CEO Dediğin İnovasyonla Dünyayı Değiştirir

(Platin Dergisinde Haziran’da Yayınlanan Yazım)

Geçtiğimiz günlerde elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın karizmatik CEO’su Elon Musk insanlık tarihinin akışını değiştirecek yeni icadını duyurdu: Powerwall (Güç Duvarı).

Powerwall evinizin duvarına asabileceğiniz şık ve kocaman bir pil. Gün boyunca binanızın çatısındaki solar panellerin toplayacağı enerjiyi depolamanıza yarayan Powerwall, solar enerjinin en büyük sorunu olan depolamaya pratik, ekonomik, herkesin kolayca kullanabileceği ve şık bir çözüm sunan devrimsel bir inovasyon olma iddiasında.

Musk Powerwall’un duyurusunu yapar yapmaz şirketi Tesla piller için ön sipariş toplamaya başladı. Montajla birlikte fiyatı 7.000 ABD dolarını bulan pilden ilk haftada 38.000 adet ön sipariş gelmiş bile. Tüketicilerin Musk’un vizyonuna olan güvenini işaret ediyor gibi bu inanılmaz istatistik.

Öte yandan teknoloji yorumcuları ve enerji uzmanları Powerwall’un enerji sektörü üzerine etkilerini yoğun bir şekilde tartışıyorlar. Powerall’un endüstride kullanılacak versiyonu olan daha yüksek kapasiteli Powerpack ile birlikte dünyanın güneş dışındaki tüm enerji kaynaklarına olan ihtiyacını yok edeceğini düşünenler var. Karşı cephede ise Elon Musk’un projesinin ekonomik fizibilitesini ve teknolojisinin güvenilirliğini sorgulayanlar yer alıyor.

Bir mühendis olmadığım ve ürünü test etme şansını bulamadığım için Powerwall’un verdiği sözü yerine getirip getiremeyeceğini bilmiyorum açıkçası. Beni asıl ilgilendiren Elon Musk’un ta kendisi. Çünkü günümüzde dünyayı değiştirmek ve daha iyi bir yer haline getirmek konusunda Elon Musk kadar iddialı başka bir CEO’ya rastlamak mümkün değil.

Akademik kariyerinde Wharton, Stanford gibi harika üniversitelerde ekonomi, işletme, fizik, uygulamalı fizik ve malzeme biliminde dereceleri bulunan Musk “insanlığın geleceğini en çok etkileyecek sorunlardan oluşan” üç alan tespit etmiş öğrencilik yıllarında. Bu alanlar internet, temiz enerji ve uzaymış. Musk’un girişimcilik serüveni de bu alanlarda şekillenmiş zaten.

Önce PayPal’i kurup çevrimiçi ödeme pazarında devrim yapan Tusk, bir dolumla 250 mil gidebilen Tesla otomobilleri ile otomobil sektörünü derinden etkiledi, etkiliyor. Bir diğer girişimi olan SpaceX ise roket teknolojileri üzerinde odaklanıyor. Musk uzayda istasyonlar kurmaya başlayan SpaceX sayesinde insanlığın Mars’a yerleşebileceğini iddia ediyor.

İnanıyorum ki ABD’yi süper güç haline getirenler Elon Musk gibi dünyayı değiştirme iddiasındaki girişimcileri ve CEO’ları. Musk de Henry Ford, Thomas Edison, Nikola Tesla, Bill Gates, Steve Jobs, Sergey Brin ve Larry Page gibi büyük değişim ve inovasyon yaratıcılarının arasında yer almayı hak ediyor.

Eğer bu çığır açan girişimciler ve CEO’lar olmasalardı otomobilden, elektriğe, cep telefonlarından, bilgisayarlara ve internete kadar pek çok alan bugünkü gelişmişlik seviyesine ve dolayısı ile ABD bugünkü devasa gücüne erişemeyecekti.

Peki ülkemizden niye bu kadar büyük iddia sahibi, inovasyonla dünyayı değiştirmeye odaklanmış girişimciler ve CEO’lar çıkmıyor? Neden biz girişimcilerimizden ve CEO’lardan büyük inovasyon projeleri, dünyayı değiştirecek iş fikirleri veya olağanüstü ürün tasarımları dinleyemiyoruz?

İnovasyonda pek de başarılı olmayan ülke performansımızın tüm sorumluluğunu girişimcilere ve CEO’lara yüklemek adaletsizlik olur elbette. Ülkenin ekonomik, siyasi ve idari ekosistemi, sermaye piyasalarının gelişmişliği, toplumsal kültür, eğitim sistemi ve istikrar gibi pek çok unsur ABD’nin bu olağanüstü girişimcilere ve CEO’lar ev sahipliği yapmasının başlıca nedenleri arasında. Bu alanlarda Türkiye’deki şartların harika olduğunu söyleyemeyiz açıkçası.

Öte yandan Musk’un eğitim hayatını inceler ve bunu bizim yöneticilerimizinki ile karşılaştırırsanız, ortada ciddi bir kişisel gelişim sorunu olduğunu kolayca görebilirsiniz. Ekonomi, işletme, fizik, uygulamalı fizik ve malzeme biliminde lisans ve lisans üstü derecelere sahip Musk’un zihninde inovasyonun önünü açan yepyeni bağlantıların kurulması çok doğal değil mi?

Bir eğitim şirketi sahibi ve üniversite öğretim görevlisi olarak üst yöneticilerimizin kendi eğitimleri ve kişisel gelişimleri ile yeterince ilgilenmediğini üzülerek gözlemliyorum. Bizim iş hayatımızdaki algı üst yöneticilerin eğitiminin tamamlandığı yönünde. O nedenle de Elon Musk gibi inanılmaz zengin bakış açısına, bilgi birikimine ve inovasyon yapabilme kapasitesine bağlı yöneticilere biz de pek rastlamıyoruz.

Dünyayı değiştiren girişimcileri ve CEO’ları tipik yöneticilerden ayırt eden bir diğer unsur da güçlü misyon duygularında yatıyor.

Onlar sadece işlerini düzgün yapıp, yıl sonu hedeflerini tutturarak ceplerine yüklü primler indirmekle yetinemiyorlar. Onlar gördükleri büyük problemlere çözümler getirmek, insan hayatını iyileştiren harika ürünler tasarlamak arzusuyla yanıp tutuşuyorlar. Bu arzu onlara zorlu inovasyon denemelerine kalkışma, cesur denemeler yapma ve büyük hayallerinin peşinde koşma enerjisini veriyor.

Elon Musk “Eğer bir şey yeterince önemliyse, koşullar size karşı olsa bile, onu yapmalısınız” diyor bir söyleşisinde. Türkiye’nin ve bölgenin devasa ekonomik, insani ve altyapısal sorunlarına büyük, cesur ve iddialı çözümler gerekiyor. Bizim de Elon Musk gibi önemli gördüğü sorunların üzerine cesurca yürüyen CEO’lara ve girişimcilere ihtiyacımız var. Ne dersiniz, siz onlardan birisi misiniz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s