Yaş 51, Yeni Kariyerimde İlk Günüm!

(Okuma Süresi: 5 Dakika)

51 yaşındayım. Bizim annelerimizin, babalarımızın çoktan emeki olup bir sahil kasabasında yaşamlarının gerisinin tadını torunlarının yolunu gözleyerek ya da arkadaşları ile okey oynayarak çıkarmaya başladıkları bir yaş bu.

Ama ben yepyeni projelerin peşindeyim ve kariyerimde önemli değişiklikler yapmayı hedefliyorum.

Şimdiye kadar daha ziyade eğitimcilikten ve konuşmacılıktan para kazanırken, hayatımın bundan sonrasında podcaster olmayı, güçlü bir video blogu kurmayı ve bir yandan da yatırımcılık yapmayı hayal ediyorum.

Beni takip edenleriniz bilirler, bu konularda epey de yol aldım ve almaya devam ediyorum.

Bu yeni işler, her sabah yataktan büyük bir enerji ile kalkmamı sağlıyorlar.

Her gün yeni bir şeyler denediğim ve öğrendiğim yaşlarıma geri döndüm adeta. Ve bu bana kendimi harika hissettiriyor, gençleştiğimi duyumsuyorum.

Yalnız Değilim

Ve ben yaşadığım bu değişimde yalnız değilim.

Çevremdeki pek çok insan da 50 yaşından sonra benzer yolculuklara çıkıyorlar. Adeta kariyerinin ilk günlerinde olduğu gibi büyük bir heyecanla yeni işlere başlayan o kadar çok insan var ki etrafımda.

Bu eğilimin temel de iki nedeni var.

Birinci neden farkındalık.

Doğal olarak hepimiz yaşlandıkça emekliliği düşünmeye başlarız, ancak mümkün olduğunca uzun süre çalışmanın zihinsel, fiziksel ve finansal olarak daha iyi olacağının da farkındayız birçoğumuz.

Nitekim uzun yıllar sağlıklı bir şekilde yaşayanlara bakınca, bu insanların ne kadar yaşlansalar da çalışmayı bırakmamış olduklarını görüyorum. Neyse ki bunun bilincinde olan, üretmeyi, çalışmayı bırakmayan insanlar eskiye göre daha fazla artık. 

Eğilimin ikinci nedeni ise insanların gönüllü olmasalar bile emekliliklerini geciktirmek zorunda kalmaları tabii.

Bunda kişilerin finansal olarak kendilerini yetersiz hissetmesi, değişen ve dönüşen dünyaya ayak uydurma çabası, ortalama yaşam sürelerinin uzaması gibi etkenler söz konusu.

Ama ister gönüllü bir seçimimiz olsun, isterse de hayatın dayattığı mecburiyetler bizi bu yola itsin tek bir sonuç var; daha uzun yıllar çalışmamız gerekiyor ve büyük ihtimalle de daha önce yapmadığımız işler yapmak zorundayız.

Peki ama nasıl? Gençlerin bile iş bulmakta zorlandığı bugünün iş dünyasında nasıl olup da 50’imizden sonra kendimize yeni işler bulacak, yeni kariyerler kovalayacağız.

İşte size hangi yaşta olursanız olun haddinizi aşmanız için bir kaç tavsiye.

1- Belki Siz de Geç Çiçek Açanlardansınız

ABD iş piyasalarında pek popüler bir kavram olan Late Bloomers “geç çiçek açanlar” anlamına geliyor doğrudan Türkçe’ye çevirecek olursanız.

Yetenek ve becerilerini çok geç fark eden ve bunlardan yararlanmak için de çok geç yaşta harekete geçen insanlara verilen genel bir isim. Popüler Later Bloomer’ler oldukça ileri yaşlarda yepyeni işlere atılan ve olağanüstü başarılar elde eden insanlar.

En popüler Late Bloomer olarak Grandma (Büyükanne) Moses’i verebiliriz sanırım. Moses 70’li yaşlarından sonra ressam olmaya karar vermiş.

Büyükanne Moses Resim Yaparken

Aslında bir nakış ustası olan Moses artrit hastalığı nedeni ile işini yapamaz hale gelince ressam olmaya karar vermiş. Moses 101 yaşında ölene kadar resim yapmaya devam etmiş ve bazı resimleri milyonlarca dolara satılmış.

Ünlü restoran zinciri Kentucy Fried Chicken (KFC) Harlan David Sanders tarafından 65 yaşındayken kurulmuş.

Gençliğinde bambaşka işlerde ömrünü tüketen Sanders 50’li yaşlarında bir benzin istasyonu işletmeye başlamış. Burada misafirlerine yağda kızartılmış tavuk sunan Sanders gittikçe geliştirdiği pişirme tekniği ile sonunda KFC fikrini ortaya atmış.

İstasyonun önünden geçen yolun kapanmasıyla adeta mecburen KFC girişimini başlatan Sanders da inanılmaz bir Late Bloomer örneği değil mi sizce de?

Örnekler çoğaltılabilir tabii ama sanırım ana fikir anlaşıldı. Hiç bir şey için geç değil. Sizin içinizde hangi çiçek açmayı bekliyor yıllardır?

2- Gücünüzün Farkında Olun

Yaşınız kaç olursa olsun güçlü yönlerinizin farkında olun ve iş dünyasında bunları uygulayabileceğiniz roller edinin kendinize. 

‘’Bu yaştan sonra…’’ kalıbını çıkarın hayatınızdan. 

Kolomb Amerika’yı 50’li yaşlarında keşfetti.

Mark Twain, onu tüm dünyaya tanıtan kitabı Tom Sawyer’ın Maceralarını ancak 41 yaşındayken yayımlatabildi.

Henry Ford dünyanın ilk seri üretim otomobili olan Model T’yi 45 yaşındayken yarattı.

Dünyada bir değişime neden olmanın yaşı yok anlayacağınız. 

3-Girişimcilik İçin En Güzel Yaşlarınızdasınız

50 yaşından sonra kariyerinizi değiştiriyorsanız yeni bir iş bulmanız zor olabilir. Ne yazık ki şirketler yaşlı insanları işe almak konusunda oldukça çekimserler. Ama size ne gam, neden girişimciliğe atılmıyorsunuz ki?

Şimdi bazılarınız “50’sinden sonra girişimci olunur mu yahu?” diyebilir. Ama araştırmalar gösteriyor ki girişimci olmak için asıl güzel yaşlar bunlar.

MIT tarafından tamamlanan yeni araştırmada 2007 ile 2014 arasında kendi işini kuran 2.7 Milyon insan incelenmiş. İncelenen işler arasında en hızlı büyüyen teknoloji firmalarının kurucularının ortalama yaşlarının 45 olduğu ortaya konmuş.

Araştırma aynı zamanda 50 yaşındaki birisinin 30 yaşındaki birisinden çok daha başarılı bir iş kurma ihtimalinin 2 kat daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Anlaşılan yaşlıların bilgeliği hiç de önemsenmeyecek bir unsur başarılı işler kurmakta.

Yoksa siz kendi bilgeliğinize güvenmiyor musunuz?

4- Meraklı Kalın ve Öğrenmeye İstekli Olun 

Yaşı ilerlemiş birçok çalışanın yaptığı hatalardan biri ben yeterince tecrübeli ve bilgiliyim diyerek değişime direnç göstermeleri, farklı fikir ve kişilere karşı kapalı olmaları. 

Yeni dünyada yaşımız kaç olursa olsun, ne kadar tecrübeli olursak olalım kendimizi sürekli değiştirmeli, becerilerimizi güncel tutmalı, eskiye takılıp kalmamalıyız. Aksi halde başarısızlık kaçınılmaz olacaktır. Çünkü biliyorsunuz her şey her an değişim içinde. 

Bugün siz 50-60 yaşında bir yöneticiyseniz, 20 yaşındaki bir bir öğrenciden ya da 30 yaşındaki çalışanınızdan öğrenebileceğiniz o kadar çok şey var ki aslında. 

Küreselleşmenin gittikçe arttığı bir dünyada yaşıyoruz. Her yaştan, her dinden, her görüşten insanı çevremizde tutmamız ve onlardan bir şeyler öğrenmeye açık olmamız gerekiyor.

Diğer bir önemli konu; entelektüel tevazu.

Herkesin her şeyi en iyi kendisinin bildiğini zannettiği günümüzde, Sokrates gibi ‘’bildiğim bir şey var, o da hiçbir şey bilmediğimdir’’ diyebilen insanlardan olmak, yani inançlarımızın ve görüşlerimizin yanlış olabileceğini dair alçakgönüllü bir farkındalığa sahip olmak.

Sürekli olarak sorgulayan, bilmediğini bilmenin bilgeliğiyle davranıp, ona göre sorgulayıp öğrenen karakterimiz, bizi geleceğe taşıyacak en önemli değerlerimizden birisi olacaktır. 

Sonuç:

Hangi yaşta olursanız olun bir fark yaratmak, finansal açıdan rahat olmak ve büyük başarılara imza atmak istiyorsanız hayatınızın her aşamasında öğrenmeye ve kendinizi geliştirmeye açık olmalı, değişime ayak uydurmak için çabalamalısınız. 

Çünkü hangi yaşta olursanız olun içinizde bu güç var.

7 thoughts on “Yaş 51, Yeni Kariyerimde İlk Günüm!

  • Bu yazı tam beni anlatıyor…
    Şu an yaş 55
    Koltuklarımın altında bir değil bir kaç karpuz var. Uzmanlar bir karpuzunuz olsun dese de ben de onlara hak versem de yine de yapamıyorum. Sonuncu karpuzumu yeni ektim, bakalım büyütebilecek miyim? Su var, güneş var, hava var… Belli mi olur tutar mı tutar…
    Olmazsa yine yeniden deriz…

  • Teşekkürler. Hayatımın bu döneminde – yaş 46, 19 yıl tek şirket, sonra 1 yıl bir şirket ve 6 aydır iş arayışındayım – kabul edilebilir bir risk almak istiyorum. İşe girsem de girmesem de… İnsan bir Ailesi, büyük bir birikimi olmayınca ve hele de her gün artan sabit giderleri olunca…çok tereddüt ediyor. Yazınız realist ve aynı zamanda vizyoner bir paylaşım. Hala emin değilim ama aldım cebime koydum.

  • Kesinlikle katılıyorum,zevkle okudum Şu an dedem 108 yaşında 95 yaşında iken bir gece onu iş yerinde çalışırken gördüm.Kendisi Saraç. Eğer yapıyordu.
    Dede neden çalışıyorsun,her türlü imkanın var dedim.
    Dedem; oğlum işi bırakırsam ölürüm demişti.
    50’li yaşlar belki de en birikimli verimli çağlarımız..Belki de her zamanki bildiğimizin dışında ,sınırımızın hemen yanıbaşında bilmediğimiz, yapabileceğimiz muhteşem bir proje bizi bekliyor.

  • Merhaba Uğur Bey, zor, aile olunca ve sabit gelir ihtiyacı olunca, anlıyorum. Ama inanın denemeye değer. Ben de aynı endişelerle öteledim girişimcilik tutkumu. Çok zorlu bir yolculuk, bunu belirteyim. Ancak tekerlekleri döndürmeye başlarsanız ivme kazanıyorsunuz ve işiniz kartopu etkisiyle büyüyor. Özetle, deneyin, altın bilezik sizde, en kötüsü olmadıysa, profesyonel hayat hep önünüzde hazır.

  • Sevgili Bora,
    Yazının bana iyi geldiğini söyleyebilirim. Yakın bir zamanda çalıştığım kurumdan emekli olmaya karar vermiştim ve emeklilik sonrası yapacağım iş konusunda ciddi endişe ve korkularım vardı.
    Benim gibi tüm hayatı boyunca bordrolu çalışmış bir insanın emeklilik sonrası kendi işini kurmak için cesarete ihtiyacı var.
    Sonra düşündüm, kaybedecek bir şeyimin olmadığına ikna oldum. Üstelik başarırsam keyif alarak yaşayacağım bir yerde, keyif alarak yapacağım bir işim olacak, bu nedenle bu maceraya girmeye karar verdim.

Bir Cevap Yazın