Yaşamak mı Verimlilik mi?

Her yerde bir verimlilik sohbetidir gidiyor.

Kimisi sabah erken kalkmanın verimliliğe giden tek yol olduğuna ikna etmeye çalışıyor bizi.

Ben de fazla geç kalkmayan birisiyim gerçi. Ama bazılarımızın birer gece hayvanı olduğunu inkar edebilir miyiz?

Sabah ritüelcileri var bir diğer cephede.

Sabahları elimizdekileri şükretmek, dua etmek, spor yapmak ve meditasyon gibi faaliyetlerden oluşan bir ritüel takip edersek günümüzün daha verimli geçeceğini iddia ediyorlar.

Bazılarına böyle bir ritüel uyabilir elbette, ama güzel bir kahvenin kokusunu tercih söylesem başıma bir şey gelir mi?

Bir diğer cephe ise hayat misyonu şart diyor.

Buna da karşı değilim prensipte. Ama mesela sanatsal yaratıcılıkla misyon duygusu örtüşüyor mu hiç emin değilim açıkçası.

Sanırım benim esas karşı olduğum kavram verimliliği iyileştirici yöntemler değil.

Ben verimliliğin bu kadar önceliklendirilen bir mesele olmasına karşıyım.

Sabah erkenden kalkmak yerine sevgilime sarılmayı, tuhaf ritüellere kapılmak yerine kızımı okula bırakırken onunla sohbet etmeyi, büyük bir misyonla keskinleşmek yerine yeni şeyleri denemeye açık bir spontanlık halinde olmayı, verimlilik aşkına sabahlara kadar çalışmak yerine, lezzetli bir yemeğin tadına doyasıya varmayı tercih ediyorum galiba.

Verimlilik güzel de, hayat daha güzel be!

Ve eğer başıma bir şey gelmeyecekse ben yaşamayı verimliliğe tercih ettiğimi söylemek istiyorum.

Siz ne haldesiniz peki?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s