Haddini Aş Hikayeleri 15: Neri Oxman

(Okuma Süresi: 4 Dakika)

Sanatın, tasarımın, bilim ve mühendisliğin tek bir insanda vücut bulmuş halini hayal edebiliyor musunuz?

Bu insanın büyük ölçekli bir değişim yaratmak için muazzam fikirleri var. Ortaya koyduğu eserlerle madde ile çevre arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlıyor adeta. Onun bir modeli var ve o da DOĞA.

Kim mi? Neri Oxman’dan bahsediyorum. Hikayesini okuduğunuzda vizyonuna ve misyonuna hayran kalacağınıza, birçoğunuza ilham vereceğine eminim.

1976’da İsrail’de doğan Neri, kendini şöyle tanımlıyor:

‘’Benim adım Neri ve ben bir sürü şeyim. Hayfa, İsrailde büyüdüm, mimari eğitimi aldım, tıp okudum ve şu anda MIT’de pröfesörüm.’’

Birbirinden ilginç çalışmaları, yepyeni malzeme türleriyle yaptığı tasarımlar ile tanınıyor Neri. Ekolojik ürünler ve 3D giydirilebilir teknolojiler alanında sıra dışı ve çok ciddi çalışmalar gerçekleştiriyor.

Neden bu alanlarda çalıştığını ve vizyonunu söylediği şu sözlerden anlayabiliriz:

‘’İnsanlar binlerce yıldır tuğlayla ve harçla, çelikle ve camla binalar yapıyorlar. Ama bu malzemelerin yanı sıra karbon fiber ve plastiği de geliştirdik. Bu malzemeler de gezegenimiz de bir iz bıraktı. Bundan kurtulmanın yolunu tasarlayabilir miyiz? Hayatta kalmak istiyorsak, bundan kurtulmanın yolunu tasarlamalıyız. Bundan sonra ne yapacağımıza karar vermek bize düşüyor.’’

‘’Ben doğa için, doğayla bir ve doğaya uygun yeni malzemeler tasarlamaya odaklanıyorum.’’

İnsanoğlu başından beri tek amaçlı malzemeler ile üretim yapıyor. Fakat artık bu çağda bambaşka olanaklara sahibiz.

Dünyadaki plastik kullanımını tamamen bırakabilmek için tamamen doğal materyallerden yapılacak biyo-uyumlu yapılar tasarlıyor, doğal çevreyle yakından bağı olan teknolojiler üzerinde çalışıyor Neri.

İşte çalışmalarından örnekler;

Sürdürülebilir Prensiplere Uygun Dijital Üretim Sistemi

Oxman ve ekibinin geliştirdiği bu sistemde, robotik 3B yazıcı ve sentetik biyoloji bir arada kullanılıyor.

Üretim malzemesi olarak okyanustaki asırlık kabuklulardan elde edilen su bazlı polimer kullanılıyor. Bu, okyanusta en bol miktarda bulunan yenilenebilir polimer ve gezegendeki ikinci en fazla bulunan polimer olan, eklem bacaklı ve kabukluların dış iskeletini ve kabuğunu oluşturan oldukça dayanıklı ve esnek bir organik madde olan kitinden yapılıyor.  

Bu sistemde üretilen her bir bileşen, hava ile temas etmesi halinde katılaşıyor, su ile temas ettiğinde ise biyolojik olarak bozunuyor. Yani atık olarak çevreyi tehdit etmiyor.  

Aşağıda gördükleriniz 3b baskı ile üretilmiş parçalar. Üretilen parçalar kolayca birleştirilebiliyor. Bu yüzden sistemin, geçici mimari bileşenlere sahip ürünler ve geri dönüştürülebilir ürünler için kullanılması söz konusu.

Vespers Serisi

Bu seri ise hayatın tasarlanabilmesi fikri ile hazırlanmış, genetik makyaj ve maskelerden oluşan bir seri.  

Aşağıda geleceğin giyilebilir arayüzler ve genetik makyajlarını hayal eden Oxman’ın Vespers serisinden metamorfoz aşamalarını görüyorsunuz.

Fiber Robot Ordusu

Kendi etraflarına fiberglas filament sararak tübüler yapıları inşa eden bir robot ordusu bu.

Ordudaki her robot birbiriyle aynı ve eş zamanlı çalışıyor. Maksimum 4,5 m yükseklikte, kendini taşıyan kompozit tüpler inşa etmek için fiberglas sargı sistem kullanılıyor.

Oxman, “Fiberler geleceğin tuğlaları. Fiberler; birimler, binalar ve ortamlar arasında veri taşıma ve transfer etme dahil olmak üzere, tüm ölçeklerde ve uygulamalarda, her yerde karşımıza çıkacak.” diyor.

Ekip, sistemi açık havada test ediyor ve 16 robot 4,5 metre yüksekliğinde bir yapı inşa etmeyi başarıyor. Kurulum ve üretim süreci ise totalde 12 saat sürüyor. Dokunan fiberlerin ürettiği bu yapı, sonbahar ve kış mevsimini kapsayan yedi ay boyunca hasar görmeksizin alanda varlığını koruyabildi.

Akustik Koltuk

Bu koltuk hem sıra dışı doku yüzeyi ile sesi emebiliyor hem de oldukça rahat ve sağlam.

İlham için ise her zaman olduğu gibi doğaya döndüklerini söylüyor Neri.

Yüzeyi 44 farklı özellikten oluşuyor. Sertliği, şeffaflığı ve rengi baskı uyguladığı vücut kısmına göre değişen materyallerden bastık. Tıpkı doğada olduğu gibi yüzeyi, fonksiyonuna başka bir parça ekleyerek değil, fakat hassasça materyalinin yapısını sürekli değiştirerek ayarlıyor’

Wanderer Koleksiyonu

Wanderer, 3 boyutlu yazıcılardan elde edilen ürünlerden oluşan, sanat, moda ve bilimin kesiştiği bir koleksiyon.

Yarattığı bu koleksiyon ile ilgili şunları söylüyor Neri:

”Gezegenler arası seyahatlerde sürdürülebilir yaşamı destekleyebilecek kıyafetler yaratmaya çalıştık. Bunu başarmak için bakterileri hem hapsetmeye hem de akışlarını kontrol edebilmeye ihtiyacımız vardı. Tıpkı periyodik tabloda olduğu gibi biz de kendi element tablomuzu yarattık. Bilgisayarlarla türetilmiş, 3 boyutlu basıcılarla basılmış ve biyolojik olarak birleştirilmiş yeni yaşam formları ürettik.”

”Irkımızın dünyada ve başka gezegenlerdeki geleceği hakkında tahmin yürütme, bilimsel mantığı bolca gizem ile birleştirme ve makine çağından uzaklaşıp vücutlarımız, içimizdeki mikroorganizmalar, ürettiğimiz ürünler ve hatta binalarımız arasında yeni simbiyotik bir çağa adım atma olanağı sağlıyor. Ben bu kavrama materyal ekoloji diyorum.”

Bunlar gibi daha birçok projesi olan Neri’nin günümüzün Leonardo Da Vinci’si olarak anılmasına şaşmamak gerek.

Bu noktaya gelene kadar çok fazla eleştiriye maruz kalsa da, vizyonunun peşinden koşmayı asla bırakmıyor.

İşine aşık, tutkuyla bağlı bu kadın insanlara çok saçma ve yapılması imkansız gibi görünen şeyleri başarıyor. Ve bizleri tasarım bazlı bir doğadan, doğa bazlı bir tasarıma geçirecek, yepyeni bir tasarımcı anlayışa davet ediyor.

”Einstein’in çok sevdiğim, meşhur bir sözü vardır. Hayatı yaşamanın iki yolu vardır. Birincisi, hiçbir şey mucize değilmiş gibi yaşamak. İkincisi ise her şey bir mucizeymiş gibi yaşamak. Ben ikincisiyim.”

– Neri Oxman

Bir Cevap Yazın