Dini İnançlarınız Robotlarla İlişkinizi Etkiliyor

MjE1NzM3NgJaponya yılda 310.000 adet ile dünyanın en büyük robot üreticisi. Honda ve Toyota bu alandaki en büyük üreticiler, otomobil endüstrisinde geliştirdikleri mekanik ve elektronik know-how’u robotlara aktarıyorlar.

Japonya’ya gittiğimde Japonların robotumsu davranışlarını gözlemlediğimden şaşırmadım açıkçası bu alandaki başarılarına, kendilerini robotlara en yakın hissedebilecek millettir kendileri.

Japonya’nın robot üretiminde bu kadar hızlı gitmesinin teknolojik bilgi birikimi dışında iki ilgi çekici nedeni daha var ama.

Birinci neden yaşlı nüfustaki hızlı artış.

Artan yaşlı nüfus 2025’de 4 milyon civarında “yaşlı bakıcısı” ihtiyacı doğuruyor. Oysa halen sadece 1.5 milyon civarı bakıcı var. Çok sıkı göçmen politikalarından dolayı yaşlı bakıcısı açığını çözmenin tek yolu robotlardan geçiyor Japonya için. Robot geliştirme faaliyetlerinin çoğu bu alana odaklanmış durumda.

Isaac Asimov Robot’u yazarken yaşlıların altlarını değiştiren, kendilerini yalnız hissetmemeleri için onlara sarılan yufka yürekli tenekeler hayal etmemiştir sanırım. Geleceği öngörmek her zaman zor birader.

Japonların robotlarla aşklarının ikinci %80’inin inandığı Şintoizm dini. Şintoizm temelde animist bir din. Animizmde sadece canlıların değil, cansız varlıkların da ruha sahip olabileceklerine inanılıyor. Pek çok insanın bile ruhsuz olduğuna inanan benim gibiler için hazmı biraz zor bir inanç tabii.

Japonlar robotların yaşlılarla ilgilenmesini işte dinlerinin animist temelinden dolayı oldukça doğal karşılıyorlar. Robotların da ruh sahibi olmasına inanmaları onların içini rahatlatıyor sanırım.

Başta Çin ve Kore olmak üzere uzakdoğu ülkelerinin robot üretiminde batılı rakiplerinden daha ileri olması da bu duruma dayandırılıyor. Bu ülkeler de farklı dini inançlar olsa da, animizm ortak tema. İnsanlarının acayiplikleri de Japonlara benziyor tabii.

Semavi dinlere tabii insanlar arasında ise cansız varlıkların ruhu olmadığına inanılıyor. O yüzden robotlar soğuk makinalar olarak algılanıyor, insanlarla iletişim halinde, onlarla özel ve derin ilişkiler içinde olmaları istenmiyor pek.

Örneğin çok robot üretmelerine rağmen Almanlar robotları sadece endüstride kullanılıyorlar.

Bizim robotlarla nasıl bir ilişkimiz olacak hiç bilemiyorum. Ortalama bir Türk ailesi için yaşlıları bırak robotlara, bakım evlerine emanet etmek bile ayıpken hele. El alem ne der sonra: “Hayırsız evlat anacıklarını robotlara teslim ettiler!”

Yakın zamanda ortadoğuda yapılan bir araştırma robotların bulaşık yıkamak gibi ev işlerine yardımcı olabilecekleri ama onlarla daha derin ilişkilerin istenmediğini ortaya koymuş bu arada.

Robotların kullanımı yaygınlaştıkça çok sayıda yeni sosyolojik, dini ve felsefi soruya yanıt aranacak gibi gözüküyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s