Bazen Durun, Rüyalara Dalın, Kendinizle Baş Başa Kalın!

İş hayatında koşuşturma hiç bitmez.

Hele hele kurumsal dünyada, toplantıların, sunumların, proje terminlerinin sonu gelmez. Bu tür koşuşturmalı bir hayat yöneticiler tarafından sürekli teşvik de edilir, kimse etrafta boş gözlerle hayallere dalmış insanlara görmeyi istemez.

O yüzden de şirketlerden Einstein’lar çıkmıyor ya zaten; kimsenin hayal kuracak, kendinle baş başa kalacak zamanı yok.

Oysa çok sayıda araştırma ve ünlü inovasyon hikayesi büyük yaratıcı fikirlerin insanların hayal kurduğu, kendileri ile baş başa kaldığı , doğada sakin sakin yürüyüş yaptığı zamanlarda ortaya çıktığını gösteriyor.

Einstein gündüzleri bile hayal kurmaya vakit ayıran şahane yaratıcılardan. Modern fiziğin temellerini atan “izafiyet teorisi” onun gündüzleri bile hayal kurmasının sonucunda ortaya çıkıyor mesela.

Einstein bir ışık hüzmesinin üzerine binip tıpkı yolculuk yapmanın neye benzeyeceğini hayal etmeye çalışıyor bir gün.

Kendisi de ışık hızı ile aynı hızda seyahat ediyor olacağından ışık hüzmesinin kendisine donmuş ve hareketsiz gözükeceğini tahmin ediyor. Belki bu hayali kurduğu anda Einstein ne kadar önemli bir buluş yaptığının farkında bile değildi. Sonrasını ise tarih yazıyor.

Ünlü girişimcilerden, mucitlere ve sanatçılara kadar, yaratıcı fikirleri ile ünlü tüm oyun değiştiricilerin kendilerine, hayallerine ve düşüncelerine zaman ayırmak konusunda ritüelleri var. Mesela Steve Jobs uzun yürüyüşleri ile çok meşhur.

Hadi, kendinize zaman ayırmanın yolunu bulun hemen. Haftada bir kaç saati kendi başınıza, hayallerinizle, düşüncelerinizle baş başa geçirmenin tadına bir varın, bir daha asla vazgeçemeyeceksiniz. Yoksa oyunu değiştirmeniz mümkün değil zaten.