Haddinizi Aşın Gençler!

Olur da Google’da “Haddini” Aşmak deyiminin tam anlamını ve hikayesini araştırmak için “h-a-d-d” harflerini tuşlarsanız, karşınıza “haddini bil!” denen sevimsiz emir bir deyimi çıkıyor.

“Haddini aş” ya da ne bileyim “haddini zorla” filan değil.

Anlaşılan o ki, biz birbirimize haddini bildirmeye pek meraklı bir toplumuz, haddini aşanlardan da pek haz etmiyoruz.

Oysa tarihte dünyayı daha iyi bir yere dönüştürmeye çıkan yaratıcı tüm girişimciler, yeni ekoller yaratan sanatçılar, büyük icatlar yapan bilim insanlar ve toplumları olumlu yönde geliştiren siyasetçiler hep hadlerini aşanlar arasından çıkmışlar.

O güne kadar oturmuş uygulamaların yanlış yönlerini cesaretle seslendiren, daha iyi çözümler getirdiğine inandıkları kendi yenilikçi fikirlerini hayata geçirmek konusunda bilinen tüm sınırları parçalayarak hadlerini aşanların arasından yani.

“Had” demek aslında “sınır” demektir, öyle değil mi.

Yani haddini bil deyince karşındakine “sınırlarını bil” demiş oluyorsunuz.  Sana çizilen sınırlarının içinde takıl, ötesine karışma, ötesini hayal bile etme…

Peki bu sınırı neye göre belirlediniz?

Mesela karşınızdakinin bilgi seviyesi sizden fazla, ama siz yaş ya da hiyerarşi olarak onun üstündeyseniz kim kimin haddini bildirme haddine sahiptir?

Ya da karşınızdaki insan yeni teknolojilerin getireceği çözümlerin farkında, siz ise o teknolojiyi anlamaktan bile uzak bir cahillikteyseniz, karşınızdakine haddini bildirmek gerçekten düşer mi haddinize?

Herkesin birbirine haddini bildirmeye bu kadar meraklı olduğu bir ülkenin, aynı zamanda bu kadar da başarıya aç bir ülke olmasına da şaşmamak lazım.

Ülke topraklarından çıkmış bir tane dünya markamız yok.

Küresel ölçekte başarılı bir bile tane işletmemiz bulunmuyor.

Sporda uluslarası alanda neredeyse hiç yokuz.

Sanatta bazı kişisel ya da dönemsel başarılar dışında esamemiz okunmuyor.

Bilim ve teknolojide dünyaya bir şey katmıyoruz.

Her şeyden geçtim, şehirlerimiz bile güzel değil. Şu İstanbul’un haline bir bakın.

Bu kadar başarıya aç bir toplumda büyüklerinizin, yöneticilerinizin sizlere haddinizi bildirmelerine asla izin vermeyin gençler.

Benim de içinde olduğum tüm geçmiş nesiller başarısız olduk biz. Size hiç de iyi bir miras bırakamıyoruz.

Esas haddini bilmesi gerekenler bizleriz.

Bizlerin bildireceği hadlerin sizlerin hayallerini kısıtlamasına razı olmayın.

Ve tabii bu söylediklerimi yaparken kendi hadlerinizi, yani sınırlarınızı da yükseltin.

Kendinizi öyle bir geliştirin ki, dünyanın kendi alanınızdaki en iyisi olun.

Hangi alanda çalışırsanız çalışın, o alanın en dış sınırlarını zorlayan öncüler olun siz, belki o zaman benim neslimin densizlerinin sizlere had bildirmesinden tamamen kurtulmuş olursunuz.

Ve belki o zaman daha iyi bir ülke ve dünya mümkün olur.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s