Haddini Aş Hikayeleri 26: Elveda Mamba!

(Okuma Süresi: 5 Dakika)

Sevgili Basketbol
Babamın çoraplarını top haline getirip,
Atmaya başladığımdan beri,
Tek bir gerçek olduğunu biliyorum.
Sana aşık olduğumu.
Bu öyle derin bir aşk ki;
Aklım bedenimden,
Ruhum ve duygularıma kadar her şeyimi sana verdim.
Sana sırılsıklam aşık olan 6 yaşındaki bir çocuk olarak
Asla tünelin sonunda görmedim kendimi.
Her zaman bir çıkış yolu buluyordum kendime.
Ve bu yüzden koştum.
Hiç bir sahada basılmadık yer bırakmadım.
Ve her topa sahip olmak için çabaladım
Ben azmimi istedim,
Ben sana kalbimi verdim,
Çünkü benim için çok daha fazlasısın.
Kan ter içinde oynadım bu oyunu.
Mücadele beni çağırdığı için değil,
SEN beni çağırdığın için.
Senin için her şeyi yaptım,
Çünkü senin yaptığında buydu
Biri seni hissettiğinde
Aynı zamanda beni de hissetti.
6 yaşındaki bir çocuğa ”Laker” hayalini verdin.
Ve her zaman bunun için seveceğim seni.

Kobe’nin basketbola veda mektubundan bir bölümdü bu. Ve bir nesle basketbolu sevdiren efsane, ne yazık ki birkaç gün önce talihsiz bir kaza sonucu bizlere de veda etti.

Bana sorarsanız kendisi yalnızca harika bir basketbolcu değil, çalışma azmiyle, karakteriyle, liderliğiyle insanlar için bir rol modeldi.

Hepimize bir işi tutkuyla yapmanın ve inandığın doğru için savaşmanın ne denli önemli olduğunu öğretti.

Gelin Kobe’nin hayat hikayesine bakalım.

23 Ağustos 1978’de ABD’nin Pensilvanya eyaletinin Philadelphia kentinde doğan Kobe, henüz 3 yaşındayken tanışıyor basketbolla. Eline basketbol topu almadığı gün yoktu küçük Kobe’nin.

Babasının Sebastiani Rieti takımına transferi nedeniyle 6 yaşında ailesiyle İtalya’ya taşınıyorlar. Burada İtalyanca ve İspanyolca öğreniyor.

Avrupa basketbol kültürünü de iyice tanıyor ve 11 yaşlarındayken babasının koçuyla antrenmanlara başlıyor.

Sene 1991’de babasının basketbolu bırakması ile ABD’ye dönüyorlar. Çocukluğu ve gençliğinin büyük bölümü İtalya’da geçen Kobe, kültür şoku yaşıyor bir süre. Liseye yazıldığında hemen okul basketbol takımına giriyor.

Okuldaki koçu, Kobe’yle ilgili şunları diyor: “Beş dakika oyununu izledikten sonra NBA’e gideceğine inandım. Bu kadar genç yaşta bu kadar iyi bir oyuncu daha önce görmemiştim. Birlikte iyi bir bağ kurduk ve çok sıkı çalıştık.”

Kobe’nin lisesi son 50 yılda gördükleri ilk eyalet şampiyonluğuna ulaşıyor.

Oyun kurucudan pivota kadar hemen hemen tüm pozisyonlarda oynuyor. Takımdaki başarılarıyla tüm dikkatleri üzerine çeken Kobe tanınan bir isim haline geliyor kısa sürede.

Liseyi bitirdiğinde ne yapmak istediğini çok iyi biliyordu. Her şey netti kafasında.

En iyi üniversitelerden basketbol bursu teklifleri alıyor, ancak onun istediği tek bir şey vardı… 17 yaşındaki Kobe, üniversiteye gitmeden doğrudan NBA seçmelerine katılmaya karar veriyor.

‘’Her zaman ortalama biri olabiliriz ve normal olanı yapabiliriz. Ancak, ben hiçbir zaman normal olanı yapmak istemedim.’’

Kobe Bryant

Tutkusunu bulmuştu çünkü o. Aşkla yaptığı, yaparken dünyayı unuttuğu tek bir şey vardı: Basketbol oynamak.

1996 oyuncu seçmelerinde Charlotte Hornets tarafından 13. sırada seçilen Kobe’nin hakları, Sırp pivot Vlade Divac karşılığında çocukluğundan beri oynama hayalini kurduğu Los Angeles Lakers tarafından alınıyor.

18 yaşındayken Lakers formasını giyen Bryant, “NBA’de oynayan en genç basketbolcu” unvanını kazanıyor o dönem.

Onu izleyen, kazanma hırsı ve kendini adamasını gören herkesin aklından geçen tek bir şey vardı: ‘’Yeni bir efsane mi geliyor?’’

Lakers ile 2000, 2001 ve 2002’de arka arkaya şampiyonluk sevinci yaşıyor. Kobe’nin ‘’en iyi’’ olarak anıldığı dönemlerdi bu dönemler. Aynı zamanda insanların ona ‘’yeni Jordan’’ dediği dönemler.

Kendisi bu kıyaslamalara, ‘’Ben yeni Michael Jordan olmak istemiyorum, ben Kobe Bryant’’ olmak istiyorum diyerek noktayı koyuyor.

Jordan ise Kobe için: ‘’NBA’de bütün maçlarını izlediğim tek bir oyuncu var. İsmi Kobe Bryant’’ diyor.

Yıllardan 2006, Ocak ayı… Lakers’ın Toronto Raptors ile oynadığı maçta bir tarih yazıyor Kobe. Karşılaşmayı tam 81 sayıyla tamamlıyor ve 1962’de 100 sayı kaydeden Wilt Chamberlain’den sonra “bir maçta 2’nci en fazla sayı atan NBA oyuncusu” oluyor.

2009 ve 2010 yıllarında kazandığı şampiyonluklarla beraber artık yaşayan bir efsaneydi Kobe. Bir jenerasyona, gece yarısı kalkıp maçlarını izlettiren bir efsaneydi. Bir nesile basketbolu sevdiren bir efsane.

Kobe, sahaya son kez çıktığı 13 Nisan 2016 tarihinde hepimize unutulmaz anlar yaşattı. 101-96 kazandıkları karşılaşmada 60 sayı kaydederek 20 yıllık kariyerine veda etti. Veda ederken şunları söyledi:

“Bugün son bir kez sahaya çıkıp mücadele etmek, elimden geleni yapmak istedim. En güzel tarafıysa çocuklarımın beni en iyi zamanlarımda oynadığım gibi oynarken izleyebilmesi oldu

“Ne söyleyebilirim ki, 20 yılın ne kadar hızlı geçtiğini anlamadım bile. Mamba gider!”

Kobe Bryant

Kobe’nin Unutulmaz Başarıları

– 33 bin 643 sayı ile NBA tarininin en skorer 4’üncü oyuncusu

– 81 sayı ile bir maçta 2’nci en fazla sayı atan NBA oyuncusu

– 60 sayı atan en yaşlı NBA oyuncusu: 37 yaş, 234 gün

– Kariyeri boyunca 40 sayının üstünde skor ürettiği maç sayısı: 135 (60 sayı ve üstü 6, 50 sayı ve üstü 25 maç)

– Wilt Chamberlain’den sonra 50 sayı barajını üst üste en fazla geçen NBA oyuncusu: 4 maç (2007’nin mart ayında sırasıyla 65, 50, 60 ve 50 sayı)

– NBA sayı kralı: 2005-06 sezonu (35,4) ve 2006-07 sezonu (31,6)

– NBA All-Star maçında MVP Ödülü’nü en fazla alan oyuncu: 4 kez (2002, 2007, 2009, 2011) (Bob Pettit ile paylaşıyor)

– NBA All-Star maçına üst üste en fazla seçilen oyuncu: 18 kez

– NBA All-Star maçı ilk 5’ine en fazla seçilen oyuncu: 16 kez

– Bir NBA maçına ilk 5’te başlayan en genç oyuncu: 18 yaş, 158 gün

– NBA All-Star maçına ilk 5’te çıkan en genç oyuncu: 19 yaş, 169 gün

Evet, bu dünyadan bir Kobe Bryant geçti.

Huzur içinde uyu Kobe, bıraktığın miras sonsuza dek yaşayacak. Bizlerin olduğu gibi gelecek nesiller de senden ilham almaya devam edecek.

‘’Zamanın kıymetini bilin. Hayat problemlere takılmak ve cesaretini kaybetmek için çok kısa. Gülün, bir ayağınızı diğerinin önüne koyun ve ilerlemeye devam edin.’’

Kobe Bryant

Bir Cevap Yazın