Bilim-Kurgu Tüm İnovasyonların Anasıdır (Uzun Okuma)

(Okuma Süresi: 5 Dakika)

1956 yılında Philip K. Dick, bir polis şefinin insanların gelecekte işleyecekleri suçları öngören teknolojiyi kullanarak potansiyel suçlulara önleyici müdahalede bulunduğu ilginç bir hikaye yazdı.

Ve hikayenin yazılmasından yaklaşık 50 yıl sonra Steven Spielberg, üretim tasarımcısı Alex McDowell ile birlikte  bu hikayeyi 100 Milyon dolarlık bir sinema filmine dönüştürmeye karar verdi.

Böylece tüm zamanların en çok izlenen bilimkurgu filmlerinden birisi Minority Report ortaya çıktı.

Minorty Report Neden Geleceği Doğru Tahmin Etti?

Gelmiş geçmiş en büyük hikaye anlatıcılarından olan Spielberg, tam da kendisinden bekleneceği üzere, daha senaryo yazılmadan önce müthiş bir ekiple gelecekte hayatın neye benzeyeceğine dair, gerçekçi ve bilimsel tabanı olan görüşlerin ortaya konması için bir fikir zirvesi organize etti.

Fikir zirvesinin katılımcıları arasında sanal gerçekliğin öncüsü Jaron Lanier, ünlü Whole Earth Catalog yaratıcısı Stewart Brand, ABD’nin Aselsan’ı diyebileceğimiz DARPA’nın önemli üyeleri ile Washington Post yazarları bulunuyordu.

Minority Report’un film olarak başarısı konusunda görüşler kişisel zevklere göre değişebilir elbette. Ben büyük fanatiklerindenim.

Ama Minority Report’un asıl büyük başarısı gelecekte hayatımıza girecek bir çok büyük inovasyon fikrinin ortaya atılmasına öncü olması.

Minority Report 100’den Fazla Patentin Fikir Öncüsü

AlexMcDowell_WebYandaki fotoğrafta gördüğünüz filmin üretim tasarımcısı Alex McDowell, Minorty Report’un sonradan alınan 100 ayrı patentin öncüsü olduğunu iddia ediyor.

McDowell’in listesi oldukça da uzun: Dokunulabilir ekranlar, otonom arabalar, video reklamcılığı, gözlem dronları, Kinect teknolojisi ve Wii oyun platformu…

Eğer McDowell’in iddialarını gerçekçi bulmuyorsanız, Minority Report’un Iphone’un kullanıcı ara yüzü tasarımına doğrudan ilham verdiğini bizzat ürünün UI şef tasarımcısı Bas Ording’in söylediğini hatırlatmak isterim.

Çin Minority Report’un Disütopyasını Gerçeğe Dönüştürüyor

Minority Report’un yarattığı gelecek dünya hayali 2002’de bize fazla uçuk gelmiş olabilir. Ama hem o dünyanın teknolojileri büyük oranda hayatımıza girmiş durumdalar, hem filmde anlatılan sosyal yapıya doğru hızla ilerliyoruz farkında olmasak da.

En azından Çin bu konuda çok hızlı diyebiliriz rahatlıkla.

vatandasa-puanlama-sistemi-geliyor-puani-10797188_548_amp

Şu linkten Çin polisinin tıpkı Minority Report’da olduğu gibi potansiyel suçlulara erken müdahale konusunda nasıl yol almaya başladığına dair ilginç ve belki de biraz can sıkıcı bulacağınız bir habere erişebilirsiniz örneğin.

Yine aynı Çin’in vatandaşlık puanı uygulaması ise bence Minority Report’un hayal gücünü bile aşıyor bu arada.

Bazen bilim-kurgu, bilim-gerçeğin gerisinde kalabiliyor anlayacağınız. Çin’in vatandaşlık puanı ile ilgili gayet açıklayıcı bir makaleye de şuradan ulaşabilirsiniz: https://www.dunyahalleri.com/cinin-vatandaslik-puaninin-detaylari/

Minorty Report’un çekildikten 16 yıl sonra günlük hayatımızdaki yansımaları sadece teknolojik oyuncakları ve emniyet güçlerinin ürkütücü uygulamaları ile de kısıtlı değil bu arada.

Sevgili @uğurbalıkçı Minority Report ve Pazarlamanın Geleceği isimli makalesinde filmin büyük veri, kişiselleştirme, FaceID gibi bugünün çok popüler pazarlama konseptlerini nasıl ele aldığını detayları ile anlatıyor. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Kaptan Kirk’in Cep Telefonu

20090704-1971_StarTrekTOSCommunicatorReplica-216x300Bilim-Kurgu inovasyon ilişkisini sadece Minorty Report örneği ile sınırlandırmamak lazım elbette.

Jeff Bezos dijital kitap okuyucu Kindle fikrini Neal Stephenson’un The Diamon Age, Google kurucusu Sergey Brin ise artırılmış gerçeklikle ilgili ilhamını aynı yazarın Snow Crash isimli kitaplarından almışlar mesela.

Yanda resmini gördüğünüz Star Trek’de Kaptan Kirk’in kullandığı iletişim cihazının, bugünün cep telefonlarının tasarlanmasına nasıl ilham verdiğini ise şu Forbes makalesinden okuyabilirsiniz.

Makale Start Trek’in ilk dijital müzik dinleme fikrini de ortaya atarak MP3 çalıcılara ilham verdiğini iddia ediyor bu arada.

Danışmanlar Yöneticilere Bilim-Kurgu Romanları Okumalarını Öneriyorlar

Bir bilim-kurgu filminin zaman içerisinde bilim-gerçek gelişmelere nasıl yol açabileceğini iyi kavrayan pek çok büyük kurum, inovasyon çalışmalarını canlandırmak için bu şahane sanat dalının nimetlerinden yararlanmaya çalışıyor bugünlerde.

Danışmanların ve iş yazarlarının tavsiyeleri de bu yönde zaten.

Mesela PWC Eylül 2017’de bu konuda bir makale yayınlamış bu konuda.

Makale bilim-kurgu’nun geleceği tahmin etmek konusunda çok başarılı olduğunu, şirketlerin bilim-kurgunun yarattığı hayali dünyalardan yararlanarak geleceğin inovasyonları için ufuk açıcı tartışmaları nasıl başlatabileceklerini anlatıyor.

Süper prestijli iş dergisi Harvard Business Review ise şirket liderlerinin neden daha fazla bilim-kurgu okumaları gerektiği üzerinde duruyor ciddi ciddi 2007 tarihli şu makalesinde.

HBR makalesi Danien Suarez’in Change Agent isimli romanında CISPR teknolojisi ile genetik olarak geliştirilmiş bebekleri, Malka Older’in ise Informacy isimli kitabında sosyal medyanın seçimleri nasıl etkileyebileceğini öngördüklerini bilim-kurgunun geleceği tahmin etme başarı örnekleri olarak ortaya koyuyor.

Makale liderlere bilim-kurguyla ilgilenmelerinin geleceği daha doğru tahmin etmek konusunda nasıl yardımcı olabileceğini ilginç örneklerle anlatıyor.

Geleceğin Dünyasını Kuran Danışman Firmalar

Şirketlerin geleceği bilim-kurgu sanatının gücüyle daha iyi hayal edebilmeleri için onlara destek veren danışmanlık firmaları da var günümüzde.

Bunlardan birisi olan Experimental.Design bizzat Minority Report üretim tasarımcısı Alex McDowell tarafından kurulmuş örneğin.

Experiemental.Design kendisini bir “geleceğin dünyası tasarımcısı” olarak tanımlıyor. Experimental.Design ekibi aralarında Nike, Boeing ve Ford gibi dev kurumların olduğu müşteirleri için geleceğin dünyasını tasarlıyorlar.

Mesela Ford için yaptıkları “Geleceğin Şehri” projesinde akıllı araçların, yolculuk paylaşımının ve elektrikli scooterlerin yoğun olarak kullanıldığı bir gelecekte şehirlerin neye benzeyeceğini ortaya koymuşlar. Ford için yaratılan geleceğin dünyasını aşağıda görebilirsiniz.

Ford bu çalışmalarda ortaya konan fikirlerden yola çıkarak daha az sayıda akıllı otomobilin olduğu bir geleceğe hazırlanmaya başladı bile. İlk adımda da kendilerini bir “mobilite” firması olarak yeniden tanımladılar.

Bu tür tasarım çalışmalarında sadece hayal gücünden değil, bilimsel araştırmalardan, teknoloji uzmanlarından ve hikaye anlatımı gibi sanatsal tekniklerden de yararlanan Experimental.Design ekibi, bir Holywood stüdyosuna benzeyen ofislerinde hayali kurulan geleceği Ford örneğinde olduğu gibi filmlere dönüştürüyor.

Ne kadar güzel işler var şu dünyada, öyle değil mi?

Bilim-Kurgu İnovasyona Nasıl Yardımcı Oluyor?

Şirketlerde yaptığım inovasyon çalışmalarında hayal gücü eksikliğinin çok önemli bir engelleyici olduğunu deneyimliyorum sık sık.

Günlük operasyonel ihtiyaçlar, teknolojik kısıtlamalar ve kaynak eksiklikleri insanları büyük düşünmekten uzaklaştırıyor, dar kapsamlı fikirlere hapsediyor adeta.

Bilim-kurgunun asıl faydası geleceği tahmin etmesinde değil, insanları mevcut dünyanın kısıtlayıcı perspektifinden kurtarmasında yatıyor bana kalırsa.

Bu sayede daha önce hiç tartışmadan kabul edilen güçlü varsayımların masaya taptaze bir bakış açısı ile yatırılması ve sorgulanması mümkün oluyor. Google, Facebook ve Apple gibi pek çok teknoloji firması bilim-kurgu yazarlarını boşuna işe almıyorlar.

Belki siz de önümüzdeki günlerde şirketinizde bilim-kurguyu biraz daha ciddiye alırsınız belki, ne dersiniz?

 

Kaynak Notu: Bu makaleyi yazarken Brian Merchant’ın: Nike and Boeing Are Paying Sci-Fi Writers to Predict the Future adlı makalesinden epeyce yararlandım.

 

 

Bir Cevap Yazın