Başarıya Giden Yolda Zaman Yönetiminin Önemi

(Okuma Süresi: 6 Dakika)

Dünyada hepimize eşit olarak verilmiş bir şey var. Çok değerli bir şey bu, bir hazine. Ve biliyor musunuz? Bu hazineyi çarçur etmeden, en doğru şekilde kullananlar ödüllendiriliyor. Hayalleri gerçek oluyor, arzu ettiği başarıya ulaşıyor.

Fakat onun kıymetini bilmeyenler, onu umursamayanlar ise oradan oraya savruluyor hayatı boyunca. Ne isteklerini tam olarak yerine getirebiliyor ne de büyük başarılara imza atabiliyorlar. Muhtemelen yolun sonuna geldiklerinde anlıyorlar onlara verilen hazinenin değerini.

Bu hazinenin ne olduğunu tahmin edebildiniz mi?

Bahsettiğim hazine: ‘’ZAMAN’’

Evet, başarı ve başarısızlık arasındaki fark, 24 saati nasıl kullandığımıza bağlı.

Biliyorsunuz asla kuru kuru konuşmam, o yüzden size somut örnekler vererek devam edeceğim. En tepeye tırmanan insanların zamanlarını nasıl kullandıklarının örnekleri ve öneriler ile sürdüreceğim konuşmamı.

1. Rutinleriniz Var mı?

Güne nasıl başlıyorsunuz mesela? Uyandığınızda ilk yaptığınız şey ne oluyor?

Hızlıca hazırlanıp işe/okula yetişmenin stresi ile mi başlıyorsunuz yoksa bir sabah rutininiz var mı?

Peki ya günün kalanı?

Başarılı insanların hayatına baktığımızda, önem verdikleri şeylerin başında günlük rutinler geliyor.

Virgin Grup’un kurucusu, bugün 4 milyar dolar servete sahip olan Richard Branson bakın ne diyor:

“Güne nasıl başlayacağımı ve bitireceğimi önceden planlarım, bu şekilde işlerime odaklanabiliyor ve yapmak istediklerimi de yapabiliyorum.”

Apple’in CEO’su Tim Cook, her sabah 3.45’te uyanıp spora gidiyormuş mesela.

Twitter’in CEO’su Jack Dorsey, her sabah yarım saat yürüyüş yapmadan başlamazmış güne.

Dünyayı ele geçirmek üzere olan Jeff Bezos da sabah saat 6’da koşu bandının üzerinde olurmuş.

Bu insanların her güne aynı şekilde başlamalarının bir nedeni var aslında. Her güne aynı şekilde başladığımızda tüm günümüzü verimli geçirmek adına bir adım atıyoruz. Güne başlamadan bir süre yalnız kalıp odaklanıyor ve kafamızda o gün ne yapmak istediğimizi planlıyoruz.

Sadece günümüzün önemli isimlerine özgü değil tabii bunlar. Tarihin istediğiniz dönemine bakın, iz bırakmış her insanın rutinleri olduğunu göreceksiniz. Birkaç örnek vermek gerekirse:

Mesela Beethoven… Kendisi günün doğması ile kalkıp hazırladığı kahvesini içtikten sonra işinin başına oturur öğleden sonra ikiye, üçe kadar çalışırmış. Öğle yemeğini yedikten sonra uzun, tempolu bir yürüyüşe çıkarmış. Yürüyüşe çıkarken dahi not defterini yanına alırmış ki birden aklına gelen notaları unutmadan kaydedebilsin diye.

Sigmund Freud da Her gün yedide kalkar, kahvaltısını ettikten sonra her gün bir berbere sakalını düzelttirirmiş. Saat sekizden bire kadar çalıştıktan sonra yürüyüşe çıkar, ardından saat üçte tekrar çalışmaya başlar ve akşam yemeğine kadar devam edermiş. Akşam yemeğinden sonra ailesiyle vakit geçirdikten sonra çalışma odasına kapanır ve gece geç saatlere kadar çalışırmış.

Peki ya o muhteşem eserlerin sahibi Balzac?  O da sabah karşı uyananlardan. Yazı masasına oturur ve yedi saat boyunca çalışırmış. Doksan dakika kestirdikten sonra çalışmaya devam edermiş.

2. Çok Fazla Karar Almaya Çalışıp Boğulmayın

“Netflix’de hangi diziye başlasam?”, “hangi marka spor ayakkabıyı alsam?”, “bana en yakışan gömlek hangisi?” gibi tüketim kararları beynimizin pek kısıtlı kapasitesini yiyip bitiriyorlar.

Çünkü her yeni karar beynimizin fazla mesai yapmasına neden oluyor, dikkatini dağıtıyor, odaklanmasını engelliyor.

İşte bu yüzden başarılı insanlar gün içinde çok fazla karar almaya çalışarak tüketmiyorlar kendilerini. Böylece hem daha sağlam zihinle hem de verimlerini düşürmeden kullanıyorlar zamanlarını.

Steve Jobs, Mark Zuckerberg ve Albert Einstein gibi isimlerin sürekli benzer şeyler giymelerinin nedeni de bu aslında. Seçeneklerini kısıtlayarak, enerjilerini en önemli olana harcamak.

‘’Öncelik’’ zaman yönetiminin en önemli kavramı.

3. Hayır Demeyi Öğrenin

Warren Buffet’i bilenleriniz vardır. Kendisi çok başarılı bir yatırımcı ve dünyanın en zengin adamlarından birisi. Buffet, Başarısının sırlarından birinin ‘’hayır’’ cevabını korkusuzca kullanmak olduğunu söylüyor.

Ve diyor ki:“Çok başarılı insanlarla başarılı insanlar arasındaki fark, çok başarılı olanların neredeyse her şeye “hayır” demesidir.”

Şunu unutmayın; sizin göreviniz olmayan işleri kabul ettiğinizde, en cesur ya da en başarılı insan olmuyorsunuz. En stresli ve tükenmiş insan oluyorsunuz.

Ya da yapmanız gereken işler varken arkadaşlarınız dışarıya çağırdığında kabul etmemeniz sizin uyumsuz bir insan olduğunuzu göstermez. Hayallerine ve hedeflerine saygısı olan bir insan olduğunuzu gösterir.

Hepimizin sınırlı bir zamanı ve enerjisi var. O yüzden korkmayın o kelimeyi kullanmaktan. Aksi halde hayatınızın akışı sizin kontrolünüzden çıkacak, başkaları tarafından yönetilmeye başlayacaksınız. Bunu hiçbirimiz istemeyiz sanırım.

4. Dikkat Dağıtıcılarla Aranıza Mesafe Koyun

Dijital dünyanın insan üzerinde meydana getirdiği en belirgin sistemsel bozukluk, ne yazık ki ‘’odaklanamama problemi’’

Kendimizi birdenbire hiç deneyimlemediğimiz, her yanımızın akıllı cihazlarla sarılı olduğu acayip bir yaşam stilinin ortasında bulduk.

Dikkat dağıtıcıların bizi önemli olandan uzaklaştırmak için var güçleriyle çalıştığı bir yaşam…

Bugün yapılan araştırmalar, ortalama bir ofis çalışanının odağının her 3 dakikada bir kesintiye uğradığını söylüyor. Düşünebiliyor musunuz?

İnsanların sosyal medya kullanımı çılgınlık boyutunda bugünlerde. Şundan eminim ki, bugün odaklanma yetisine sahip olanlar, geleceğin önemli insanlarından olacaklar.

Hem düşünsenize, hazinemizi hiç tanımadığımız insanların ne yaptıklarını ne yediklerini takip ederek, kirli ve boş içeriklere hatta manipülasyonlara maruz kalarak harcamak çok acı değil mi?

Üzerinde çalıştığınız her ne ise, odaklama süreniz ne kadar uzunsa, sizi başarıya götürme olasılığı da o kadar artacaktır.

5. Süper Kahraman Olmaya Çalışmayın

Zaman kazanmak adına aynı anda birden fazla iş yapmaya çalışırsanız ya hepsinden ya da birkaçından olursunuz. Çünkü hiçbirine tam olarak odaklanamazsınız. Sonuçta zaman kazanmak uğruna sarf ettiğiniz çaba size zaman kaybı olarak geri döner. Bu nedenle tek bir işle uğraşmayı kural edinin kendinize. Birini bitirdikten sonra diğerine geçin. İşlerinizin kalitesinin ne kadar arttığına inanamayacaksınız.

Bu arada yapılan araştırmalar insanların sadece %3’ünün multitasking’de iyi olduğunu söylüyor. Bu %3’lük kesimin arasındaysanız o zaman size saygı duymaktan başka bir şey yapamam. J

6. Toplantıları Kısa Tutun

İş yerlerinde saatlerce süren toplantıların verimliliğin en büyük katillerinden biri olduğunu düşünüyorum.

Gereksiz ve uzun süren toplantıların insan üzerindeki kötü etkisini tecrübe etmiş olan ve insanlar üzerinde bir yük olduğunu düşünen önemli isimlerden birisi Elon Musk.

Kendisi şöyle diyor: ‘’Büyük şirketlerde çok sık düzenlenen toplantılar zaman içinde mutlaka daha kötüye gider. Eğer katılımcılara bir değer sağlamadığını düşünüyorsanız büyük toplantılardan kaçının ya da toplantı süresini çok kısa tutun. Çok acil bir durum olmadığı sürece sık sık toplantıya gitmenize gerek yok.’’

Milyarder iş adamı Mark Cuban ise, ” Beni bir toplantıya ancak çek yazma şartıyla götürebilirsiniz.’’ Demiş.

Zaman yönetiminde en önemli gördüğüm maddeler bunlar. Ve aslında tüm bunlar bizi şu sonuçlara ulaştırıyor:

Zamanımızın nasıl kullandığımız, harcadığımız zamanın miktarından çok daha önemli.

Önceliklerimizi iyi belirlemeliyiz. En etkili zaman yönetimi, bizim için önemli ve önemsiz olanı ayırt edebilmekle başlıyor.

Büyük başarılara imza atmış insanların hayatlarına baktığımızda istisnasız hepsinin öne çıkan alışkanlıklarından birisinin zamanı doğru kullanmak olduğunu görüyoruz.

Evet, biz de günün sonuna geldiğimizde, ‘’ne çabuk bitti gün ya, hiçbir şey yetişmedi yine’’ diyenlerden değil de planlarını yerine getirdikten sonra huzur içinde uyuyan, günlerini kaliteli ve verimli geçiren bir insan olmak istiyorsak, gerçekleştirmeyi çok istediğimiz büyük hayallerimiz varsa, edinmemiz gereken en önemli alışkanlık: ‘’Şu anki zamanımızı çok ama çok iyi yönetmek.’’ Olmalı.

Bir Cevap Yazın