İnovasyonu Müşterilerinizle Birlikte Yapmak

İnovasyonu müşterilerin çözülmemiş ya da yeterince iyi çözülmemiş problemlerine yönelik ürün ve hizmetler tasarlamak şeklinde tanımlıyorum Adım Adım İnovasyon adlı kitabımda.

E madem ki yeni ürün ve hizmetleri müşteri problemlerine yönelik geliştirmek gerekiyor, o halde müşterilerin fikirlerine başvurmak, problemlerini ve belki de çözüm önerilerini direkt onlardan dinlemek gayet akıllıca gözükmüyor mu size de?

İnovatif fikirlerin doğrudan müşterilerden alınmasına literatürde “Açık İnovasyon” deniyor. Şirketlerin müşterilerden fikir toplamalarına yönelik acikinovasyon.com gibi harika bağımsız platformlardan hizmet almak mümkün olduğu gibi, şirketler kendi içlerinde de bu tür sistemleri kurabilirler.

My Starbucks Idea (Benim Starbucks Fikrim)” belki de müşteri inovasyonunun en ünlü örneklerinden birisi. Starbucks bu platform sayesinde müşterilerinden yeni ürünler, mağaza deneyiminin iyileştirilmesi ve sosyal sorumluluk projeleri ile ilgili on binlerce fikir toplamış bugüne kadar.

Alınan fikirlerden yola çıkılarak içecekleri teslim etmek için Postmates ile birlikte çalışmak, dükkanlarda enerji tasarrufu yapmak için LED ışıklandırma kullanmak, öğle yemeklerinde dürüm sunmak gibi pek çok fikri uygulamaya geçirilmiş. Elbette her fikir hayata geçiriliyor diye bir şey yok. Toplam hayata geçme yüzdesinin %3’ler civarında olduğu tahmin ediliyor. Öte yandan bu hiç de kötü bir oran değil inovasyonun ne kadar zorlu bir yolculuk olduğunu düşünürseniz.

Starbucks müşterilerine hangi fikirlerin incelendiğini, hangilerinin piyasaya sürüldüğünü ve hangilerinin test edilip, başarısız olduğunu şeffaf bir şekilde açıklamaya, onların güvenini asla sarsmamaya büyük özen gösteriyor. Ne de olsa eğer insanlardan fikirlerini paylaşmalarını istiyorsanız size güvenmelerini sağlamak çok önemlidir.

Bir başka örnek olan FedEx’in açık inovasyonu kullanma şekli Starbucks’dan oldukça farklı. FedEx Amerika’da klasik kurye işlerinin dışında, organ bağışçıları ve hastalar için canlı doku ve organlar gibi değerli kargoların teslimini de yapıyor. Tabii organın zarar görmeden mükemmel durumda teslimatı zorunlu olduğundan operasyonlarda çok özel bir hassasiyet gerektiriyor.

FedEx organ nakli süreçlerini mükemmelleştirmek için cerrahlar, hastalar ve tıbbı cihaz tedarikçileri ile birlikte çalışarak nakil sırasında kutuları açıp kontrol etmeden, doku ve organların mükemmel durumda teslim edildiğinden emin olmanın yollarını araştırmış. Müşterilerden gelen fikirlerle paketin konumunu, barometre basıncını, ısısını, ışığa maruz kalma oranını ve nem oranını takip eden Sensaware isimli bir ürün geliştirilmiş. FedEx bugün Sensaware’i sadece organ naklinde değil, hava-uzay gibi başka sektörlerde de müşterilere sunuyor.

Starbucks ve FedEx müşterilerinin fikirlerinden yararlanarak hem onlara daha iyi ürün ve hizmetler sunuyorlar hem de kendi satış ve karlılıklarını arttırabiliyorlar. İnovasyon için kurumların dört duvarın dışına çıkıp daha fazla fikir, yorum ve geri bildirim elde etmelerinde sonsuz fayda var.

Peki siz organizasyonunuzu geleceğe hazırlamak için kendi açık inovasyon uygulamanızı ne zaman başlatacaksınız?

Yazı İçin Yararlandığım Kaynak: http://www.forbes.com/sites/jacobmorgan/2015/07/29/the-5-types-of-innovation-for-the-future-of-work-pt-2-customer-innovation/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s