CEO’luk Ölmesi Gereken Bir Ünvandır

Paul Griffiths CEODün Apple Watch’in lansman toplantısında Tim Cook ve ekibini izlerken ne kadar az CEO’nun bu tür iddialı, gelişiminde bizzat rol aldıkları yenilikçi ürün, hizmet ve müşteri deneyimleri sunabildiklerini düşünmeden edemedim.

Bizim alıştığımız CEO’lar şirketlerinin karlılığından, büyümesinden, stratejilerinden bahseden sıkıcı toplantılarıyla ünlülerdir oysa. Esas işini harika ürünler, hizmetler ve müşteri deneyimleri tasarlamak olarak gören çok az CEO olduğunu düşünüyorum. Bu durumun tarihsel bir açıklaması da var.

CEO’nun açılımı Chief Executive Officer’dir. Sözlüklerde Executive kelimesinin anlamı “Yasaları, kuralları uygulama yetkisi olan” şeklinde verilmektedir.

Yani birisinin “executive” güce sahip olması, yasaları ve kuralları başkalarına uygulatma gücü taşıması anlamına gelir. Bu arada executive kelimesinin kökeni de “execution”dan, yani uygulamaktan gelir. Officer ise “memur” demektir.

Kulağa biraz kaba gelebilir ama işin özünde sermaye sahipleri CEO’ları kendi çizdikleri stratejileri uygulamanın memurları olarak görürler.

İşin patronu olan sermayedarlar CEO’lardan paralarını en iyi şekilde değerlendirerek kar getirmelerini beklerler. Nitekim, nice havalı CEO’nun karlılık hedeflerini tutturamadığı için bir sabah aniden kapıya konuverdiğini sıkça basından okuruz.

CEO’lar üzerlerindeki bu baskılar yüzünden uzun dönemli düşünmeye isteseler de pek ağırlık vermezler. Onların derdi her ay toplanan yönetim kurullarına ve üç ayda bir borsaya gönderilen finansal raporlara iyi “kar rakamlar” sunabilmektir. Çoğu CEO zamanının büyük bir kısmını bu toplantılara hazırlanmakla geçirir dersem abartmış olmam.

Bana kalırsa 20. yüzyıldan bugüne kadar yerleşmiş olan yukarıdaki CEO’luk anlayışının artık ölmesi gerekiyor.

Benim tezim şu: İnovasyonun inanılmaz hızlandığı, iş modellerinin birbiri ardına yıkıldığı günümüz iş dünyasında “uygulama memurlarına” değil, değişen müşteri ihtiyaçlarını okuyan, bu ihtiyaçlar doğrultusunda “harika” ürünler ve hizmetler tasarlayan, yeni iş modelleri ortaya koyan ve uzun vadeli düşünebilen “Tasarımcı Yöneticilere” ihtiyaç var.

Müşteriler için harika ürünler, hizmetler ve deneyimler yaratmayı bizzat kendisinin en önemli işi olarak görmeyen, zamanını işleri “idare” etmeye ayıran klasik CEO’ların başarısızlıklarına tanık olacağımız yepyeni bir çağa giriyoruz.

Vaktini sonu gelmez “idare” toplantılarında geçiren, hedef kovalamaktan nefesi kesilmiş “şef uygulama memurları” yerlerini tasarımcı düşünceye sahip, ürün ve hizmet tasarımına odaklanmış CDO’lara bırakmalılar artık. Yani Chief Design Officer’lere…

Ne dersiniz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s