Çocuğunuz “Oyuncu” Değil “Tasarımcı” Olsun

2003-11-26--Too_Many_ToysOyun, çocuk gelişiminin çok önemli unsurlarından birisi. Arkadaşları ile iletişim kurmaktan, pazarlık yapmaya, takım duygusundan, rekabete kadar pek çok alandaki gelişimin oyunla olan ilişkisi konusunda çok sayıda araştırma var.

Harvard Üniversitesi ve Time, Newsweek, The Futurist gibi saygın dergilerin yeni çalışmaları çocuklarımızın mevcut oyun alışkanlıklarının onları 21. yüzyılda başarılı olmak için gerekli becerilerle donatmadığını ortaya koyuyorlar ne yazık ki. Bunun temel sebebi ise çocuklarımıza aldığımız oyuncaklar gibi gözüküyor.

Herkes çocuğuna bir oyuncak alarak onu sevindirmekten keyif alır, kendisini iyi hisseder. Oyuncak pazarındaki hızlı gelişme çeşitliliği sürekli arttırdığından ve Çin sayesinde oyuncak fiyatları azaldığından bu konuda seçeneklerimizin bollaştığı ve ucuzladığı da bir gerçek.

Peki çocuklarımıza bu kadar çok oyuncak almak iyi bir fikir mi? Çok sayıda oyuncağa sahip olmak çocuklarımızın gelişimini nasıl etkiliyor, örneğin yaratıcılıkları üzerinde  nasıl bir rol oynuyor?

2007’de Howard Chudacoff tarafından yazılan “Children at Play” adlı kitap, bollaşan oyuncak seçeneklerinin oyunu “çocukların icat ettiği” bir aktivite olmaktan çıkarıp, yetişkinlerin onlar için “tasarladığı” bir faaliyete çevirdiğini iddia ediyor.

Howard Chudacoff’a göre seçenek bolluğu çocukların olmadık malzemeleri (örneğin tencereler, tavalar..) bir oyuncağa dönüştürme becerilerini öldürüyor, yaratıcılıklarını geriletiyor.  Hatırlatayım, Plato “Olanaksızlıklar icatların anasıdır” der.

Kendi çocukluğumda gazoz kapakları ile yaratabildiğimiz oyun çeşitlerini düşününce hem Chudacoff’a hem de Plato’ya hak vermemem mümkün değil. İçine daldığımız oyuncak bolluğu ise çocuklarımızı kendi oyunlarını “tasarlayan” yaratıcılar olmaktan çıkarıp, onları sadece başkaları tarafından tasarlanmış oyuncakların “oyuncusu” haline getiriyor diyebiliriz sanırım.

Yetişkinler tarafından tasarlanmış, kuralları önceden belirlenmiş ve belli bir şekilde davranmayı özendiren “gelişmiş oyuncaklar” yerine, çocukların serbestçe hayal kurup oyunlarını kendilerinin kurduğu “basit araçlara” yönelmek çocuklarımızı 21. Yüzyıla hazırlamak açısından çok daha anlamlı gözüküyor.

Böylece çocuklarımızın içlerindeki tasarımcıyı ortaya çıkarmalarına ve pasif bir oyuncu olma tuzağına düşmelerinden kurtulmalarına yardımcı olabiliriz.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s