İnovasyon Manifestosu Madde# 1: Önce İnovasyon Vizyonunuzu Oluşturun

(Okuma Süresi: 5 Dakika)

Bu yazı Elma Yayınları Tarafından Yayınlanan: “Büyük Kurumlar İçin İnovasyon Manifestosu-Çünkü Sis Bir Startup Değilsiniz” adlı kitabımdan alınmıştır.

“Aksiyon olmadan vizyon sadece bir hayaldir. Vizyon olmadan aksiyon ise zaman israfı. Üzerinde aksiyona geçilen vizyon dünyayı değiştirebilir.”

Joel A. Barker

Büyük kurumlarla yıllardır inovasyon konusunda eğitmen, danışman ve mentor olarak çalışıyorum. Çok sayıda başarılı ve onlardan kat kat daha fazla sayıda başarısız inovasyon girişiminde rol aldım. 

Bütün bu tecrübelerimden öğrendiğim en önemli ders şu: Net bir inovasyon vizyonu olmadan, bazı startup şablonlarını bünyelerine uydurarak yola çıkan büyük kurumlar asla inovasyon yapamıyorlar.

Onlar olsa olsa inovasyon tiyatrosu oynuyorlar.

İnovasyon tiyatrosu yalın girişimcilik metodolojisinin öncülerinden Steve Blank’in ortaya attığı bir kavram. Blank inovasyona hevesli ama aynı zamanda  bu konuda son derece cahil büyük kurumların, inovasyon yolculuklarında bu bölümün giriş yazısında tarif ettiğime benzer şablonlara aşırı güvendiklerini, oysa bu şablonların startuplarda işe yarasalar bile, büyük kurumlarda asla sonuç üretmediklerini iddia ediyor. 

Ve ben deniz de yıllardır edindiğim tecrübelerle kendisine tamamen hak veriyorum.

Kitabın ilerleyen bölümlerinde büyük kurumların inovasyonda başarı için aslında ne yapmaları gerektiğini detayları ile anlatacağım. Ama öncelikle bir inovasyon vizyonunuz olmadan asla başarıya ulaşılamayacağını anlatarak söze girmek istiyorum. 

Meşhur aforizmada hep anlatıldığı gibi: “Nereye ulaşmak istediğiniz konusunda bir fikriniz yoksa hangi yolu seçtiğinizin de önemi yoktur.”

Tesla’nın İnovasyon Vizyonu:

Otomotiv sektörünü kökten değiştirmeye çalışan Tesla’nın kurucusu Elon Musk’un inovasyon vizyonuna bir göz atmak, bu oldukça soyut ve yeni kavramın ayaklarını yere bastırmak için yararlı olacaktır.

Elon Musk’un vizyonu sürdürülebilir bir gelecek için ulaşım araç ve yöntemleri  tasarlamak şeklinde özetlenebilir sanırım. Tesla’nın inovasyona ayırdığı tüm kaynaklar bu vizyona hizmet eden projelere kaydırılıyor, tüm çalışanlardan bu alanlarda inovatif fikirler üretmeleri ve hayata geçirmeleri isteniyor.

Elektrikle çalışan, uzun menzile sahip, ama aynı zamanda şık ve harika deneyimler sunan araçlar üretmek bu büyük vizyonun temel stratejilerinden birisi. Elon Musk ve ekip arkadaşları bu stratejiye uygun olarak harika otomobiller üretmek için sürekli inovasyonlar yapıyorlar.

Öte yandan elektrikli araçların beslendiği enerji kaynaklarının da sürdürülebilir olması gerekiyor. Tesla bu amaçla bir yandan Solar City girişimi ile şık ama verimli güneş panelleri konusunda inovatif ürünler geliştirirken, bir yandan da enerjinin depolanmasına yarayan pil teknolojilerinde de stratejik ortağı Panasonic ile birlikte devrimsel inovasyonlara imza atıyor.

Sürdürülebilir gelecek konusunda çok hırslı bir vizyona sahip olan Tesla, otomobilleri yer altından çok yüksek hızla hedeflerine ulaştıran tüneller kazan Boring Company adl girişiminde de inovasyonlar yapıyor. 

Ayrıca otonom sürüş konusunda da sürekli olarak yenilikçi fikirler geliştiren Tesla, tam otonom araçların gerçeğe dönüşeceği bir gelecekte “araç paylaşımı” gibi iş modelleri ile yollardaki toplam otomobil sayısını azaltmaya kafa yoruyor.

Tesla’dan Ders Çıkarmak:

Elbette her şirketin Tesla kadar inovatif olmasını beklemek hayalcilik olur. 

Üstelik Tesla hala karlı değil ve sermayedarlarının ona yatırdığı parayı adeta yakıyor. Takdir edersiniz ki bu kadar çok alanda inovasyon yapmaya çalışan bir şirketin karlı bir iş modeline kavuşması yıllar alabilir. Ülkemizin sermaye piyasaları ne yazık ki bu kadar inovatif girişimcileri desteklemek konusunda henüz gerekli derinliğe, olgunluğa ve güce sahip değil.

Ama Tesla’dan çıkarmamız gereken bir ders var; inovasyon yapmak için inovasyon yapılmaz. İnovasyonlar belli bir vizyona ulaşmak için yapılırlar. Sizin vizyonunuz belki Tesla’nın ki kadar çekici ve iddialı olmayabilir ama tüm yönetici ve çalışanların üzerinde hem fikir olduğu bir inovasyon vizyonu olmadan asla yola çıkmamalısınız.

En düşüklü maliyetli üretimi yapmak, en iyi müşteri deneyimini sunmak, en hızlı servis sağlayıcısı olmak, en geniş ürün çeşitliğine sahip olmak… Tüm bunlar kurumunuzun yapısına ve içinde bulunduğu pazara uygun ve geçerli vizyonlar olabilirler. İlla Tesla gibi dünyayı değiştirmeye çalışmalısınız diye bir şart yok. Yeter ki inovasyon vizyonunuz net ve tüm çalışanlarınızı yönlendirecek şekilde olsun. 

Hadi İnovasyon Yapalım Demekle Olmuyor!

İnovasyon konusunda hizmet verdiğim pek çok yerli ve uluslarası kurumun inovasyon konusunda net olarak tanımlanmış bir vizyonları olmadan yola çıktıklarını gözlemliyorum. Sanırım bu oldukça garip davranışın arkasında saflık derecesinde iyi niyetlilik var.

Pek çok yönetici çalışanlara akıllarına gelen fikri rahatça ifade edecekleri platformlar ve ortamlar sağlarlarsa, harika fikirlerin ortaya çıkacağına ve bir şekilde bu fikirlerin uygulanabileceğine inanıyorlar. 

Ne yazık ki tecrübeler bu iyi niyetli inancın gerçek hayatta hiç bir karşılığı olmadığını, belirli bir kurumsal vizyona dayalı olmayan fikirlerin, çok kaliteli fikirler olsalar bile, büyük kurumların ezici kaynak dağılımı çarkları ve departmanlar arası duvarları arasında yok olup gittiklerini ortaya koyuyor. 

Mesela bir bankasınız ve “her türlü fikre” açık olduğunuz iddiasıyla daha önce tarif ettiğim şablona uygun olarak bir inovasyon yolculuğu başlattınız. 

Çalışanlarınızdan birisi bankacılıkla hiç ilgisi olmayan harika bir fikirle çıkageldi, fikir bir sonraki Uber olabilecek kadar iddialı ama bankacılıkla hiç ilgisi yok. Ya da bankanızın en önemli odağı maliyet tasarrufu iken çalışanınız müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik para harcanması gereken bir fikir atmış olsun ortaya.

Siz nasıl davranırsınız bilmiyorum ama benim tecrübelerim her iki fikrin de bankanın kıt kaynaklarından yeterli desteği göremeyeceklerini söylüyor. Böylece hem güzel bir fikir ziyan oluyor, hem de büyük bir hevesle fikrini hazırlayıp sunan inovatif kapasiteye sahip değerli personelinizin de motivasyonunu kırmış oluyorsunuz, hem de büyük bir özenle tasarladığınız inovasyon tiyatronuzun imajı sarsılıyor. 

Tabi mesele sadece bir inovasyon vizyonu belirlemenizle bitmiyor, bu vizyona ulaşacak bir stratejik inovasyon portföyüne de ihtiyacınız var. Bir sonraki manifesto maddesinde stratejik inovasyon portföyü kavramını inceleyeceğiz.

Haftaya aynı gün…

Bu Manifesto Maddesinden Çıkarılması Gereken Dersler

  • Önce inovasyon vizyonunuzu belirleyin ve tüm çalışanlarınızla paylaşın, onlardan hangi alanda inovasyonlar beklediğinizi netleştirin.
  • İnovasyon vizyonunuzun çok iddialı olması gerekmez, şirketinizin içinde bulunduğu durum ve hedeflerine uygun bir vizyon belirlemelisiniz.
  • İnovasyon vizyonunuz netleşmeden asla çalışanlarınızdan fikir toplamaya başlamayın, uygulamaya alınmayan fikirler onların gelecekteki inovasyon çalışmalarına katılma hevesini de kıracaktır.

2 thoughts on “İnovasyon Manifestosu Madde# 1: Önce İnovasyon Vizyonunuzu Oluşturun

  • Tümüyle katılıyorum. İnovasyon , herkes bunu yapıyor bir de biz patlatalım diye yapılıyor çoğu kurumda. Ve maliyet her zaman için ön planda. Değerli fikirler dinlenmiyor hatta önerilemiyor bile. Amaçsız hareketlerde sonuç doğurmuyor ve ne çok proje çöpe atılıyor !!! Sonra da maliyet diyoruz traji komik

Gaye Çağlayan için bir cevap yazın Cevabı iptal et