Artık Rüyalarımızı Renkli Görüyoruz

BrainCircuitsDaha önceki bir yazımda beynin çok önemli bir özelliği olan nöreplastisite’den bahsetmiştim. Nöroplastisite, beynimizdeki sinir hücreleri arasında yeni bağlantıların kurulmasını, bu sayede hem yeni şeyler öğrenmemizi, hem de alışkanlıklarımızı değiştirmemizi sağlayan inanılmaz bir özelliği beynimizin.

Daha bir kaç yıl öncesine kadar hayatlarımızda olmayan teknolojik ürünlerin, beynimizin sinir ağlarını nasıl etkilediği ve neuroplastisite sayesinde beynimizi nasıl değiştirdiği konusunda oldukça ilgi çekici araştırmalar yapılıyor son zamanlarda.

Mashable  blogunda yayınlanan bir yazı, bu araştırmaların sonuçlarını derlemiş ve yeni teknolojilerin beynimiz üzerinde 8 temel değişikliğe neden olduğunu göstermiş. Ben yazıyı okuyunca teknolojik aletleri kullanma alışkanlıklarımı gözden geçirmeye karar verdim açıkçası, bakalım siz ne düşüneceksiniz?

1-Artık renkli rüyalar görüyoruz: 2008 yılında İskoç Dundee Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma evde siyah beyaz TV ile büyüyen 55 yaş üzerindeki insanların rüyalarını siyah beyaz gördüklerini, buna karşın renkli televizyonla büyüyen gençlerin rüyalarında gördükleri renkleri detaylı olarak anlatabildiklerini göstermiş. Amerikan Psikoloji Derneği’nin 2011’de yaptığı yeni bir araştırma da aynı sonuçları veriyor.

2-“Bir şeyler kaçırıyorum” fobimiz var: Amerika’lıların FOMO (fear of missing out) adını verdiği yeni bir fobi türü gelişmiş durumda beyinlerimizde.

Evimizde ailemizle birlikte sakin bir pazar günü geçirirken, sosyal medyada ekstrem sporlardan, dünyanın en ilginç kahvaltılarına kadar çeşitli deneyimlerini paylaşan arkadaşlarımızı görmek, “ya ben boş işlerle mi uğraşıyorum, millet neler yapıyor” diye endişenmemize neden oluyor. Matrak bir araştırma sonucu ise, arkadaşlarımızın yediği harika yemeklerin fotoğraflarını görünce, kendi yediklerimizi lezzetsiz bulma eğiliminde olmamız..

3-Bir de sahte “titreme” sendromu çıktı başımıza: Beyinlerimiz telefonlarımız çalmadığında bile çaldığını hissetmeye programlanmış durumda artık. 2012 yılında yapılan bir araştırma üniversite öğrencilerinin %89’unun en az iki haftada bir kez telefonları çalmazken çalıyormuş gibi hissettiklerini göstermiş. Daha da ilginci, pek çok insan bacağı kaşınınca telefonunun çaldığını sanıyormuş:)

4-Uyuyamıyoruz: Tablet bilgisayarınızdan bir şeyler okurken uyuya kalmak gibi bir huyunuz varsa hemen vazgeçmenizi tavsiye ederim. Sinirbilimciler bilgisayarlarlardan yayılan ışığın beynimizin ışık algılama yeteneklerini etkilediğini ve uyku hormonu salgılamasını engellediğini söylüyorlar. Sürekli bilgisayar ışığına maruz kalmak beynimize henüz gündüz olduğunu düşündürebiliyor, bu da uykuya dalmamızı engelliyor.

5-Hafızamız geriliyor: Sağolsun Google, neredeyse hiç bir bilgiyi ezberlememize gerek yok bugün; ne zaman bir bilgiye ulaşmak istersek kısa bir arama çalışması yapmak yeterli oluyor.

Gereksiz bilgileri ezberlemekden kurtulmak iyi tabii ama bu tembellik ne yazık ki hafızamıza önemli zararlar verebiliyor. Örneğin  2007 yılında yapılan bir araştırma teknoloji kullanıcısı gençlerin yakınlarının doğumgünleri, hatta kendi telefon numaralarını bile hatırlamakta zorluk çektiklerini göstermiş. Bugün pek çok insan GPS’leri olmadan yollarını bulamıyorlar. Durum oldukça vahim.

6-Daha iyi görsel becerilerimiz var: 2013’de yapılan bir araştırmaya göre bilgisayarda oynanan savaş oyunları karar verme ve görsel algılama yeteneklerimizi yükseltiyor. Özellikle de görsel verilere dayalı ani karar verme becerilerinde çok ciddi bir yükseliş söz konusu.

7-Kendimizi kontrol yeteneğimiz azalıyor: Öte yandan görsel verilere dayalı olarak hızlı karar verme yeteneklerimizdeki yükseliş, ani ve agresif hareket etmemize neden oluyor, sinirlerimizi kontrol etme güdülerimizi zayıflatıyor. Şiddete dayalı video oyunlarının insanları daha şiddete eğilimli hale getirdiğine dair de çokça kanıt var.

8-Daha çok fikir yaratıyoruz: Teknoloji sayesinde görsel ve yazılı çok sayıda bilgiye ulaşmak, beynimizin sürekli olarak uyarılmasını ve yeni bilgi parçacıklarını işlemesini sağlıyor.

Ayrıca sosyal medya platformları insanları videolar, resimler ve yazılarla televizyona göre çok daha güçlü bir karşılıklı etkileşime soktuğundan, yeni fikir yaratma olanakları da otomatikman artıyor. Ayrıca sosyal medya paylaşmayı teşvik ettiğinden,  insanların yeni fikirler oluşturup yayma isteklilikleri de artıyor. Şu da var; bilişim teknolojilerinin getirdiği verimlilik artışları sayesinde insanların daha fazla fikir üretmeye vakitleri de kalıyor.

Kaynak: http://mashable.com/2014/03/14/tech-brains-neuroplasticity/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s