Önce Takım Takım, Sonra Fikir

2017 yılında büyük kurumlar bünyesinde 40’a yakın inovasyon takımına mentorluk yaptım.

Kurumların fikir sistemlerinden seçilen ham fikirlerin birer hipoteze dönüştürülmesine, hipotezlerin saha çalışmaları ile ispatlanmasına ve geliştirilmesine, hızlı prototiplerden minimum kullanılabilir ürünün tasarımına, iş modellerinin tanımlanmasına ve yatırımcı sunumlarının  kadar tüm adımlarda bu takımlara yardımcı oldum.

40’a yakın fikrin tamamı yüksek potansiyel taşıyan fikirler olmalarına ve her seferinde aynı metodolojileri izlememize rağmen bazı fikirler kurum üst yönetimlerinden yatırım alabildi, bazıları alamadı, bazıları ise yatırımcı sunumu aşamasına ulaşamadan yolda dağıldı.

Metodoloji aynı, fikir kaliteleri de yüksek olduğu halde neden bu farklı sonuçlar alındı diye kendime sorduğumda meselenin inovasyon takımlarında olduğunu farkettim.

Güçlü bir takım ruhu ile çalışan, birbirilerini tamamlayan beceri ve yetenek setlerine sahip, öğrenmeye meraklı ve çalışkan takımlar başarılı olurken, son derece parlak üyelerden oluşsa bile birlikte çalışmayı beceremeyen, fikir ayrılıklarını yönetemeyen, sahadan yeni şeyler öğrenmek yerine ilk fikirlerinde körü körüne ısrarcı olan olan takımların inovasyon yolculukları hep hüsranla bitti.

Tüm inovasyon yöneticilerine önerim takım tasarımına fikir seçiminden daha fazla önem vermeleri. İyi takımlar ortalama fikirleri bile harika inovasyonlara dönüştürürken, vasat takımlar şahane fikirleri bile mahvedebiliyorlar.