İnovasyonda Ekosistem Teknolojiyi Döver

segway_tour_highİnovatif bir ürünün içinde kullanılacağı ortama “ekosistem” adını veriyorum. Ekosistem yasal düzenlemelerden, ekonomik gelişmelere, kültürel meselelerden, fizikse altyapı unsurlarına kadar çok çeşitli faktörleri içerir.

Herhangi bir inovasyon teknolojik olarak ne kadar üstün olursa olsun eğer içinde kullanılacağı ekosistemle uyumlu değilse başarısız olmaya mahkumdur. Ekosistemle uyumsuz bir inovasyonun müşterilerin arzuladığı bir ürün olması da makus kaderini değiştirmez.

Bu tezimle ilgili çok sayıda örnek verebilirim. Ama bir zamanlar mucize yolculuk çözümü olarak tanıtılan Segway’in başına gelenleri gözden geçirmek sanırım yeterli olacaktır.

Kendi içinde değerlendirdiğimize Segway bir teknoloji harikasıdır. Dünyanın ilk kendi kendine dengede durabilen, son derece kolay kullanılan (öne eğilince hızlan, arkana yaslanınca yavaşla) ve oldukça hızlı gidebilen bu kişisel taşıma aracı ne yazık ki arzuladığı talebi asla yakalayamadı.

Sebebi gayet basit: Ekosistemle uyumsuzluk.

İnsanlar yaklaşık 5.000 dolarlık fiyat etiketi ile piyasaya süren bu aracı günlük hayatlarında nasıl kullanacaklarına bir türlü karar veremediler.

Segway’in nereye park edileceği, arabanın bagajına nasıl sığdırılacağı, kaldırımda mı, yoksa yolda mı sürüleceği, otobüslere alınıp alınmayacağı gibi sorunlara net yanıtlar bulamayan tüketiciler bu mühendislik şaheserini satın almaktan imtina ettiler.

Tarih teknolojik olarak harika, ama uygulamada asla karşılık bulamayan icatlarla dolu. Siz siz olun inovasyon çabalarınızda sadece teknolojiye ve müşteri ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda ekosistemin gerçeklerine de odaklanın.

Yazar: Bora Özkent