Avatar, Titanic, Olağanüstü Başarı, Olağanüstü Emek, James Cameron…

Avatar ve Titanic gelmiş geçmiş en çok gişe hasılatı yapan iki film olma özelliklerini koruyorlar hala. Avatar 2.8 Milyar dolarlık, Titanic ise 2.2 Milyar dolarlık hasılatlara ulaşmış muazzam başarı hikayeleriler. Özellikle Titanic’in ne kadar eski bir film olduğunu düşünürsek başarısını daha da çok takdir edebiliriz.

Pek bu iki dudak uçuklatıcı derecede başarılı filmin ortak özellikleri ne? Yönetmenleri James Cameron tabii ki. Daha doğrusu James Cameron’un kişiliğinde somutlaşan olağanüstü çalışma, detaylara inanılmaz özen ve yaratıcılığın sınırlarını zorlama tutkusu…

Bu aralar ilgiyle okuduğum Hikaye Tasarımı (Daren McColl & Gaston Legorburu / MediaCat) adlı kitapta Cameron’un Titanic ve Avatar’ın üretimi sırasında yaptıklarını öğrenme şansını buldum ve hem kendisine hem de filmlerine saygım daha da arttı.

1912 yılında batan Titanik’in hikayesini izleyicilerin sanki kendileri yaşamışlar gibi hissetmeleri için Meksika’da 17 milyon galonluk bir su tankı ve Titanic gemisinin 775 fitlik (yaklaşık 220 metre) bir maketinin bulunduğu bir stüdyo inşa edilmiş.

Her şeyin aslına uygun olmasını isteyen Cameron, Titanik’in kalıntılarını incelemek için Kuzey Atlantik sularında özel geliştirilmiş denizaltılarla 1997 yılında 2.5 mil (yaklaşık 4 KM) derinliğe dalmış. Hem de 33 kez.

Cameron Titanik’te geminin ünlü kaptanı Smith’den daha fazla zaman geçirmiş desem sanırım çabanın yoğunluğunu daha iyi anlarsınız. Cameron gemi ziyaretleri ve çekimleri için özel mini robot/araçlar da icat etmiş bu arada.

Avatar filminde ilk kez seyircilerin karşısına çıkan hareket yakalama (motion capture) teknolojisi de Cameron’un öncülüğünü yaptığı bir icatmış.

Avatar’ın karakterlerini yaratan ekip hayvan biyolojisi ve anatomisi ile ilgili yüzlerce kitap okumuş, karakterlerin gerçekçi gözükmesi için kaplumbağanın kabuğundan, guguk kuşunun gagasının altındaki bölgeye ve sarı kurbağaların zehrine kadar her şeyin estetik dokusunu ve verdiği hisleri veren kitapları bile incelemişler.

Anlayacağınız olağanüstü başarının, sektördeki oyunun kurallarını değiştirmenin tek kuralı var hala: Olağanüstü çalışmak. Gerisi hikaye.

Recep İvedik iğrençliğinin titrettiği ülkemizde Cameron hakkında yazdıklarım ne ifade eder bilemedim, ama yine de yazmadan geçemedim işte.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s