Uzay Kolonizasyonu

(Okuma Süresi: 4 Dakika)

Sanırım uzay kolonizasyonu deyince pek çoğunuzun kafasında bilim kurgu filmleri canlanıyordur.

Hani şu dünya dışı gezegenlerin üzerinde kurulan müthiş uygarlıkların olduğu filmlerden bahsediyorum. 

Ama uzay kolonizasyonu artık sadece bilimkurgu filmlerine malzeme veren hayali bir konu değil. 

Pek çok devlet ve girişimci bu alana ciddi yatırım yapıyor, uzun yıllara yayılan stratejik programlar geliştiriyorlar.

Önce Ay veya Mars’ta koloniler kuracağımıza inananların sayısı hayli fazla. 

Evrende kolonileşmemize uygun koşullara sahip başka gezegenler arayanların sayısı da hiç az değil. 

Bazı devletler ve girişimciler bu işe ciddi şekilde kafa yoruyor ve yatırımlar yapıyorlar.

Uzay kolonizasyonu, dünya dışındaki yerlerde kalıcı, özerk (kendi kendine yeterli) insan yerleşimlerinin kurulması fikrine verilen genel isim. Uzay sömürgeciliği, uzay yerleşimciliği gibi farklı şekillerde de anılıyor.

Fikrin temeli, dünya dışı gezegenlerde yaşanabilir ortamlar bulmaya ve bir kısım insanı oraya nakletmeye dayanıyor.

Bu fikrin son yıllarda çok popülerleşmesinin ardındaki temel nedenlerden birisi, uzay yolculuğunu ucuzlatan ve kolaylaştıran inovasyonların çok hızlanması. 

Hızlanmanın tetikleyicisi ise, uzay yolculuğunun ABD’deki NASA gibi kamu kuruluşlarının tekelinden çıkması ve özel sektör için heyecan verici bir girişim alanına dönüşmesi.

Örneğin Elon Musk’ın SpaceX’i ve Jeff Bezos’un Blue Orgin’i bu alanın iddialı girişimleri arasındalar.

Her iki girişimci de, maliyetleri azaltabilmek için uzay taşımacılığında kullanılan roketlerin dünyaya sağ salim geri döndürülmesi konusunda uzun süredir çaba sarf ediyorlar. Çünkü uzay yolculuğunun en büyük maliyet unsurunu bu roketler oluşturuyor.

Ama Musk ve Bezos dışında da oyuncular var. 

Richard Branson Virgin Atlantic ile uzay turizmi alanında iddialı işler yaparken, Türk girişimciler Eren Özmen ve Fatih Özmen’in Sierra Nevada isimli şirketi, ise uzay taşımacılığı alanına yönlenmiş durumda. 

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Üstelik ABD bu konuda tek oyuncu değil. Çin, Güney Kore ve Rusya’da da girişimler var.

Uzay kolonizasyonunun bu kadar popüler hale gelmesinin hem maddi, hem sosyal, hem de yaşamsal gerekçeleri bulunuyor 

Bir kaç tanesini sıralamak isterim.

Öncelikle para tabii. 

Özel şirketler dünya dışı gezegenlerden trilyonlarca dolar değerinde altın, platin ve diğer nadir metalleri çıkarmayı amaçlıyorlar. Buna uzay madenciliği deniyor ve ileride çok büyük bir endüstriye dönüşmesi bekleniyor.

İşin bir de bilimsel yönü var. Aya kurulacak bir üst, bilim adamlarının Dünya’nın gürültüsünden ve ışık kirliliğinden uzakta astronomi yapmalarına izin verebilir. Bu evrenin keşfi sürecini çok hızlandıracaktır.

Ayda kurulucak üst uzay yolculuklarını da ucuzlatabilir bu arada. 

Çünkü onun sayesinde uzay gemileri dünyanın yerçekimi ile boğuşmak zorunda kalmadan yolcuklarına başlayabilirler. Ki, bu uzay sektörünün en büyük masraf kalemleri arasında yer alıyor.

Ama tabii insan ırkının sürmesi gibi yaşamsal bir mesele de var.

SpaceX kurucusu Elon Musk ve bir süre önce aramızdan ayrılan ünlü astrofizikçi Stephen Hawking, uzay kolonizasyonunun türümüzün hayatta kalması için bir zorunluluk olduğu konusunda iddialılar.  

Onlara göre büyük bir asteroit saldırısı, nükleer bir savaş veya küresel iklim değişikliği gibi felaketlerin yaşanması durumunda, Mars’ta kurulmuş bir koloni türümüzü sürdürmemize yardımcı olacak.

Peki uzay kolonizasyonu macerasında insanoğlunu nasıl bir zaman çizelgesi bekliyor dersiniz? 

Şu anda hangi aşamadayız?

En iyimser tahmin, insanlığın 2030’larda ayda veya Mars’ta ya da her ikisinde birden koloniler kurmuş olacağı yönünde.

NASA, altı yıl içinde bir ay kolonisi kurma yeteneğini geliştireceğini, ancak şu anda bir koloni kurma planı olmadığını söyledi geçenlerde. 

Rusya, 2030 yılına kadar bir ay karakolu kuracağını açıklarken, Çin ve Avrupa’nın uzay ajansları da ay üssü planları olduğunu belirtiyorlar.

Mars’ta bir koloni kurmak çok daha zor elbette. 

Küçük, Hollandalı bir olan şirket Mars One, 2032 yılına kadar öncüleri  Mars’a göndereceğini iddia ediyor – bu hiç de kolay gözükmüyor.

Elon Musk’un SpaceX’i ise 2022’de Mars’a iki insansız kargo gemisi indirmeyi planlıyor. Musk, 2028 yılında Mars kolonisini ilk sömürgeciler için hayata geçirmek istediğini söylüyor.

İddialar ve projeler havada uçuşsalar da, gerek Ay’a, gerekse Mars’a koloniler kurmak büyük zorluklar taşıyor. Bir şekilde uzay girişimcileri buralara ekonomik olarak ulaşmanın yollarını bulsalar da, kolonileşmenin önündeki engeller bitmiyorlar.

Gerek ay, gerekse mars insanoğlunun yaşaması için uygun değiller. Buralarda oksijen yok, yerçekimi çok düşük. Mars’ta su olsa da ona erişim çok zor. 

Yani, eğer bir gün uzay kolonizasyonu gerçekleşecekse, bu çok daha fazla inovasyon ve yatırım gerektiriyor. 

Ama gerek devletler, gerekse girişimciler bu işe çok motiveler. 

Ve tarih bize hep göstermiştir ki, insanlar bir şeye bu kadar motive olduğunda eninde sonunda başarıya ulaşıyorlar.

Bir Cevap Yazın