Geleceğe Yatırım Yapmayanlardan Geleceği Dinlemeyin!

Herkes gelecek hakkında bir şeyler duymak istiyor.

İşlerimize ne olacak, çocuklarımızı neye hazırlamalıyız, nereye yatırım yapmalıyız, ne olacak memleketimizin hali? Bu sorular aklımızı kurcaladıkça gelecek hakkında söyleyecek bir şeyleri olanları dinlemekten kendimizi alıkoyamıyoruz.

Tamam da, geleceği kim bilebilir, kimin anlattıklarını kaale almalıyız?

Gelecekle ilgili yabancı blogları ya da kitapları Türkçe’ye çevirenlerin sunumlarından öğrenilecek bir şey olabilir mi mesela?

Ben her türlü bilgiye açığım şahsen. Çevirmen füturistlerinin de önemli bir hizmet verdiklerini düşünüyorum yabancı dil fakiri yurdum insanı için.

Ama gelecek hakkında fikirlerine saygı duyduğum insanlar geleceğe parasal yatırımlar yapanlar.

Bu yatırım geleceğin ürünlerini geliştiren şirketlerin hisse senetlerine şeklinde olabilir. Ya da melek yatırımcı olup uzun vadede sonuç alınabilecek girişimlere destek vermek de. Tabii en iyisi gelecek teknolojileri geliştiren şirketler kurmak.

Ballandıra ballandıra anlattıkları geleceği yaratmaya çalışan girişimlere yatırım yapmak yerine, konuşmacılıktan kazandığı para ile apartman dairesi satın almaya çalışanlarla işim olmaz şahsen.

Ben geleceğin riskini alanlardan yanayım. Ya siz?

Orta Vadeli Programda Deneyim Ekonomisi Yer Alsa Keşke!

Bugün uzun süredir heyecanla beklenen Orta Vadeli Program açıklanacak.

Devletin ekonomik yönelimini dinleyecek, yaşadığımız zorlu günlerden bir çıkış reçetesinin ipuçlarını arıyor olacağız.

Biliyorum, hayal kuruyorum ama program paylaşım ekonomisinin desteklenmesi için sıkı bir teşvik paketini kapsasa şahane olmaz mı?

Pek çok kalemde ithalata dayalı ekonomimizde insanları tüketmeye değil paylaşmaya yönlendiren girişimler için güçlü teşvikler içerse paket fena mı olur?

Neyse, benimkisi hayal işte.

İnşaata devam muhtemelen.

Tesla BMW’yi Batırabilir mi?

Tesla’nın batabileceğine dair çok dedikodu dönüyor ortalıkta.

Kurulduğundan bugüne kadar zarar eden ve sürekli nakit yakan bir şirket için çok da temelsiz bir dedikodu değil tabii. Elon Musk’ın zaman zaman saçmalığa varan egzantirik davranışlarının şirkete zarar verdiğini kabul etmek lazım.

Gelin görün ki bu hafta yaptığım BMW I3 test sürüşü deneyimimi, daha önce Tesla ile yaşadıklarımla kıyaslayınca, Tesla’nın değil de, BMW dahil olmak üzere bütün yerleşik içten yanmalı motora dayalı otomobil markalarının batma ihtimalinin daha yüksek olduğuna iyice inandım. Read more

Ya Plak Olun, Ya da Spotify. Yeter ki CD Olmayın!

Cep telefonunuz, kulaklığınız ve Spotify…

Yukarıdaki üçlü size neyi çağrıştırıyorlar bilemiyorum. Ama ben bu üçlüyü yaratanlara her gün şükrediyorum.

Özellikle de gürültü engelleyici yeni kulaklığımı aldığımdan beri, en kalabalık ve can sıkıcı ortamlarda bile güzel bir caz melodisine kendimi kaptırıp sakinleşebilmemi, hayaller kurabilmemi, konsantre olabilmemi, yazabilmemi ve bazen de biraz kestirmemi mümkün kılan, istediğim her yerden, hiç zahmetsizce, istediğim her şarkıya zahmetsizce ulaşmama imkan veren bu teknolojileri yaratanlar hakikaten güzel insanlar.

Hayır dualarımın etkisi oldu mu bilemem, ama Spotify’in sahipleri halka açtıkları ve 33 Milyar dolarlık değerlemeye ulaşan şirketleri sayesinde insanlığa katkılarının haklı ödülünü almış durumdalar.

Ama beni esas şaşırtan şey plak ve pikap satışlarındaki artış.

Read more

Hayatımda Son Kez Satın Aldığım Ürünler

İnsan bazen etrafındaki dünyanın ne kadar hızlı değiştiğini fark edemiyor. Oysa dijitalleşme gibi devrimsel değişimlerin günlük hayatlarımız üzerinde kendisini yavaş yavaş hissettiren ama çok köklü o kadar çok etkisi var ki.

Mesela yeni teknolojiler sayesinde modern hayatın vazgeçilmez gözüken bazı öğeleri hayatımızdan çıkıyorlar yavaş yavaş.

Bazı fiziksel ürünleri hayatımda son kez satın aldığımı düşünüyorum. Bazılarını ise zaten epey zamandır hiç satın almıyorum. Dijitalleşme bu ürünlerin sunduğu değere, fiziksel ürünün kendisini satın almadan, ihtiyacım oldukça anında erişebileceğim hizmetlerle kavuşmamı mümkün kılıyor.

İlk bakışta bu argümanım size biraz ters gelebilir belki. Ama gelin birlikte biraz kafa yoralım. İşte zaman içerisinde tamamen terkedeceğim bazı ürünlerin listesi.

Televizyon:

Kesinlikle son televizyonumu kullanıyorum şu anda, bundan çok eminim.

Netflix gibi içerik platformları geliştikçe, geleneksel televizyon kanallarına ve dolayısı ile onları yansıtan hantal televizyon cihazlarına ihtiyacım kalmıyor. Mesele Netflix içeriğini yansıtacak bir yüzeyse, tableti tercih ediyorum çoğu zaman, kullanımı daha pratik, görüntü kalitesi harika. Hem Augmented Reality teknolojileri ile herhangi bir ekrana da ihtiyaç kalmayacak zaten gelecekte, filmleri adeta zihnimizin içinde oynatacağız.

Cep Telefonu:

Geçen yıl eşimin hediye ettiği IPhoneX’in son telefonum olacağını tahmin ediyorum. Teknolojinin gelişme hızına bağlı olarak belki bir telefon daha… ama onun son olacağına neredeyse eminim.

Yeni Apple Watch’ların entegre sim kart, kablosuz kulaklık ve SİRİ kombinasyonu ile kocaman bir cep telefonunu taşımayı gereksiz hale getireceklerini öngörüyorum. Android cihazlarda da benzer gelişmeler olacaktır.

Fotoğraf çekmek için ise akıllı gözlükleri ya da lensleri kullanıyor olacağız yakın gelecekte. Ha sessiz bir ortamda mesaj atma işi nasıl çözülür diyorsanız, yanıtım sessiz olmanız gereken yerlerde zaten mesaj da atmamanız gerekir olur bu arada. Biraz saygı lütfen…

Otomobil:

En çok kurtulmak istediğim fiziksel ürün bu.

Masraflı, pahallı, zahmetli ve çevre düşmanı ilkel araçlar otomobiller. UBER gibi hizmetler geliştikçe ve otonom araçlar devreye girdikçe özellikle şehir içi ulaşımda otomobile hiç gereksinim duymayacağız. Türkiye’nin kendine hoş koşulları süreci biraz geciktirebilir tabii, ama sonuç kaçınılmaz, tarih geriye doğru akmaz.

Ha bir Tesla Roadster hediye edilirse ona hayır demem, o ayrı:)

Bilgisayar

İşlerimin %90’ını tabletimle yapabilir hale geldim. Ama örneğin fatura kesmek gibi bazı işlerde hala bir laptopa ihtiyaç duyuyorum. Özellikle IPadPro’daki gelişmelere bakarak önümüzdeki yıllarda tabletlerin bilgisayarları tamamen gereksiz hale getireceğine inanıyorum.

Bir de printer ve projektör gibi yan unsurların tabletlerle daha uyumlu hale gelmesi gerekiyor, ne yazık ki bu alan oldukça yavaş ilerliyor. Ama yine de sanırım son bilgisayarımı kullanıyorum.

Takım Elbise, Kravat ve Makosen Ayakkabı:

En son takım elbisemi alalı 6-7 yılı geçiyor. Tabii kravatımı da öyle. E takım elbise ve kravatınız yoksa makosen ayakkabı almanın da alemi yok.

Çok şükür bütün bu insana işkence etmek için tasarlanmış tuhaflıklardan kurtuldum. Etrafımdaki insanların da bu ürünleri hızla terkettiklerini görüp seviniyorum. Yeni çalışma hayatı daha özgürlükçü, daha rahat, daha insanca.

En azından çoğu şirkette durum bu, yoksa ortaçağdan kalma takım elbise mecburiyetli işkence haneler de yok değiller hani.

Peki Ya Üretime Ne Olacak?

Bu fiziksel ürünlerden kurtulacak olmam kendi adıma ve ekosistem adına yararlı.Daha hafif, daha az ıvır zıvıra ihtiyaç duyacağımız bir geleceği son derece heyecan verici buluyorum.

Peki ama tüm bu ürünleri üreten firmalara ne olacak?

Pek de iyi şeyler olmayacak galiba.

Bu da başka bir yazının konusu olsun.

Apple Nihayet Gerçek Bir İnovasyon Yaptı

Malum, dün Apple’in yeni ürün lansman günüydü.

Ve her Apple yeni ürün lansman gününde olduğu gibi, yeni ürünlerini beğenenler de oldu, beğenmeyenler de.. sosyal medya yorumdan geçilmiyordu.

Beğenmeyenler kampının en büyük argümanı “Yeni bir ürün yok ki, sadece eski ürünlerde göz boyacı iyileştirmeler var, yetti artık!” şeklinde.

İlk bakışta çok haksız bir argüman da değil açıkçası. Çünkü Apple yeni bir ürün çıkarmak yerine, cep telefonlarının ekran büyüklüğü, rengi, fotoğraf kalitesi gibi tali iyileştirmelerle yetinmişe benziyor.

Ama ben tam tersini düşünüyorum. Read more