Bilim İnsanlarının Eşi Görülmemiş Covid-19 Mücadelesi

(Okuma Süresi: 3 Dakika)

Covid-19’a karşı henüz etkili bir aşının ve kesin sonuçlar alınan bir tedavinin geliştirilemediği maalesef doğru. 

Ama bu amansız virüsün sırlarını keşfetmek ve onunla savaşacak tıbbi çözümleri geliştirmek için bilim insanlarının çabalarından başka güvenecek bir kaynağımız da yok.

Ve bilim insanları gerçekten bu konuda tarihte görülmemiş bir yoğunlukta ve işbirliği kültüründe çalışıyorlar.

Sadece 4 aydır aramızda olan bu virüsle mücadele eden bilim insanlarının ortaya koyduğu işbirliğinin boyutlarını takdir etmemek büyük haksızlık olur.

Bu makalemde bu çabaları ortaya koyuyorum. Yazının devamını aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz.

Dünyanın dört bir yanındaki bilim insanları, programcılar ve mühendisler, araştırmaları sırasında elde ettikleri sonuçları, verileri ve yazılım kodlarını açık işbirliği platformlarında sürekli olarak paylaşıyorlar.

Bu bilgi paylaşım araçlarının etkisi ile daha önce hiç görmediğimiz bir bilimsel işbirliği ortamı yaratılmış durumda.

Hastalığın resmi olarak tanınmasından sonra sadece ilk ay içerisinde, o zamanlar yeni koronavirüs olarak bilinen Covid-19 hakkında 47’den fazla bilimsel makale yayınlanmış durumdaydı. 

Şubat ayı sonunda bu sayı 10 kattan fazla arttı. 

Sadece Mart ayında virüs ve etkileri hakkında tam 1799 bilimsel makale yayınlandı.

Yayınlanan Bilimsel Makale Sayılarındaki Artış

Bu araştırmaların meyvelerini oluşturacak olan aşı ve tedaviler konusunda da büyük bir bilimsel yarış var. 

Milken Enstitüsü dünya çapında 62 tedavi ve aşı ar-ge projesinin yönetilmekte olduğunu tahmin ediyor.

Ayrıca ilaç ve aşı geliştirmenin ötesine de geçen ve tabana yayılan bilimsel işbirliği projeleri de bulunuyor. 

Profesör Trisha Greenhalgh ve Jeremy Howard’ın “Herkes İçin Maske” ve 5.000’den fazla gönüllünün bulunduğu yer aldığı Profesör Yaneer Bar-Yam’ın yönlendirdiği “Koronavirüsü Bitir” kampanyası gibi büyüleyici tabana yayılmış çalışmalar da var. 

Bu çabalar ulusal sınırları aşmaları ve gönüllülük esaslı olmaları nedeniyle özellikle etkileyiciler bana kalırsa.

Bilim insanlarının işbirlikleri kurmak konusunda siyasetçilerden çok daha hevesli ve başarılı oldukları da açık bu arada.

Örneğin gazeteciler ABD ile Çin arasındaki gerilimi ballandıra ballandıra anlatırken, ABD’li ilaç firması Gilead, geliştirmeye çalıştığı ilaç olan Remdesivir için yaptığı deneylerde Çin’li bilim insanlarının sağladığı verilerden yararlanılıyor.

Benzer şekilde, İsviçre’li Roche firmasının interlökin-6 inhibitörünün testleri de Çin’in Ulusal Sağlık Komisyonları planına dahil edildi ve işbirliği sağlandı.

Bütün bu bilimsel çabalarla ilgili dile getirilebilecek tek bir endişe var: Koordinasyon eksikliği.

Ortaya konan bilimsel ve yaratıcı eforu koordine eden bir örgütlenme ve ülkeler arası siyasi işbirliği maalesef bulunmuyor.

Bu da Dünya Sağlık Örgütü gibi bu amaçla oluşturulmuş kurumların sorgulanmasına neden oluyor.

Eğer Covid-19 gibi pandemiklerin ileride de insanlığa saldıracağını öngörüyorsak bu konuda şimdiden gerekli örgütsel tasarımları yapmalıyız.

Ama bu bilim insanlarının değil, siyasetçilerin işi. Bilim insanları üzerilerine düşenleri fazlası ile yapıyorlar. Onlara gönülden teşekkür etmeli ve haklarını vermeliyiz.

Ücretsiz Haddini Aş Bülteni Üyeliği
En Güncel İçerikler E-Postanıza Gelsin
Gizliliğiniz benim için önemli.

Bir Cevap Yazın