Haddini Aş Hikayeleri 27: Oprah Winfrey

(Okuma Süresi: 5 Dakika)

Öyle insanlar vardır ki hayatta; Daha küçük bir çocukken hırpalar hayat onları, kötü davranır. Çok acı çeker, defalarca kez yenilgiye uğrar, kayıplar yaşarlar. Olabilecek en kötü şeyler gelir başlarına…

Ama bir çıkış yolu bulana kadar mücadele eder bu insanlar. Çünkü birçoğumuzun aksine, hayatlarını değiştirebilecek cesarete sahiptirler. Ve ne yapar eder, kendi hayatlarını söke söke alır ve sonunda istedikleri insana dönüşürler.

İşte böyle insanlar beni en çok etkileyen, çok saygı duyduğum insanlar olmuştur hep.

Bu insanlardan birisi de dünya üzerindeki birçok kişi için ilham kaynağı olan, hatta bugün dünyanın en güçlü isimlerinden biri olarak kabul gören bir kadın.

‘’Yaralarınızı bilgeliğe dönüştürün.’’ Diyen bir kadın bu.

Oprah Winfrey’den bahsediyorum.

Gelin Oprah’ın sıra dışı hayat hikayesine bakalım. Onu dünyanın en güçlü kadınlarından biri yapan hikayesine…

29 Ocak 1954 günü ABD’nin Mississippi eyaletindeki bir kasaba olan Kosciusko’da, hiç evlenmemiş anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya geliyor.

Annesi bir hizmetçi, babası ise bir madenciydi. 

Doğumundan sonra, annesi Oprah’ı bırakıp kuzey Mississipi’de bir yere taşınıyor. Oprah ise kırsal kesimde, yoksulluk içinde yaşayan büyük annesinin yanına gönderiliyor.

Büyük annesine ev işlerinde yardım ettiği, yaramazlık yaptığında ise büyük dayak yediği günler bu günler.

Bazı zamanlar acımasız olsa da büyük anne, Oprah’ın gelişimine önem verdiğinden ona 3 yaşında okumayı öğretiyor. Birlikte kiliseye gidiyorlar. Bir süre sonra ezberden İncil ayetlerini okumaya başlıyor küçük Oprah. Hatta ‘’küçük vaiz’’ lakabını takıyorlar ona.

‘’Okumakla ilgili en çok sevdiğim şey, insanı yukarılara taşıması ve daha yukarılara taşımaya devam etmesi.’’

Oprah Winfrey

6 yaşındayken annesi çıkıp geliyor, bir evde temizlikçi olarak işe başladığını ve artık kızına kendisinin bakmak istediğini söylüyor. Ve böylece annesinin yanına taşınıyor Oprah. Fakat annesi uzun süreler çalıştığı için ilgilenemiyor kızıyla. Pek destek görmüyor annesinden anlayacağınız.

Okula başlayan ve parlak bir öğrenci olan Oprah, bir süre sonra okula gitmek istememeye, okuldan kaçmaya başlıyor. Psikolojisi bozuluyor.

Çünkü kâbus gibi günler yaşıyor.

10 yaşından 14 yaşına kadar bir akrabası tarafından tecavüze uğruyor. 14 yaşında hamile kalıyor.

‘’14 yaşında hamile kaldığımı kendimi güvende hissedene kadar sakladım. 14 yaşında doğum yaptım; bebek haftalar sonra hastanede öldü. Okula döndüm ve kimseye bir şey söylemedim. Öğrenilirse okuldan atılmaktan korkuyordum. Böylece bu sırrı, eğer birisi öğrenirse beni hayatından atar korkusuyla geleceğime taşıdım.”

Oprah Winfrey

Yaşadıkları onu asi ve isyancı bir insan yapıyor.

Sonunda annesi ona artık katlanamadığını söyleyerek babasının yanına gönderiyor genç Oprah’ı.

Babası sert bir insan olsa da kızının eğitimine çok önem veriyor, destekleyici davranıyor. Burada kendine geliyor Oprah, psikolojisi de düzelmeye başlıyor. Sonuç olarak liseyi dereceyle bitiriyor ve Tennessee Eyalet Üniversitesi’ni tam burslu olarak kazanıyor.

Aynı yıl katıldığı Afrika asıllı Amerikan güzellik yarışmasında birinci olan Oprah’ın yüzü gülmeye başlıyor yavaş yavaş.

Yaşadıkları yüzünden kendini ifade edememesi, hayatı boyunca gerçeği aramaya, anlamlı olanı yapmaya itiyor Oprah’ı.

Tutkusunun peşine düşeceğine, sevdiği şeyi keşfedip onu yapacağına dair söz veriyor kendisine.

‘’Bir kadının kendine sorabileceği en önemli sorulardan biri şudur: Gerçekten ne istiyorum; ruhumun bunu elde etmek için bana gösterdiği en iyi yol ne?’’

Oprah Winfrey

Ve medya kariyeri başlıyor… Üniversitede öğrenciyken yerel bir radyoda yarı zamanlı olarak çalışmaya başlıyor.

İnsanlarla iletişim kurmayı çok seven Oprah, bir süre sonra okulunu bırakarak tam zamanlı olarak çalışmaya devam ediyor.

Sonrasında kendini başka bir şekilde ifade etmek istiyor ve ilk siyahi kadın haber sunucusu olarak Nashville’de çalışmaya başlıyor. Televizyon onun için bir tür terapi, bir tür nefes alma şekli oluyor.

Ve işini aşkla ve tüm samimiyetiyle yapan Oprah’ın hızlı yükselişi başlıyor.

Televizyonculuk kariyerine Baltimore şehrinde devam ediyor ve ‘People are Talking’ programının sunucusu oluyor. Bu program ile insanların sorunlarına eğilmeye başlıyor.

Sürekli daha iyiyi, daha anlamlı olanı arıyor.

‘’Hayatınız yarın sona erecek olsaydı, neyi yapmadığınız için pişmanlık duyardınız? Yarın hayatınızın son günü olsaydı bugünü geçirdiğiniz gibi mi geçirirdiniz?’’

Oprah Winfrey

Winfrey daha sonra Chicago’da reytingleri hiç iyi olmayan, yarım saatlik bir sabah Talk Show’u olan A.M. Chicago’un sunucusu oluyor. Ve Oprah’ın güzel enerjisiyle, en az izlenen program birden Chicago’nun en çok izlenen programı haline geliyor.

O kadar çok seviliyor ve izleniyor ki şovun ismi değiştirilerek ‘’The Oprah Winfrey Show’’ oluyor ve ülke çapında tam saat yayına başlıyor.

Tüm rakiplerini geride bırakıyor ve ABD’deki gündüz programları arasında 1 numara oluyor. Oprah ise ülkenin en güvenilir isimleri arasında sayılmaya başlıyor.

TIME dergisi kısa sürede yükselen Oprah’ın başarı sırları ile ilgili bakın ne diyor:

“Beyaz erkeklerin egemen olduğu bir alanda, o cüsseli bir siyahi kadındı. Aslında bir röportajcı olarak Phil Donahue’yi yerinden zorlaması mümkün bile değildi. Gazetecilik kabiliyetindeki eksikliğini açık sözlü yaklaşımı, şaka kabiliyeti ve samimi empatisiyle dolduruyordu. Acıklı hikâyelerini anlatmaya gelen konukları sık sık Oprah’ın gözlerini yaşartabiliyorlardı. Buna karşılık da konuklar hiç kimseye anlatmayı akıllarından bile geçirmeyecekleri bazı sırlarını çekinmeden ifşa edebiliyorlardı. Bir bakıma Oprah’ın şovu Grup Terapi Seansı gibi bir talk show haline geldi.”

ABD’de yaklaşık 20 yıl süren ve bu süre boyunca en çok izlenen sohbet programı olan, sadece ABD’de her hafta 42 milyon kişi tarafından izlenen, 145 ülkede gösterime sunulan Oprah Winfrey Show 2011 tarihinde sona erdi.

Program boyunca her gün ‘’bir şeyleri değiştirin!’’ diye seslendi tüm kadınlara.

 Çünkü o kendi hayatını değiştirdi ve sonunda dünyanın en güçlü kadınlarından oldu.

‘’Yaralarınızı bilgeliğe dönüştürün. Hayatınızda pek çok kez yara alacaksınız. Hata yapacaksınız. Bazı insanlar buna başarısızlık diyecek.

Ama ben öğrendim ki başarısızlık Allah’ın sana ‘’pardon ama yanlış yolda ilerliyorsun.’’ Demesidir. Sadece bir deneyimdir.’’

Oprah Winfrey

Oprah’ın hayat hikayesi bize diyor ki;

Gerçekten kim olduğunuzu bulun ve sizin için anlamlı olanı.

Bulduğunuz şeyi yapma cesaretini gösterin, düşün onun peşine.

Yaralansanız da öğrenin, ilerlemeye devam edin, gücünüzü kendinizden alın.

Sonunda elde edeceksiniz istediğiniz her neyse.

Bir Cevap Yazın