Sizin Üst Yöneticileriniz de Birer Luddist Olmasın Sakın?

Luddistler 19. Yüzyılı’ın başlarında İngiltere’de gerçekleşen sanayi devrimine -zaman zaman şiddete de başvurarak- karşı çıkan ve bir ara büyüklüğü yüzleri bulan ciddi bir silahlı güç haline gelen bir topluluğun üyeleridir. Bugün de yeni teknolojilere direnenlere Luddist deniyor.

Sanayi devrimi öncesinde hayatlarını dokuma ve tekstil endüstrisinden kazanan zanaatkar ve işçilerden oluşan Luddistler, buhar makinalarının yol açtığı değişikliklerden hiç hoşnut değillerdi. Yeni teknolojiler sayesinde artık onlar gibi çalışanlara ihtiyaç duyulmuyor, vasıfsız işçiler yerlerini alıyordu.

Buhar makinalarını imha eden ya da bunları kullanan fabrikalara zarar veren Luddistler, bir ara protestolarının şiddetini o kadar ileri götürmüşler ki, yaptıkları idam cezası gerektirecek suçlar olarak tanımlanmaya başlanmış.

Bugün dijitalleşmenin getirdiği devrimsel değişimler karşısında üst yöneticiler belki şiddete başvurmuyorlar. En azından şimdilik. Ama değişimi yavaşlatmak ve dipten gelen dalganın etkinliğini kırmak için de ellerinden geleni de artlarına koymuyorlar açıkçası.

Evet, doğrudur, kurumsal dünyada inovasyon ve dijitalleşme projelerinden geçilmiyor, ama iş zülfikara dokunan ciddi yeniliklere gelince külahlar değişiliyor bir anda.

Alçak gönüllü yeni ürünler geliştirmekte, müşteri deneyimini biraz iyileştirmekte, dijitalleşme ile verimliliği bir adım yükseltmek de kimse bir beis görmüyor. Ama mesele mevcut iş modelini yıkacak, yepyeni pazarlar yaratacak, gerçekten radikal inovasyon ve dijitalleşme projelerine gelince üst yöneticiler tam siper alıyor, “şimdilik alt dallardaki meyveleri toplayalım” babında korkak teraneler okumaya başlıyorlar. Defalarca tanık oldum bu fenomene.

Aslında üst yöneticilerin bu Luddist direnişini anlayışla karşılamak lazım.

Ne yazık ki çoğu üst yönetici yeni teknolojilerden korkuyor, yetenek ve beceri setleri bu teknolojilerin gerektirdiği yeni liderlik özelliklerine uygun değil çünkü. Liderlik ve yöneticilik alanında şimdiye kadar öğrendiklerilerinin bir işe yaramadığı, girişimcilik, risk alma, deneycilik gibi repertuarlarında olmayan becerilerin öne çıktığı yeni iş dünyasına adapte olamıyorlar şirketlerin üst mevki sahipleri.

Ne mi olacak bu işin sonu?

Her devrimsel değişim döneminde olanlar olacak elbette. Mevcut yönetici kuşağının büyük bir bölümü ıskartaya çıkacak. Onların yönettiği şirketlerin pek çoğu da Kodak, Nokia, Blackberry gibi örneklerinin akıbetine uğrayacaklar.

Peki bu kötü kaderi değiştirmenin yolları var mı?

Elbette var, çağrın anlatayım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s