Aldous Huxley geleceği George Orwell’den daha iyi öngördü

(Okuma Süresi: 3 Dakika)

Geleceğin neye benzeyeceğine dair karanlık distopya kitapları içinde hiç şüphesiz en dikkate değer ve ölümsüz olan eserler George Orwell’in “1984”ü ile Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünyası”dır.

Bu iki muazzam karamsar yazarın gelecek öngörülerinden hangilerinin doğru çıkacağı her zaman sevilen bir tartışma konusu olmuştur. Ekşi Sözlük’te bu başlık altında yapılan sıkı atışmalara şu linkten ulaşabilirsiniz örneğin: https://eksisozluk.com/george-orwell-vs-aldous-huxley–2166872

Her ikisine de hayran olmama rağmen, etrafımda olan bitenlere bakınca benim kazananım açık ara Huxley ama.

3 başlık altında Huxley’in zaferini açıklayım.

1-Kitaplar Yasaklanmadı, Onlara İlgi Yok Oldu

Orwell gelecekte otoriter devletlerin kitap okumayı tamamen yasaklayacağını iddia etmişti. Huxley ise insanların kitap okumayı zaten istemeyeceklerini, kendilerine sunulan çeşitli zaman öldürme araçları ile mutlu mesut yaşayıp gideceklerini öngörmüştü.

Aşağıdaki tablo günümüz insanının nerelerde zaman öldürdüğünü gayet iyi gösteriyor.

ekran resmi 2019-01-20 12.48.56

Ve daha bu tabloda Twitter, Instagram, Linkedin yok… Yüzlerce bilgisasayar oyunu yok… Bu bilgisayar oyunlarını izleyebileceğiniz Twitch gibi zaman katili uygulamalar yok… Ve saçmasapan TV dizileri yok… Ve futbol da yok…

Demek ki kitap okumayı yasaklamak tamamen gereksizmiş, insanların eline birer cep telefonu tutuşturmak yeterliymiş George Orwell üstadım. Zaten Kuzey Kore gibi bir kaç tam faşist ülkeyi bir kenrara bırakırsanız, kimsenin kitap okumayı yasakladığı da yok. Çünkü kimse kitap okumak filan istemiyor.

Bu durumda ilk maddede kazanan Huxley sevgili okurlarım!

Bilgiye Erişim Engellenmedi, İnsanlar Bilgi Çöplüğünde Boğuldu

Huxley’in Orwell’i alt ettiği bir başla konu ise bilgiye erişim konusundaki öngörüsü.

Orwell otoriter diktatörlerin bilgiye erişimi engelleyeceğini, her şeyin sansürleneceğini söylemişti. Orwell’in hakkını vermek lazım, bazı devletler belirli internet sitelerine ya da uygulamalara erişmeyi engelliyor ya da ülkemiz Wikipedia örneğinde olduğu gibi en azından engellemeye çalışıyorlar günümüzde.

Ama “bilgiye ulaşmak engellenmeyecek, tam tersine o kadar çok bilgi erişilebilir olacak ki bundan bunalan insanlar içlerine kapanacak ve pasifleşecekler” diyen Huxley’in öngörüsü daha doğru çıkmışa benziyor.

İnternet üzerinde bu kadar çok ve kolaylıkla erişilebilen bilgi varken aşağıdakine benzer zır cehalet örneklerinin dünyada hızla yayılmasını başka türlü nasıl açıklayabiliriz ki? Videodaki dayı kendinden gayet emin biçimde dünyanın dönmediğini ispatlıyor örneğin.

Huxley bile cehaletin bir gün bu kadar güçleneceğini düşünememiştir bana kalırsa.

 

Gerçekleri Gizlemek Yerine Sulandırmak

Orwell’in gerçeklerin bizlerden gizleneceği yönündeki iç görüsü de pek doğru çıkmadı. Bugün biraz Twitter kullanmayı biliyor, biraz Google’da arama yapmanın detay numaralarını çevirebiliyorsanız, her konuda saf gerçeklere ulaşmanız mümkün açıkçası.

Hele bir de VPN kullanıyorsanız her türlü gerçeklik elinizin altında demektir, çünkü binlerce bağımsız haberci, blogger ve vatandaş sansürsüz gerçekleri çeşitli internet platformları üzerinden paylaşıyorlar.

Peki paylaşıyorlar da ne oluyor?

Karşı tarafın sosyal medya trolleri onları derhal itibarsızlaştırıyor, tamamen yalan haberler yayarak insanları şüpheye düşürüyor, gerçek bilginin yalanlar içinde boğulmasını sağlıyorlar.

Gerçek bilginin büyük itibar kaybına uğrayacağını öngören Huxley bu konuda da haklı çıkmış gözüküyor.

Sonuç:

Huxley 3 – Orwell 0

Ne dersiniz?

Bir Cevap Yazın