Bilgisayarlar İnsanları Yenecekler mi? Muhtemelen Evet

artificial intelligence

(Bu makalem Platin Dergisi Temmuz 2016 sayısında yayınlanmıştır)

İnsanlıkla savaşan süper akıllı bilgisayarlar bilim kurgu filmlerinin vazgeçilmez temalarından. Ünlü yönetmen Stanley Kubrik’in kült eseri “2001:A Space Odyssey” filminde HAL isimli bilgisayardır bu role soyunan ve insanlığın başına olmadık çoraplar ören mesela.

Peki acaba bilim kurgunun öngördükleri gerçekleşecek mi? Bilgisayarlar insan zekasını yenebilecek, hatta kafaları attığında insanlarla savaşacak güce kavuşabilecekler mi? Suni zeka teknolojisinde son dönemde yaşanan inanılmaz gelişmeler bu karamsar gelecek senaryolarının gerçekleşebileceğini gösteriyor açıkçası.

Örneğin Google tarafından tasarlanan AlphaGo isimli suni zeka sistemi, strateji oyunu GO’da dünya şampiyonu Lee Se-dol’ü 4-1 yenmeyi başardı geçenlerde. Tıpkı satrançta olduğu gibi kazanmak için şansın hiç rol oynamadığı bu müthiş strateji oyununda suni zekanın insanı yenmesinin çok önemli sonuçları var.

Belki hatırlayanlarınız olur; ta 1997 yılında IBM’in Deep Blue isimli programı o dönemin dünya satranç şampiyonu Garry Kasporov’u yenmişti. Ancak uzmanlar GO oyunundaki bilgisayar galibiyetinin çok daha önemli bir değişimin öncüsü olduğu konusunda hemfikirler. Bunun sebebi “Polanyi Paradoks’u” adı verilen insan zekasıyla ilgili tuhaf bir fenomen.

Bir bilim adamı olan Michael Polanyi’nin ortaya attığı bu paradoks, insanların anlatabildiklerinden fazlasını bildiklerini iddia ediyor. Bir insanın yüzünü nasıl hemen tanıyabildiğimizi ya da karmakarışık trafikte otomobilimizi nasıl sürebildiğimizi açıklayamıyoruz örneğin. Ama bu görevleri beynimiz kolaylıkla başarıyor. Aynı şekilde GO oyununun ustaları da rakiplerini yenebiliyor ama onları galibiyete götüren stratejiyi nasıl geliştirdiklerini açıklayamıyorlar.

Fatura kesmek, bilet rezervasyonu yapmak ya da indirim fırsatlarını takip etmek gibi faaliyetlerimizi nasıl gerçekleştirdiğimizi kolayca anlatabildiğimiz için birer yazılıma dönüştürülebildiler programcılar tarafından bugüne kadar.

Ama GO oyunu örneğinde olduğu gibi, nasıl yapabildiğimizi anlatamadığımız becerilerimizi yazılım diline aktarmak bilgisayarların ancak kendi kendilerine yapabilecekleri bir şey.

Bir başka deyişle, bilgisayarların nasıl yapabildiğimizi anlatamadığımız şeyleri yapabilmeleri için tıpkı insan zekası gibi öğrenme yeteneklerine sahip olmaları gerekiyor. Buna “Derin Öğrenme” adı veriliyor.

IBM satrançtaki galibiyetini suni zekaya ya da derin öğrenmeye değil muhteşem işlem gücüne borçluydu. Milyonlarca satranç maçının oyun bilgileri ile donatılan Deep Blue en iyi alternatif hamleyi seçmek konusunda insanoğlundan çok daha hızlıydı. Oysa GO oyununda herhangi bir anda yapılabilecek hamle sayısı sonsuzdur ve en hızlı bilgisayarlar bile bu sonsuz alternatifin içinden hangisinin doğru olduğunu hesaplayamazlar.

AlphaGo’nun muhteşem galibiyeti işlem gücüne değil, kendi kendine öğrenme yeteneğine bağlıdır. İzlediği milyonlarca GO maçı sayesinde AlphaGo kendi kazanma stratejilerini kendisi geliştirdi. Derin Öğrenme yeteneği sayesinde Deep Mind insanların anlatamadıkları şeyleri kendi kendisine öğrenme becerisini kazandı.

İnsanlar öğrenirken beyinlerindeki nöronlar arasında yeni bağlantılar kurar ve bu bağlantıları deneme-yanılma süreçleri ile güçlendirirler. Derin Öğrenme süreçlerinde bilgisayarlar insanların bu yeteneğini taklit eder ve milyarlarca yeni bağlantıyı deneyerek hangi durumda nasıl davranmaları gerektiğini saptarlar. AlphaGo kendi kendisine milyonlarca GO maçı yaparak tıpkı bir insan gibi beyninde yeni nöral bağlantılar kurmayı becerdi.

İnanılmaz değil mi?

Derin Öğrenme’nin bilgisayarların gücünü ne kadar arttırabileceğini henüz bilmiyoruz açıkçası. İnsan zekasının başarabildiği muhteşem şeylerin ne kadarını bilgisayarların kendi kendilerine öğrenebileceklerini önümüzdeki yıllarda göreceğiz. Ama bugün bile ses tanıma sistemlerinden, bankacılık işlemlerinde yolsuzluk tespitine, insan yüzünü tanımaktan, sürücüsüz otomobillere kadar pek çok alanda suni zekanın somut başarılarını görüyoruz.

Gelecek neler getirecek ben de en az sizler kadar merak ediyorum.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s