+905325441237
bora@ozkent.co

Canınız Sıkılıyorsa Bu İyi Bir Şey! Neden mi?

Geleceği Kavrayın, Dönüşümü Yönetin, Sınırlarınızı Yıkın, Haddinizi Aşın!

(Okuma Süresi: 3 Dakika)

Eminim ki son iki aylık dönemde çoğumuzun en çok duyduğu söz öbeği ”Canım çok sıkılıyor.” olsa gerek.

”Sıkıldık, ne zaman biter acaba kısıtlamalar.”, ”Sıkıldık, evde zaman geçmiyor.”

İki tür insan vardır:

1. Sıkıldığı zaman endişelenip bundan kaçınmaya çalışanlar ve bunu bir zaman kaybı olarak görenler.

2. Sıkıntılarını üretken bir faaliyete dönüştürmeye çalışanlar.

Gördüğünüz o en yaratıcı eserler, düşünceler, eylemler… Hepsi ikinci grubun kapsadığı insanlar tarafından meydana getirildi. Can sıkıntılarından kaçmayıp onu bir avantaja çeviren insanlar… Her zaman başka bir şey yapmakla çok meşgul olan insanlar tarafından değil.

“Yaratıcı insanların hayatları can sıkıntısı tarafından yönetilir ve kontrol edilir.”

Susan Sontag

Fark ettiniz mi? Karantina sürecinde yaratıcı faaliyetler ne kadar patladı. İnternette birbirinden ilginç çalışmalara, yazılara, çizimlere, çizgilere denk geliyorum her gün.

Ayrıca merak duygusunun en büyük tetikliyicisidir can sıkıntısı. Bizleri yeni şeyler denemeye ve öğrenmeye iter. Ve merak duygusu bize bambaşka dünyaların kapılarını açar, bizi geliştirir ve başarıya ulaşmamızı kolaylaştırır.

Neden Bazı İnsanlar Daha Çok Sıkılır?

Genelde içe dönük insanlar can sıkıntısını nadiren deneyimlerken dışa dönük insanlar bu duruma daha çok eğilimlidir.

En eski psikolojik deneylerden birinde dışa dönük insanlar bir hücrede hapsedildiğinde çok kaygılanırken, içe dönük insanların durumla daha iyi baş ettiği gözlemlendi. Hatta içe dönük insanlar sosyal ortamlara girdiklerinde daha fazla endişeleniyorlar.

Psikolog Hans Eysenck, dışa dönük insanların daha düşük uyarılma seviyesine sahip olduğunu gözlemledi. Uyarılma seviyesi, zihnimizin herhangi bir uyarana karşı uyanık ve hazır olma durumunu ifade ediyor.

Bu nedenle dışa dönük insanlar, normal olan seviyeye ulaşmak için daha fazla çaba göstermek zorunda kalıyor. Bu yüzden yalnız kaldıklarında canları daha çabuk sıkılıyor, yeni şeyler tecrübe etme ve risk arayışları daha fazla oluyor.

İçe dönük insanlar ise zihinsel olarak zaten aşırı uyarıldıkları için yalnızlığı ve sakin aktiviteleri daha çok tercih ediyorlar.

Hepimiz can sıkıntısı yaşıyoruz, bazı insanlar daha fazla yaşıyor. Önemli olan sıkıntımızı ne kadar iyi tolere ettiğimiz, bastırmaya ihtiyaç duyup duymamamız.

Ne Yapmalıyız?

Can sıkıntısıyla aranız iyi değilse, yapılacak tek bir şey var: Bir uğraş edinmek.

Burada zorluk tam olarak ne yapacağınıza karar vermek. Yeni bir dil öğrenmek mi? Yeni bir hobi edinmek mi? Bir girişim fikri üzerine düşünmek mi? Kitap yazmak mı yoksa okumak mı? Yoksa günü sosyal medyada geçirmek mi?

Günümüzde birçok insan sıkıntısını gidermek için akıllı telefonlarına sarılmaktan başka bir şey yapmıyor. Meraklarını canlı tutacak hızlı ve kolay bir yol peşindeler. Ancak bu durumun daha fazla can sıkıntısı yaşamalarına neden olacağından bihaberler.

Kendinize yapacağınız en büyük iyilik, gerçekten sevdiğiniz, size fayda sağlayacak, uzun vadeli bir amaca veya değere hizmet edecek bir şey bulmak olur. Hayatınızı değiştirecek ve sizi değerlendirecek bir şey.

Can sıkıntısınız sizin olağanüstü işlere imza atmanızı sağlayabilir. Siz yeter ki onu nasıl kullanacağınızın bilincinde olun.

Bir Cevap Yazın