Sürtünmesiz Dünyaya Hazır mısınız?

Free_body.svg.png

(Bu Yazım Platin Dergisi Şubat Ayı Sayısında Yayınlanmıştır)

Bilginin, sermayenin, insan kaynaklarının önlerinde hiçbir engel olmaksızın akmasını ve müşterilerle tedarikçilerin aracısız, direkt ilişki kurmasını sağlayan bilgi teknolojisi devrimleri 21. yüzyılda çok daha sürtünmesiz bir hayatın müjdesini veriyorlar.

En azından sürtünmesiz dünyaya hazır olanlar için.

Bir süre önce ünlü elektrikli araç üreticisi Tesla’nın başına gelenler sürtünmesiz dünyanın neye benzeyeceği konusunda ipuçları sunar nitelikte.

Arka arkaya iki Tesla otomobilinin otoyollarda altlarını zemine sürtmesi sonucunda çıkan yangınlarda kül olması Tesla fanatiklerini ve şirketin yöneticilerini endişelendirirken, devletin müfettişlerini de harekete geçirir. Ne de olsa araçlarda apaçık bir tasarım hatası görünmektedir.

Sürtünmeli dünyanın klasik otomobil üreticileri için bu yaşanan tam bir kabus senaryosudur, çünkü binlerce otomobilin geri çağrılması ve tasarımlarının değiştirilmesi (mümkünse elbette), bunun için de milyarlarca dolarlık maliyete katlanılması gerekir. Markanın zedelenmesi ve müşterilerin güven kaybı da işin cabası.

Lakin bilişim teknolojilerinin gücünü diğer tüm otomobil üreticilerinden çok daha fazla kullanan Tesla, bu zorlu süreci inanılmaz derecede kolay, tabiri caizse sıfır sürtünmeyle atlatır. Hatta sadece atlatmakla kalmaz, markası için inanılmaz bir şova çevirir.

Nasıl mı? Anlatayım.

Tesla otomobillerini aslında birer yürüyen bilgisayar olarak nitelendirsek hiç de yanlış olmaz. Otomobilin her yerinde bulunan sensörler araçtan sürekli olarak bilgi topladıkları gibi, kullanılan mekatronik unsurlar sayesinde otomobilin bilgisayarı araca fiziksel müdahalelerde de bulunabilir.

Ayrıca internet üzerinden Tesla merkezi ile iletişim kurabilen otomobile tıpkı cep telefonunuzda yapabildiğiniz gibi yazılım güncellemeleri yükleyebiliyorsunuz. Yanan otomobillerdeki tasarım hatasını belirleyen Tesla yöneticileri, otomobillere bir yazılım güncellemesi göndererek sorunu kolayca çözdüler nitekim.

Artık Tesla’lar otoyollarda belli bir hızın üzerine çıktığında otomatikman yerden bir kaç santim yükseliyorlar ve yazılım güncellemesini otomobillere kolayca yükleyen Tesla müşterileri, güven içinde araçlarını kullanabiliyorlar.

Sürtünmesiz dünyaya hoş geldiniz!

Aslında Tesla’nın müşterilerine sağladığı bu sürtünmesiz deneyim, markanın sürtünmesiz olarak büyümesini de destekliyor.

Örneğin Türkiye’de Tesla henüz resmen temsil edilmiyor. Gelgelelim geçenlerde tanıştığım bir Tesla sürücüsü bunu kendine hiç de dert etmiyor gibiydi.

“Abi servisini ne yapıyorsun?” dediğimde cevabı beni şaşırttı: “Aracın motoru içten yanmalı olmadığı için yağ, su, bakım gerektirmiyor, tıpkı bir buzdolabı gibi çalışıyor” dedi. Ayrıca araç internet üzerinden Tesla merkezine bağlanabildiği için oradan da aracın sürekli olarak takip edilerek gerekli önlemleri alması sağlanabiliyormuş.

Sürtünmesiz dünyaya ayak uyduran şirketlerin elde ettikleri ekonomik sonuçlar da inanılmaz.

Tam bir 21. yüzyıl şirketi olan Tesla sabit kıymetlerine yaptığı her bir dolar yatırım için 11 dolar, her bir çalışanı başına da 2.9 milyon dolar piyasa değeri üretiyor. Bilişim teknolojilerini Tesla kadar etkin kullanamayan General Motors şirketinde ise aynı değerler sırasıyla 1.85 ve 240.000 dolar. Arada neredeyse on kat fark var.

Sürtünmesiz dünya şirketlerinin klasik işletmelere göre bu kadar değerli olmasının nedenleri arasında bilgiye derin hakimiyet sayesinde verimlilikte artış, satış sonrası hizmetlerin devrimsel düşük maliyetlerle yönetilmesi gibi unsurlar bulunuyor.

Ama en önemlisi bu firmaların bilişim teknolojileri sayesinde müşterilerini çok iyi tanımaları, müşterilerinin ürünlerini kullanırken yaşadıklarını anında takip etmeleri ve bu sayede de gerek ürünlerini gerekse hizmetlerini sürekli olarak mükemmelleştirmeleri yatıyor.

Yirmibirinci yüzyılın sürtünmesiz şirketleri inanılmaz bir müşteri sadakatine ve kulaktan kulağa pazarlama avantajına da sahipler. Sürtünmesiz dünya şirketlerinin büyüme potansiyelleri durdurulamaz gibi görünüyor.

Örneğin Tesla yakın zamanda yapılan yazılım güncellemeleri ile müşterilerinin araçlarına kendi kendine park etme özelliği ve sürücüsüz yolculuk gibi unsurları ekleyiverdi. Sürekli olarak iyileşen bir ürünle sürtünmesiz dünyanın klasik ürünleri nasıl başa çıkabilirler ki müşterilerinin gözünde?

Peki siz ne yapmalısınız kendinizi ve şirketinizi sürtünmesiz dünyaya hazırlarken?

Bence hangi sektörde olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın kendinize sormanız gereken soru gayet basit: “Acaba Google, Tesla, Apple gibi 21. yüzyıl şirketleri benim sektörüme girselerdi işe nasıl bakar, bilişim teknolojilerinden yararlanarak müşterilerini hangi sürtünmelerden kurtarır, müşterileri ile direkt bir ilişkiyi nasıl kurar ve onlara özelleşmiş hizmetleri nasıl sunarlardı?”

Sizin bu soruya yanıtınız ne?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s