Mutlu Tesadüfler İçin Açık Kapı Bırakın

(Okuma Süresi: 2 Dakika)

İngilizcede muazzam bir sözcük var: Serendipity

Ne yazık ki serendipity Türkçe’ye tek kelime ile çevrilemiyor.

Tureng sözlüğü ″mutlu tesadüf″ ya da belki daha güzel bir çeviri ile ″şans eseri değerli bir şeyler keşfetme yeteneği″ olarak Türkçeleştirmiş seredipity kelimesini.

Hayatımızın her anını süper verimli ve planlı geçirmemizi öneren kişisel gelişim uzmanlarının aksine, ben serendiyipity fikrinin çok güçlü bir taraftarayım.

İnsan bazen kendisini mutlu tesadüflere açmalı, aşırı planlı, her anı hınca hınç çalışmayla dolu günlerine zaman zaman ara vermeyi ve yeni olasılıklarla karşılaşmayı bir adet haline getirebilmeli.

İşinizle tamamen ilgisiz ama ilgi çekici bir insanla tanışmak, sadece hoşunuza gittiği için yeni bir şeyler öğrenmek ya da daha önce hiç gitmediğiniz bir yere sırf merakınızdan gitmek, kariyerinize ve girişiminize büyük faydalar katabilir, yepyeni fikirler bulmanıza yardımcı olabilir.

Bakın Steve Jobs bu konuda ne diyor?


İnternet çağında yeni fikirlerin e-posta veya iChat üzerinde geliştirilebileceğine inananlar var. Bu çılgınca bir fikir. Yaratıcılık gerçek insanlar arasındaki spontane toplantılarda, ve rastgele tartışmalarda ortaya çıkar. Birine rastlıyorsunuz, ne yaptıklarını soruyorsunuz, “vay” diyorsunuz ve ardından aklınızda her türlü fikri pişiriyorsunuz.


Steve Jobs

Büyük kurumların inovasyon beceriksizliklerinin nedenlerinden birisi de bu galiba. Çalışanlarını hedeflere ve verimliliğe o kadar çok odaklıyorlar ki, zavallı insanların mutlu tesadüflerle karşılaşmak için ne zamanlar, ne de enerjileri kalıyor.

Oysa mutlu tesadüfler için insanların spontane eylemlerde bulunması gerekiyor.

Ne dersiniz, sizin serendipity yeteneğiniz nasıl?

Bir Cevap Yazın