İnovasyon “Departmanları” Neden İnovasyon Yapamazlar?

innovationdepBüyük kurumların düşünce yapısında organizasyon şemaları ve departman kutucukları ne kadar önemli bir yer kaplıyor, hayret…

Mesela bir kurum inovasyonu stratejik öncelik olarak belirlerse, ilk akla gelen bir inovasyon departmanı kurmak, departmana bir yönetici atamak ve acilen departmanın temel performans göstergelerini belirlemek oluyor.

Sanırım CEO’lar gözlerinin önünde bir organizasyon şeması kutucuğu olunca, inovasyonun birdenbire yeşereceğine, şirketlerinin sektörü sarsacak fikirler yaratmaya başlayacağına inanıyorlar.

Ne büyük yanılgı…

Tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki bu tip inovasyon departmanlarından radikal bir inovasyon çıkması imkansızdır. Mucizedir bile diyemiyorum, düpedüz imkansızdır.

İnovasyon departmanlarından çıksa çıksa şirketin ürün ve hizmetlerinde ufak tefek iyileştirmeler çıkabilir, oysa bugünkü rekabet ortamının daha radikal inovasyonlara ihtiyacı var.

Peki inovasyon departmanlarından neden radikal inovasyonlar çıkmaz, buyrun size üç temel sebep.

1-Özerklik:

Yerleşik şirket kültürü, çalışanlarını şirketin mevcut iş sahasının sınırlarında düşünmeye zorlar. Bulunan fikirlerin öncelikle şirketin mevcut ürünlerine, iş modeline ve müşteri portföyüne uygunluğuna ve onları nasıl desteklediğine bakılır. Eğer yeni fikir şirketin mevcut gelir modellerini tehdit ediyorsa fikir asla gerekli desteği bulmaz, hasıraltı edilir (Kodak’ın dijital fotoğraf makinasını bulması ama bir türlü geliştirmemesi örneğinde olduğu gibi).

Buna karşın gerçek girişimciler müşterinin bir problemini çözmeye odaklanırlar. Müşterileri ve pazarı anlamaya çok vakit ayırırlar. Fikirlerini basit prototiplerle dener, aldıkları geribildirime göre fikirlerini geliştirir, hatta zaman zaman tamamen değiştirirler. Bu denemeler ve değişiklikler için kimseden izin almaları da gerekmez. İnovatif fikirlerini geliştirmek ve başarıya ulaştırmak için ne gerekiyorsa onu yaparlar, onun dışındaki herşeyi gözardı ederler. Ayrıca fikirleri üzerine yoğunlaşmışken mesai saati, ofis idari düzeni gibi bürokratik sınırlamalardan da hiç etkilenmez, kendileri için en uygun zamanda ve mekanda çalışırlar.

2-Teşvik:

Şu bir gerçek ki insanlardan büyük bir getiri beklentisi olmadan büyük riskler almalarını beklemek anlamsızdır.

Oysa klasik inovasyon departmanı üyeleri şirketin maaşlı çalışanları olurlar. Eğer fikirleri başarılı olursa birdenbire zengin olma ihtimalleri olmadığı gibi, fikirlerini hayata geçirmezlerse fakirleşmezler de. Maaşlarını almaya devam ederler. Radikal inovasyonların gerektirdiği tam adanmışlık ve mücadelecilik böyle bir klasik maaş ortamında asla sağlanamaz.

3-Finansal Yapı:

Büyük kurumların finansal raporlama yapıları 3 aylık dönemler halinde kar-zarar raporlaması esasına dayanır. Öte yandan radikal bir inovasyon fikrinin bu kadar kısa bir sürede kara geçmesi neredeyse imkansızdır.

Ayrıca inovasyon departmanları kaynak alabilmek için şirketin yöneticilerini ikna etmek zorundadırlar. Bu da pek çok durumda ofis politikalarının devreye girmesini ve cilalanmış sonuçların süslü sunumlarla aktarılmasını gerektirir. Oysa gerçek girişimciler gerçek pazar koşullarına güvenir, fikirlerini çok sayıda yatırımcıya göstererek projelerini fonlamaya çalışırlar. Bu da onları politik olmaktan ziyade, fikirlerini gerçekten geliştirmeye odaklar.

Son Söz: Eğer sizin şirketiniz de bir inovasyon müdürlüğü filan oluşturmuşsa, bilin ki vasat inovasyonlara mahkumsunuz.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s