çalışanların robotlardan pek de farkı yoktur aslında. Ve bir robot gibi davranan çalışanlar kısa süre sonra ıskartaya çıkacaklar.

everybody1Örnek olarak bir uçak üretimi fabrikasını düşünün. Önünüzdeki seçenekler şunlar: 2 çalışanı yıllık 50.000$ maaşla işe alabilirsiniz ya da yılda 365 gün , kahve molası vermeden ve hiçbir kişisel sorun çıkarmadan 15 yıl boyunca hizmet edecek 250.000$’lık bir robot satın alabilirsiniz. Şaşırtıcı değil, robot sayılarında hızlı bir yükseliş var. Bugün dünyanın robot nüfusu yaklaşık 10 milyon. Güney Kore , endüstriyel robotlar kullanımında lider ve her 10000 insan çalışana 347 robot düşüyor.

Peki bu robotların iş performansları nasıl? 2030 yılına gelindiğinde robotların pek çok manuel işte insanlarla aynı veya daha yüksek bir performans gösterecekleri tahmin ediliyor. Yani pek çoğumuzun şu anda yaptığı işlerin 10 yıl sonra hala var olup olmayacağına ciddi bir şekilde kafa yorması lazım.

İyi haber şu ki robotlarda sadece insanlara özgü bir temel beceri bulunmuyor: Girişimcilik. Girişimciler insanların yaşadığı problemleri anlayan, onlar için yeni çözümler geliştiren ve sıfırdan değer yaratabilen yaratıklardır. Bu anlamda girişimciler tamamen rakipsizdirler ve robotların asla erişemeyecekleri bir güce sahiplerdir.

Peki ya siz girişimcilikten hiç hoşlanmıyor, sadece bir konuda uzmanlaşmış bir teknisyen olarak kariyerinizi devam ettirmek istiyorsanız. Belki de yaptığınız işin çok teknik olduğunu ve robotlar tarafından taklit edilemeyeceğini düşünüyorsunuzdur. Ne yazık ki pek gerçekçi değilsiniz. Çünkü tek rakibiniz robotlar değil, diğer “insanlar” da sizin rakibiniz olabilirler.

everybody2Öncelikle başka ülkelerde çalışan insanlar var. Onlar da işinizde sizin kadar uzman ve sizden çok daha düşük bir maaşa çalışmaya hazırlar. Özellikle de yaptığınız iş lokasyondan bağımsızsa (ki her gün daha çok iş teknoloji sayesinde “lokasyon bağımsız” hale geliyor) yabancı ülkelerden rakiplere hazır olmalısınız. Özellikle yazılım gibi hizmet sektörlerinde bunun çok sayıda örneği var. Mesela Rus yazılımcılar ABD’li rakiplerinin üçte biri maliyetine yazılım geliştirebiliyorlar. Hindistan gibi ülkeleri ise hiç sormayın bile…

Belki yaratıcılık yeteneğiniz sizi bu “işlerin girişimcileşmesi” (entrepreneurialization) saldırısından koruyabilir. Ne de olsa yaratıcılık robotların uzmanlık sahasından epey uzak. Ve Hintli birisinin sizin pazarınız için yaratıcı reklam fikirleri üretebilmesi de pek beklenen bir durum değil hala.

Ama orada da şu sorun var. Piyasada çok sayıda yaratıcı insan da bulunuyor. Ve bunlar kendi yaratıcılık hizmetlerini internet üzerinden kolaylıkla pazarlayabiliyorlar. Müdürünüz yaratıcılığınızdan memnun değilse pekala internet üzerinden fikirlerini sunmaya hevesli binlerce bağımsız tedarikçiye ulaşabilir. Bunun için rakibinizin yaratıcı işlerini sergileyebileceği bir bloğa ihtiyacı var sadece.

İşin özü şu. Hani işi yaparsanız yapın “fırsatlar” yakalamalı ve satış yapmalısınız. Buna da girişimcilik diyoruz zaten. Mesela bir avukatsanız, kurumunuza yeni müşteriler getiremediğiniz, yeni hizmet alanları ortaya koyamadığınız sürece bir girişimci değilsiniz demektir. 

Yandaki infografik söylemeye çalıştıklarımı çok iyi anlatıyor. Son sözüm şu: Siz siz olun girişimciliği biran önce benimsemeye ve öğrenmeye çalışın.”

2 thoughts on “Kurtuluş Yok: Herkes Girişimci Olacak

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s