+905325441237
bora@ozkent.co

Başarının Tanımı Size Özel Olmalı

Geleceği Kavrayın, Dönüşümü Yönetin, Sınırlarınızı Yıkın, Haddinizi Aşın!

(Okuma Süresi: 3 Dakika)

Başarı nedir?

Kendinizi hangi kriterlere göre başarılı ya da başarısız hissediyorsunuz?

Bu kriterleri kendiniz mi belirlediniz, yoksa toplum mu size öğretti.Başarılı ama mutsuz olabileceğinizin farkında mısınız?

Bugünkü yazım başarının size özel tanımı ile ilgili.İyi okumalar diliyorum.

Dilerseniz bu aşağıdaki bu linke tıklayarak ya da Spotify, Apple, Google gibi bütün büyük podcast platformlarındaki “Bora Özkent’le Haddini Aş” kanalımdan dinleyebilirsiniz.

Hepimiz bir şeyler başarmaya çalışıyoruz.

Kimimiz daha iyi sonuçlar alıyor, kimimiz ise başarı oyununda “kaybedenler” kategorisinde yaftalanıyoruz.

Başarı kavramanının hepimiz üzerinde büyük bir baskı unsuru oluşturduğu kesin.

Ebeveynlerimizin, eşimizin, arkadaşlarımızın, çocuklarımızın bizi başarılı bir insan olarak görüp görmediği her zaman zihnimizi meşgul ediyor.

Mesela itiraf edin, bir mezunlar toplantısına gittiğinizde fiziksel durumunuzdan, işinizdeki konumunuza, oturduğunuz evden, eşinizin güzelliğine kadar hemen hemen her konuda okul sıralarındaki can arkadaşlarınızla rekabet eder hissediyorsunuz kendinizi.

Ve eğer onlardan geri kaldığınız faktörlerin sayısı çoksa bir daha ki toplantıya pek de katılmak istemiyorsunuz belki de.

Hepimiz bu hayatta bir şeyler başardıkça kendimizi daha iyi hissediyor, başarısız oldukça kendimize güvenimizi kaybediyor, sessizce kenara çekiliyoruz. Bunda bir sorun yok, çok insanca.

Asıl sorun başarıyı nasıl tanımladığımızda yatıyor galiba.

Çoğumuz “başarının tanımını” başkalarından öğreniyor hatta kopyalıyoruz.

Ailemiz, arkadaşlarımız, öğretmenlerimiz, komşularımız, toplum, medya, kahramanlarımız, reklamlar, filmler, kitaplar…Bütün bu kaynaklar başarının ne anlama geldiği, başarılı olduğumuzda neye benzeyeceğimiz, nasıl bir hayata sahip olacağımızı bize belli kalıplar çerçevesinde öğretiyor, adeta beynimize nakşediyorlar.

İşte size tipik bir kalıp; Saygın bir firmada üst yönetici olmak pek çok gencin başarı tanımını oluşturan bir temel unsur.

Havalı bir şirket otomobili, güzel bir semtte büyük bir ev, çocuğunu iyi bir kolejde okumak, tatillerde havalı ülkelere seyahatler hep bu kalıbın birer parçasılar.

Şimdi başkaları tarafından size öğretilen bu kalıbı doğru kabul eder ve hayatınızın tamamını bu başarıya ulaşmak için düzenlerseniz iki riskiniz var demektir.

Birinci risk başarısızlık: Eğer kişisel yetenekleriniz, becerileriniz ve karakteriniz bu başarı kalıbına uygun değilse büyük ihtimal başarısız olacaksınız.

Mesela benim gibi otoriteye uyma sıkıntısı olan, ağzına geleni söylemekten kendi alıkoyamayan bir tipseniz kurumsal hayatın “ilişkilere dayalı” kariyer merdiveninde biraz zor yol alırsınız.

İkinci risk ise başarılı bir mutsuzluk: Diyelim ki bu başarı kalıbının tüm unsurlarında gözle görülür olumlu sonuçlar aldınız. Ve herkes sizi başarılı görüyor.

Ama mutsuzunuz.

İstediğiniz hayatın bu olmadığını, bu başarıyı elde edebilmek için ödün verdiğiniz, ihmal ettiğiniz şeylerin sizin için aslında daha önemli olduğunu keşfettiniz.

Etrafımda onlarca başarılı mutsuz onlarca insan var. Kariyerleri iyi, maaşları şahane, evleri pırıl pırıl. Ama onlar iş çıkışlarında psikologlara gidiyor, tatil günlerini daha güzel hayat yaşayan insanların fotoğraflarına iç geçirerek bakarak tüketiyorlar.

Hangi riskin daha beter ve yıkıcı olduğu kişiden kişiye değişir. Ama her iki risk de önemli ve insanın yaşamla bağlantısını kemiren cinsten riskler, öyle değil mi?

Peki çare ne?

Kendi başarı kriterlerinizi kendinizin koymasında, kendi başarı kalıplarınızı kendinizin tanımlamasında, kendi hayatınızın gidişatı hakkında kendi kararlarınızı vermenizde elbette.

Eğer kendi başarı kriterlerinizi başkalarının etkisinden kurtularak (ki bu çok zordur) koyabilir, başarılı bir hayatın vizyonunu kendi gerçek isteklerinize göre (ki isteklerinizi bilmek de çok zordur) belirlerseniz hem başarılı olma ihtimaliniz artar, hem başarıya doğru yolculuğunuzun kendisi daha keyifli hale gelir, hem de bir gün hayallerinize ulaştığınızda mutlu da hissedersiniz.

Kulağa mantıklı geliyor değil mi? Kendi başarı kriterini kendin koy ve keyfine bak.

Zor olan sizin için anlamlı olan başarının tanımını yapmak galiba.

Kimse bize kendi başarı kriterlerimizi keşfetmek konusunda bir yöntem öğretmedi ki. Yine de hemen kendi başarı kalıplarınız üzerinde kafa yormaya başlamanız da fayda var. Ben size önümüzdeki yazılarda bir kaç faydalı teknik öğretebilirim belki.

Ama gerisi sizin işiniz. Belki de şimdiye kadar altına gireceğiniz en zorlu işiniz. Hayat oyununu değiştirmek elinizde.

Hadi, oyunu değiştirmek ve haddinizi aşmak adına, hemen başlayın başarı kalıplarınızı sorgulamaya, dağıtmaya, yeniden tasarlamaya.

Bir Cevap Yazın