Ya Plak Olun, Ya da Spotify. Yeter ki CD Olmayın!

Cep telefonunuz, kulaklığınız ve Spotify…

Yukarıdaki üçlü size neyi çağrıştırıyorlar bilemiyorum. Ama ben bu üçlüyü yaratanlara her gün şükrediyorum.

Özellikle de gürültü engelleyici yeni kulaklığımı aldığımdan beri, en kalabalık ve can sıkıcı ortamlarda bile güzel bir caz melodisine kendimi kaptırıp sakinleşebilmemi, hayaller kurabilmemi, konsantre olabilmemi, yazabilmemi ve bazen de biraz kestirmemi mümkün kılan, istediğim her yerden, hiç zahmetsizce, istediğim her şarkıya zahmetsizce ulaşmama imkan veren bu teknolojileri yaratanlar hakikaten güzel insanlar.

Hayır dualarımın etkisi oldu mu bilemem, ama Spotify’in sahipleri halka açtıkları ve 33 Milyar dolarlık değerlemeye ulaşan şirketleri sayesinde insanlığa katkılarının haklı ödülünü almış durumdalar.

Ama beni esas şaşırtan şey plak ve pikap satışlarındaki artış.

2017 yılında sadece ABD’de 14.32 milyon adet vinil plak satılmış. Bu Nirvana’yı dinleyerek Nirvana’ya ulaştığımız efsane 1990’lu yıllardan beri erişilmiş en yüksek rakam.

Son 12 yıldır dünyada vinil plak satışları sürekli olarak artıyor esasında. Türkiye ile ilgili elimde bir rakam yok ama en yakın D&R’a bir uğrarsanız her gün ne kadar çok yeni plağın ve tabii ki pikabın satışa sunulduğunu birinci elden gözlemleyebilirsiniz.

Spotify kadar şahane bir çözüm varken insanların müzik dinlemenin belki de en zahmetli ve masraflı yöntemi olan plaktan vazgeçememeleri ilginç değil mi?

Plaklar pahallılar, iyi bakmazsanız çabuk bozulurlar, çalarken her yarım saate bir yüzlerini değiştirmeniz gerekir, iyi bir pikabınız yoksa istediğiniz ses kalitesine asla ulaşamazsınız ve iyi pikaplar da oldukça yüksek fiyatlı cihazlardır. Ama bütün bu zorluklara rağmen insanlar her geçen gün daha fazla plak satın alıyorlar.

Spotify gibi çözümlerin ortadan neredeyse tamamen kaldırdığı müzik teknolojisi plak değil de, CD oldu şaşırtıcı biçimde.

Sanırım bunun nedeni CD’lerin “arada derede kalan” ürünler olmasından kaynaklanıyor.

Spotify, Fizzy, Deezer ve Apple Music, müzik tutkunlarına kelimenin tam anlamıyla “sürtünmesiz” müzik dinleme imkanını sağlıyorlar. Düşük maliyetle, tamamen zahmetsiz şekilde milyonlarca müzik eserine ulaşabiliyorsunuz sayelerinde.

Plaklar ise bol “sürtünmeli” ama bir o kadar da “insani” deneyimler yaşatıyorlar bize.

Güzel bir plak koleksiyonuna sahip olmak daima havalı bir şey mesela. Bazı plak kapaklarının tasarımları bakmaya doyamadığınız birer sanat eseri oluyorlar. Pikaplardan gelen analog ses, dijital teknolojilerin yarattığı sesten çok daha doğal ve derin. Plağı kabından çıkarıp pikap üzerine dikkatle yerleştirmek de nedense müthiş hoş bir duygu yaratıyor insanda, adeta müzisyenin yaratım sürecine katkıda bulunuyorsunuz kendi çapınızda.

CD teknolojisi ise çok arada derede kalmış bir deneyim sunuyor. Sürtünmesiz deseniz değil, insani deseniz hiç değil. Saçma sapan bir ara durak CD’ler insanoğlunun müziğe erişim macerasında.

Önümüzdeki yıllarda CD teknolojisi gibi arada derede kalan ürünlerin tamamının ortadan kalkacağına inanıyorum. Spotify gibi sürtünmesiz ya da plak gibi insani deneyim sunmayan ürünleri hiç de iyi günler beklemiyor. İşte bir kaç örnek:

Sıradan otomobiller satın almak yerine UBER gibi sürtünmesiz ulaşım araçlarını tercih edeceğiz. Öte yandan ekonomik gücü yetenler sırf hafta sonları zevk sürüşleri için nostaljik spor otomobiller bulunduracaklar garajlarında.

Yazı yazarken bilgisayar gibi sürtünmeli araçlar yerine sesten-yazıya transfer teknolojilerini kullanacağız. Ama kurşunkalem ve Moleskine gibi deneyim yoğun defterlerin satışları da artacak bir yandan.

Market alışverişlerimizin çoğunu Getir gibi süper pratik aplikasyonlar üzerinden yapacağız, ama en doğal, lezzetli ve taze sebze, meyveyi satan yerel marketlerimizi de asla terk etmeyeceğiz.

Aynı eğilim meslekler için de geçerli.

Teknolojinin yarattığı verimlilik devrimi CD gibi çalışan, rutin işleri pek de verimli olmayan bir şekilde yerine getiren meslekleri ortadan kaldıracak.

Bir yandan insana dokunan, yaratıcılık ve duygu içeren meslekler güçlenecekler, bir yandan da insanların işlerini tamamen sürtünmesiz yapabilmesini mümkün kılan teknolojileri geliştiren insanlar her zaman talep görecekler.

Çocuğunuzu bankacı olmak üzere yetiştirmek yerine sanatla ilgilenmesine destek vermek çok daha akıllıca olur bana kalırsa.

Eğer bu gözlemlerime katılıyorsanız kendinize sormanız gereken soru ilk şu: Ürününüz veya mesleğiniz plağa mı, CD’ye mi yoksa Spotify’ma benziyor? Ve eğer CD’ye benziyorsa onu Spotify’a ya da plağa dönüştürmek için ne yapabilirim?

Bu temel soru sizi mutlaka ve hızla harekete geçirmeli, çünkü Spotify’a ya da plağa dönüşmek hiç de kolay bir süreç değil.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s